Araştırma Geliştirme Faaliyetleri, Harcamaları, İnsan Kaynakları
Araştırma ve Geliştirme alanında yürütülen her faaliyet birçok soruna yenilikçi çözümler ürettiği ve insanların gündelik hayatlarını kolaylaştırmayı da hedeflediği için oldukça önemlidir. Gelişmiş olan ülkelere baktığımız zaman Ar-Ge alanına ciddi bütçeler ayırdıkları görülmektedir. Çünkü eğitim, bilim ve teknoloji alanında elde edilecek her yenilik ülkelerin ekonomik refahını artıran başlıca unsurlar olmaktadır. Küresel rekabet koşullarında var olmak, teknolojinin yalnızca transferi ile mümkün olmamaktadır. Türkiye tüm bu bağlamda Ar-Ge alanında son yıllarda ilerleme kaydetse de dünya ortalamasının gerisinde kalmaktadır.
Türkiye’de Ar-Ge alanındaki insan kaynağı sayısı 2010 yılından 2019 yılına kadar istikrarlı bir şekilde artmıştır. Şüphesiz tek başına insan kaynağı sayısının artışı nitelik artışı anlamına gelmese de bu, alanın gelişimine yönelik emareleri gösterir niteliktedir. 2010 yılında 147 bin 417 olan insan kaynağı sayısı 2019 yılına geldiğimizde iki kattan fazla artarak 305 bin 811 olmuştur.
2019 yılı Ar-Ge insan kaynağı sayısının dağılımı incelendiğinde, yükseköğretimin 165 bin 541 ile en fazla insan kaynağına sahip olduğu görülmektedir. 129 bin 798 ile mali ve mali olmayan şirketler yükseköğretimi takip etmektedir. Genel devlet insan kaynağı sayısının ise 10 bin 472 ile diğer alanlara nispeten oldukça düşük sayıda kaldığı görülmektedir. Bu rakamlar bize, kamu sektörünün kendi bünyesinde Ar-Ge alanında mevcut insan kaynağı sayısını artırmaya yönelik politikalar izlemesi gerektiğini göstermektedir.
Türkiye’nin Ar-Ge harcaması 2010 yılından 2019 yılına kadar sürekli bir artış göstermiştir. 2010 yılında 9 milyar 267 milyon olan Ar-Ge harcaması 2015 yılına kadar istikrarlı bir şekilde artmıştır. 2016 yılından itibaren ciddi oranlarda artış gerçekleşmiştir. 2018 yılında bir önceki yıla göre yüzde 29’luk bir artış meydana gelerek 38 milyar 533 milyon Ar-Ge harcaması yapılmıştır. Bu rakam, 2019 yılında ise bir önceki yıla göre yüzde 19 oranında artarak 45 milyar 953 milyona yükselmiştir. Ar-Ge harcamalarında Batı Anadolu Bölgesi, 15 milyar 266 milyon TL ile ilk sırada yer alırken, İstanbul 12 milyar 114 milyon TL ile ikinci sırada yer almaktadır. İstanbul, 87 bin 166 kişi ile en fazla Ar-Ge insan kaynağına sahiptir. Batı Anadolu bölgesi, 65 bin 28 Ar-Ge insan kaynağı ile İstanbul’u takip etmektedir. Türkiye, yıllara göre ciddi bir iyileşme kaydetmiştir. Bunun yanı sıra miktar artışı kadar nitelik artışının da önemli olduğu gerçeği göz ardı edilmemelidir.
2019 yılında Ar-Ge harcamalarının dağılımına baktığımız zaman, 23 milyar 692 milyon TL Ar-Ge personel harcaması yapıldığı görülmektedir. Yıllara göre personel artışı da göz önüne alındığında bu rakam anlaşılır olacaktır. 18 milyar 271 milyon ile diğer Ar-Ge harcamaları ikinci sırada gelmektedir. Son sırada Ar-Ge yatırım harcaması bulunmaktadır. 3 milyar 989 milyon ile Ar-Ge harcamalarında en küçük dilime sahip olan, yatırım harcamalarıdır.
Türkiye’nin son on yıllık periyoddaki verileri, birtakım iyileşmeleri ve eksikleri açıkça göstermektedir. İnsan kaynağı sayısındaki artış olumlu bir gelişmedir. Ancak yükseköğretim ve şirketlerden ziyade kamu sektöründe Ar-Ge alanında insan kaynağının oldukça düşük kaldığı görülmektedir. Ar-Ge harcamaları dağılım oranlarında ise personel harcamalarının en büyük dilime sahip olurken Ar-Ge yatırım harcamalarının en az paya sahip olması önemli bir eksikliktir. Çünkü Ar-Ge yatırım harcamalarına ciddi bir bütçe ayırmak, bu alanda yenilik üretebilmenin önkoşulu niteliğindedir. Dolayısıyla ülkemiz, Ar-Ge harcamalarındaki artışta, yatırım harcamalarının daha büyük paya sahip olmasına ayrıca önem vermeye ihtiyaç duymaktadır.
Bu analizi paylaş