Konulara Göz At
100 Yılın Verisi
Aile ve Sosyal Gruplar
Bilim, Araştırma ve İletişim
Eğitim
Ekonomi ve Finans
Filistin
Göç
Hukuk ve Suç
İş ve Çalışma Yaşamı
Nüfus
Refah ve Eşitsizlik
Sağlık
Şehir
Sivil Toplum ve Yönetim
Yaşam ve Kültür
Atık Üretimi ve Geri Kazanımı
Atık

Atık Üretimi ve Geri Kazanımı

· 27 Mart 2022 · 6 dk okuma

Atık yönetiminin son yıllarda sıklıkla öne çıkan başlıklarından biri olan geri dönüşüm/kazanım yöntemleri, her ne kadar söylem düzeyinde bir hayli kabul görse de pratikte hâlâ oldukça zayıf kalmaktadır. Hızlı tüketimle beraber tek kullanımlık plastik gibi inorganik ve doğayla uyumsuz atıkların yaygınlaşmaya başlaması, katlanarak artan atıkların nasıl bertaraf edileceği sorusunu daha da önemli hale getirmektedir. Geri dönüşümün toplumsal bağlamını ele alan çalışmaları incelediğimizde yapısal bir geri dönüşüm programına erişimi olan bireylerin, böyle bir erişimi olmayan kişilere göre çok daha yüksek seviyelerde geri kazanım uyguladıkları görülmektedir (Derksen ve Gartrell, 1993). Bu bağlamda çevreyle alakalı bireysel kaygıların geri dönüşümün etkisini arttırdığı, ancak erişim eksiklerinin sunduğu engelleri aşamadığı tespit edilmiştir. Dolayısıyla bireysel eylemlilik mevcut yapıdan etkilenmekle beraber, kişisel davranışın mikro alanı makro sosyal bağlamla yakından ilişkili görülmektedir (Derksen ve Gartrell, 1993: 440).

Türkiye’de yıllık kişi başı belediye atık üretimi 2019 yılında 424 kilogram olarak tespit edilmiştir. 2015’ten 2016’ya yüzde 6,5’lik bir artış göstererek 400 kg’dan 426’ya çıkan bu oran, 2016’dan itibaren 2 puan gerilemiştir.

Kişi Başı Belediye Atık Üretimi (2010-2019)

 

Biriken bu atıklar, belediyeler tarafından çöplüklerde depolama, açıkta yakma, nehir, dere ve göle dökme, gömme, geri kazandırma gibi yollarla bertaraf edilmektedir. Bu bağlamda Türkiye’de geri kazanılan toplam atık miktarı 2016’da 35,7; 2018’de ise 46,8 milyon ton olarak kaydedilmiştir. Her yıl çıkan toplam kişi başı belediye atık miktarına oranlandığında geri dönüştürülebilen atık miktarının total içerisinde bir hayli küçük bir paya sahip olduğu görülmektedir.

Atık Geri Kazanım Tesislerinin ve Tesislere Gönderilen Belediye Atık Miktarları ( 2016, 2018, 2022)

 

Bununla beraber, atık geri kazanım tesislerinin sayısı 2016’dan 2018’e yüzde 32 oranında artarak 1558’den 2057’ye çıkmıştır. Tesis sayısındaki artış olumlu bir gelişmeye işaret etmekle beraber, mevcut kapasitenin etkinliği yine de zayıf gözükmektedir. Gömme veya açıkta yakma gibi yöntemlere kıyasla doğa dostu kabul edilen geri dönüşümün Türkiye’de bir hayli arka planda kalması hem lojistik eksikliklere hem de kamuoyu ve yönetim düzeyinde yeterli farkındalığın oluşmamasına bağlanabilir. 

Geri Kazanılan Toplam Atık ve Tehlikesiz Atık Miktarları (2016, 2018, 2022)

Bireysel geri kazanım uygulamalarının yaygınlaşabilmesinde en belirleyici faktör; teşvik edici ve kolaylaştırıcı bir zeminin oluşturulmasıdır. Bu bağlamda Türkiye’de belediyelerin kişisel motivasyon ve inisiyatiflere bıraktığı atık dönüşüm pratiklerinin sistematik bir işleyiş içerisinde desteklenmesi gerekmektedir. Bilhassa geri dönüşümü teşvik etmek üzere tasarlanan projelerin çevre korumayla ilgili açıklayıcı, kolay anlaşılır ve erişilebilir bilgiler sunması kararsızlıkların ve kafa karışıklıklarının giderilmesinde kritik rol üstlenmektedir. Zira kararsızlık geri dönüşüm davranışı ile olumsuz ilişkili olmakla beraber, niyet ve davranış arasındaki ilişkiyi de zedelemektedir (Barata ve Castro, 2013). Dolayısıyla, yetkililer tarafından yöntemin etkin bir şekilde uygulandığına dair ikna edici ve şeffaf bir tutum benimsenmesi, geri dönüşüm programlarına katılımın artmasında anahtar bir konumdadır. Araştırmalar özellikle geri kazanımın oturmuş bir sistem içerisinde ilerlemediği toplumlarda sosyal normların, bahsedilen pratiklerin pekiştirilmesinde temel belirleyen olduğunu ileri sürmektedir. İzmir’de yaptığı alan araştırmasından yola çıkarak bu argümanın Türkiye için de geçerli olduğunu belirten Metehan Feridun Sorkun; geri dönüşümün sosyal tesir yoluyla cesaretlendirilmesi amacıyla çeşitli politika önerilerinde bulunmaktadır. Buna göre geri kazanım faaliyetlerinin toplumsal olarak onaylandığı mesajını iletmek için çeşitli görsel araçlara başvurulmalı, sosyal temasın yoğun olduğu bölgelerde atık toplama noktaları konumlandırılmalıdır (Sorkun, 2018: 367). 

Atık yönetiminin en önemli sloganlarından biri haline gelen ‘tüketimi azalt, yeniden kullan ve geri dönüştür’ 3 aşamalı bir döngüye işaret etmektedir. Bu noktada sürecin ilk halkası olan ‘tüketimi azaltmak’ birincil öneme sahiptir. Zira, atıklar geri dönüştürülürken fazlasıyla enerji ve kaynak harcanmakta, ayrıca hiçbir zaman mükemmel bir dönüşüm sağlanamamaktadır. Dolayısıyla esas olan atıkların dolaşıma girmesini önlemektir. Ancak Türkiye’de bu anlayışın yerleşebilmesi bir yana, ülkemizin hâlâ daha başlıca plastik atık ithalatçısı ülkelerden biri olması vahim bir senaryo ortaya çıkarmaktadır. 2020 yılında İngiltere ve Avrupa Birliği’nden toplam 756.000 bin ton plastik ithal eden Türkiye, tüm bu kirliliği yönetebilecek program ve kapasiteden bir hayli uzaktadır (Gündoğdu ve Walker, 2021). Gelişmiş ülkelerden Türkiye’ye yapılan plastik atık ihracatı yoğun bir deniz kirliliği oluşturarak hem halk sağlığını hem de çevre korunumunu büyük oranda tehlikeye atmaktadır. Bunlarla beraber, Türkiye’de 2021 yılında plastik atık ithalatına yönelik yeni yasal kısıtlamalar ve düzenlemelerin getirilmesi umut vericidir. Gelişmelerin devamlı bir nitelik kazanması için plastik geri dönüşüm endüstrisinin ve buna bağlı sermayenin baskılarına ve lobicilik faaliyetlerine direnç gösterilmesi önemlidir (Gündoğdu ve Walker, 2021). 

 

Kaynakça

Barata, R. ve Castro, P. (2013). “I feel recycling matters… sometimes”: The negative influence of ambivalence on waste separation among teenagers. The Social Science Journal, 50(3), 313-320.

Derksen, L. ve Gartrell, J. (1993). The social context of recycling. American Sociological Review, 58(3), 434-442.

Gündoğdu, S., & Walker, T. R. (2021). Why Turkey should not import plastic waste pollution from developed countries?. Marine Pollution Bulletin, 171.

 

  

 

Bu analizi paylaş