Konulara Göz At
100 Yılın Verisi
Aile ve Sosyal Gruplar
Bilim, Araştırma ve İletişim
Eğitim
Ekonomi ve Finans
Filistin
Göç
Hukuk ve Suç
İş ve Çalışma Yaşamı
Nüfus
Refah ve Eşitsizlik
Sağlık
Şehir
Sivil Toplum ve Yönetim
Yaşam ve Kültür
Anayasa Mahkemesi
İnsan Hakları

Anayasa Mahkemesi

· 06 Ekim 2022 · 5 dk okuma

İnsanın sahip olduğu en büyük erdem ve devletin devamlılık şartı olarak görülen adalet, modern demokrasilerde hukukun üstünlüğünün sağlanması ve temel hak ve özgürlüklerin korunmasıyla gerçekleşir. Hukukun üstünlüğü ilkesinin pratiğe aktarımı ve temel haklara yönelik koruma ise anayasa yargısıyla olur. Anayasa Mahkemesi norm denetimi yoluyla kanunların, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin ve TBMM İçtüzüğü’nün; bireysel başvuru yoluyla ise kamu gücü kaynaklı eylem, işlem veya ihmallerin Anayasa’ya uygunluğunu denetler. Temel hakların devlet organlarına karşı korunması anayasa yargısının temel işlevidir. Anayasa Mahkemesi’nin bu işlevi, bireysel başvurunun kabul edilmeye başlandığı Eylül 2012’den itibaren daha belirgin şekilde ortaya çıkmıştır.

Yasama işlemlerinin yanında 2017 yılındaki anayasa değişikliği ile yürütmenin ilk elden düzenleyici işlemi olan Cumhurbaşkanlığı kararnameleri de Anayasa Mahkemesi’nin görev alanına dâhil olmuştur. Mahkemeye 2021 yılında 44 iptal davası 90 itiraz başvurusu yapılmıştır. Mahkeme ise yıl içinde 32 iptal davasını ve 74 itiraz başvurusunu sonuçlandırmıştır. İptal davalarından grafikte görüldüğü gibi 18 tanesinde iptal, 14 tanesinde ise ret kararı; itiraz başvurularında ise 10 iptal, 46 ret  kararı verilmiştir.

Anayasa Mahkemesi’ne Açılan İptal Davalarının Sayısı (2010-2021)

Anayasa Mahkemesi’ne Açılan İtiraz Başvurularının Sayısı (2010-2022)

Hâlihazırda Anayasa Mahkemesi’nin iş yükünü en temelde bireysel başvurular oluşturmaktadır. 2021 yılında Anayasa Mahkemesi’ne 66.121 bireysel başvuru yapılmış, 31 Aralık 2021 tarihi itibarıyla Mahkeme’nin önündeki derdest başvuru sayısı ise 58.730 olmuştur (AYM Bireysel Başvuru İstatistikleri, 2022). Şüphesiz bu denli yoğun bir iş yükü, etkili bir hak arama yolu olan bireysel başvurunun başarılı şekilde devamlılığının önünde ciddi bir engel riski taşımaktadır. 

Anayasa Mahkemesine Yapılan Bireysel Başvuru Dosya Sayısı (2012-2021)

Bu sebeple Mahkeme’nin bireysel başvurudan kaynaklı iş yükünü azaltıcı tedbirler alınmalıdır. Mahkeme kararlarının çok önemli bir kısmının kabul edilemezlik kararı olması da bahsedilen tedbirlerin gerekliliğini ortaya koyuyor. Bu yönde yapısal sorunların kaynağına inildiğinde ise iki temel sebep göze çarpar: Bireysel başvurunun mahiyetinin anlaşılamaması ve bireysel başvurunun objektif etkisinin ortaya çıkamaması.

Bireysel başvurunun mahiyetinin anlaşılamaması, bireysel başvuruda kanun yolunda ileri sürülmesi gereken konuların şikâyete konu olup olmamasıdır. Hâlbuki bireysel başvuru ikincil bir yoldur. Anayasa Mahkemesi kanunilik değil; anayasallık denetimi yapar. Dolayısıyla bireysel başvuru, Anayasa’da ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ortak alanında korunan haklardan birinin ihlal edildiğiyle ilgili olarak yapılabilir. 

Objektif etkinin ortaya çıkmaması ise Anayasa Mahkemesi’nin ihlal kararlarının uygulayıcılar ve özellikle mahkemeler tarafından ihlale yol açan unsurlar dikkate alınarak işlem tesis edilmemesi ve kararların ihlale yol açmayacak şekilde güncellenmemesiyle ilgilidir. Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcılığıyla da ilgili olan bu konu yasama, yürütme ve yargı organlarının başvurucunun mağduriyetini gidermesinin yanında yeni ihlallerin ortaya çıkmasını engelleyecek tedbirler alması gerektiğini ifade eder.

Anayasa Mahkemesi 2021 yılında 45.321 bireysel başvuruyu sonuçlandırmıştır. Bunlardan 11.932’si esastan incelenmiş; 11.830’unda en az bir hakkın ihlal edildiği, 102’sinde ise herhangi bir hakkın ihlal edilmediği kararı verilmiştir (AYM Bireysel Başvuru İstatistikleri, 2022). İhlal kararlarının yüzde 70 dolaylarında önemli bir kısmının adil yargılanma hakkıyla ilgili olduğu görülmektedir. Adil yargılanma hakkının ihlali ise çoğunlukla makul sürede yargılanma unsurunun ihlalinden kaynaklanmaktadır. Bireysel başvurunun etkililiğinin korunması için yukarıda işaret edilen yapısal düzenlemelerin makul sürede yargılanmaya ilişkin şikâyetleri de kapsayacak şekilde yapılması gerekliliği bu suretle de açığa çıkmaktadır.

Anayasallık denetimi, anayasanın üstünlüğü ilkesinin pratiğe aktarımını sağlamaktadır. Sonuçta hukuk devleti ilkesi ve birey özgürlüklerinin korunması amacına ulaşılmaktadır. Anayasal denetimin bu yönde anlaşılması ve işletilmesi, mekanizmanın amacına ulaşmasını sağlayacak tedbirlerin alınması son derece önemlidir.

Kaynakça 

Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü. (2022). Adli İstatistikler 2021. 07 Temmuz 2022 tarihinde https://adlisicil.adalet.gov.tr/Resimler/SayfaDokuman/310520221416422021H%C4%B0ZMETE%C3%96ZELK%C4%B0TAP.pdf adresinden erişildi.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi. (2022) Bireysel Başvuru İstatistikleri. 07 Haziran 2022 tarihinde  https://www.anayasa.gov.tr/tr/yayinlar/istatistikler/bireysel-basvuru/ adresinden erişildi.

 

Bu analiz yazısı Doç. Dr. Abdulkadir YILDIZ tarafından kaleme alınmıştır.

Bu analizi paylaş