Konulara Göz At
100 Yılın Verisi
Aile ve Sosyal Gruplar
Bilim, Araştırma ve İletişim
Eğitim
Ekonomi ve Finans
Filistin
Göç
Hukuk ve Suç
İş ve Çalışma Yaşamı
Nüfus
Refah ve Eşitsizlik
Sağlık
Şehir
Sivil Toplum ve Yönetim
Yaşam ve Kültür
Belediye Hizmetlerinin Değişen Seyri
Şehirler ve Şehirleşme

Belediye Hizmetlerinin Değişen Seyri

· 30 Eylül 2022 · 5 dk okuma

Belediye kurumlarına atfedilen roller ve bu kurumlardan yana beklentiler kamuoyunda yerel hizmet ve birimlerle alakalı memnuniyeti direkt belirleyen değişkenler arasındadır. Buna göre, belediyeleri yalnızca imar faaliyetleri yürüten veya altyapı çalışmalarıyla ilgilenen yapılardan ibaret görmek, bu kurumları refah dağıtıcı veya bireylerin sosyo-kültürel kapasitesine katkı sağlayıcı bir aktör olarak değerlendiren sosyal belediyecilik yaklaşımıyla çelişmektedir. Sosyal veya toplumcu belediyecilik şeklinde geçen ve geleneksel ekolden ayrışan bu anlayışa göre belediyeler aktif sosyal hizmet projeleri üreten, ihtiyaç sahiplerine yardım sağlamanın yanında bu bireyleri yardıma muhtaç hale getiren koşulları ortadan kaldırmayı hedefleyen, toplumsal dayanışma ve bütünleşmeyi pekiştirmek üzere harekete geçen, genel anlamda sosyal dokuyu güçlendirmeyi görev edinen oluşumlardır (Alan, 2018). 

Türkiye’de 1973-1980 askeri darbesi arası bir kısım sosyal demokrat belediye başkanının girişimiyle ortaya çıkan ve “Yeni Belediyecilik Hareketi” ya da “Sosyal Demokrat Belediyecilik” şeklinde isimlendirilen yaklaşım da bu kapsamda değerlendirebilir. Bahsedilen dönemde belediyelerin kendi etkilerini artırmak amacıyla ademi merkeziyetçilik talebinde bulunmasını olumsuz karşılayan merkezi hükümet, karşılıklı tansiyonun bir cephesi haline gelmiştir. Bu bağlamda belediyelerin yeni projeler için mevcut kaynak ve güçlerini kullanmaya başladıklarında merkezi hükümetle yaşadıkları çatışma ve gerginliğin, sosyal demokrat belediyeciliğin başlangıcını oluşturduğu ileri sürülmektedir (Çetin, 2014, s. 129). Başka bir deyişle, merkezi yönetimin yerel idareler üzerinde hem idari hem mali açıdan ağır bir vesayetinin bulunması, belediyeleri yeni arayışlara itmiştir (Çetin, 2014, s. 130). Kökeni Cumhuriyetin ilk yıllarında ortaya çıkan ulus devlet mekanının inşası fikrine dayanan (Doğan, 2011, s.57) ve merkezi gücün mahalli olana galebe çaldığı vesayet geleneğinin güncel uygulamalarda daha hâlâ karşımıza çıktığı söylenebilir. Bu durum, yerel siyasetin alanının daralmasını ve toplumcu belediyecilik gibi yurttaş temelli yaklaşımların da güdük kalmasını beraberinde getirmektedir. 

Türkiye’de yıllar içinde farklı belediyecilik modellerindeki dönüşümlerin hizmet ve imkânlara nasıl yansıdığını anlayabilmek adına kamuoyu görüşü önemli bir gösterge olarak ele alınabilir. Toplu taşıma, çöp ve çevresel atık toplama, temizlik, yol/kaldırım yapımı dâhil birçok konuda belediyelerden duyulan memnuniyet verileri incelendiğinde memnun olan kişi sayısının seneden seneye iniş çıkış göstermesi genel bir çıkarım yapabilmenin önüne geçmektedir. Ancak tüm göstergelerde ortak olan durum başlangıç yılı 2011 ve bitiş yılı 2019 değerlerinde sayısal anlamda önemli farklar bulunduğudur. 2011’de her bir hizmet için memnun olanların oranı daha fazlayken 2019’da bariz biçimde daha düşüktür. Bu durum nüfus yoğunluğu artan kentlerin yerinde bir büyüme sağlayabilmesi için altyapı kapasitesinin de aynı oranda geliştirilmesine dikkat çekmektedir. Ayrıca, dalgalı tablolu ortaya çıkaran birçok etken söz konusu olsa da, memnuniyet düzeyindeki iniş-çıkışlar belediyelerin istikrarlı ve nitelikli hizmet verme yönünde zayıflıklara sahip olduğu şeklinde yorumlanabilir.

Belediye Hizmetlerinden Memnun Olanların Oranı (2011-2021)

Bunlarla beraber, yukarıda bahsi geçen sosyal belediyeciliğin gelişebilmesi için idari yapılanmalardaki büyüme ve küçülmeler önemlidir, zira kaynak ve fonlar çoğunlukla belediyenin statüsüne göre belirlenmektedir. Bu doğrultuda, 1990’dan 2000’e büyükşehir belediye sayısının 2 katına çıkarak 8’den 16’ya yükselmesi dikkat çekicidir. Bu 10 yıllık süreçte 1993’te yedi; 2000 yılında ise bir belediye (1999 depreminin ardından Sakarya) metropolitan belediye statüsü edinmiştir. Bununla beraber, 2000’den sonraki dönem de yasal düzenlemeler adına çeşitli değişiklikleri beraberinde getirmesi açısından kayda değerdir. 2010 yılında 16 olan büyükşehir belediye sayısının 2020’de neredeyse iki katına çıkarak 30’a ulaşmasının temel sebebi 2013 senesinde kabul edilen 6360 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’dur.

Büyükşehir ve İl Belediye Sayılarındaki Değişim (1990-2021)

Vilke ve Vilkas (2018) Litvanya kapsamında yaptıkları araştırmalarında yaşı büyüklerin küçüklere, kenttekilerin ise kırsaldakilere kıyasla belediye hizmetlerinden daha az memnuniyet duyduklarını tespit etmiştir. Bu noktada beklentilerin ve memnuniyetin belirlenmesinde demografik özelliklerin etkisine de değinmek gerekir. Dolayısıyla, Türkiye’de konuyla alakalı verilerin yaş, cinsiyet, eğitim seviyesi, medeni durum gibi faktörler göz önünde bulundurularak yorumlanması daha anlamlı olacaktır. 

Kaynakça

Alan, Ç. (2018). Türkiye’de sosyal belediyeciliğin uygulanmasını zorlaştıran nedenler. Journal of International Management Educational and Economics Perspectives6(2), 54-66. 

Doğan, A. E. (2011). 1994’ten bugüne neoliberal İslamcı belediyecilikte süreklilik ve değişimler. Praksis, 0(26), 55-75. 

Çetin, Z. Ö. (2014). The social democratıc municipalism in Turkey: The metropolitan municipal case of Ankara. International Journal of Liberal Arts and Social Science, 2(7), 129-143. 

Vilke, J. B. ve Vilkas, M. (2018). Discussing municipal performance alternatives: Public perceptions of municipal services delivery in Lithuania. International Journal of Public Sector Management31(4), 525-542.

Bu analizi paylaş