Çocuklara yönelik ceza ve şiddet, ebeveynler veya diğer bakım verenler, akranlar, romantik partnerler veya yabancılar tarafından 18 yaşın altındaki çocuklara yönelik her türlü şiddet anlamına gelir. Çocukluk çağında şiddet yaşamış olmak, çocukların hayatları boyunca sağlıklarını ve esenliklerini etkilemektedir (WHO, 2020). TÜİK’in verilerinde çocuğa yönelik şiddet başlığı altında doğrudan bir başlık bulunmamaktadır. Dolayısıyla, çocuk istatistiklerinde eğitim başlığı altındaki göstergelerde çocuklara uygulanan cezalara ve yöntemlerine, anne ve babanın çocuğuna ceza verme durumlarına dair veriler üzerinden yorum yapılacaktır. Ancak bu veriler sadece 2016 yılı ile kısıtlı kalmaktadır.
Anne ve babaların 6-17 yaş aralığında bulunan çocuklarına ceza verme durumlarını gösteren şekilde görüldüğü üzere anne ve babaların çocuklarına ceza verme durumları farklılık arz etmiş, daha çok cezalandıran ebeveynin anne olduğu tespit edilmiştir. Annelerin çocuklarına ceza verme oranı yüzde 40 iken babaların çocuklarına ceza verme oranı yüzde 33,9 olarak tespit edilmiştir. Türkiye'de annelerin babalara kıyasla çocuklarıyla çok daha fazla zaman geçirmesinin ve ilgilenmesinin cezalandırıcı olma oranında etkili olduğu düşünülebilir.
Çocuklara türlerine göre verilen cezaların sıklığına baktığımız zaman çocuklara yüzde 72,6 gibi yüksek bir oranla en fazla “azarlama” cezası verilmektedir. Azarlamadan sonra ikinci sırada yüzde 48,7 ile “interneti yasaklama” cezası gelmektedir. Fiziksel şiddet içeren ceza türleri nispeten daha az bir orandadır. Örneğin dövme yaklaşık yüzde 20, tokat atma yüzde 30 oranındadır. Burada ortaya çıkan tablo, çocuklara fiziksel olarak acı vermek görece daha az ceza verme türleri arasında görülürken çocuğu istediği bir şeyden mahrum bırakma türünde cezaların yaygınlık gösterdiğini ifade etmektedir.
Şekilde verilen cezaların nedenleri anne ve babalar üzerinden verilmiştir. Görüldüğü üzere anne (yüzde 63,9) ve babaların (yüzde 68,4) çocuklarına en fazla ceza verme nedeni çocukların eğitimlerini ihmal etmeleri, derslerine çalışmamaları olmuştur. İnternette ve bilgisayar başında fazla zaman geçirmeleri çocuklara ceza verilmesi için ikinci sırada olan nedendir. Bu nedenle ilgili olarak anneler çocuklarına yüzde 45 oranda ceza verirken babalar yüzde 47 oranında ceza vermektedir. Diğer nedenlerde genellikle (yalan söyleme hariç) anneler babalardan daha fazla çocuklarını cezalandırmaktadırlar. Annelerin çocuklarını cezalandırma nedenleri ise daha çok ev, kılık kıyafete ilişkin nedenler olmaktadır.
Çocuğa yönelik şiddete dair daha kapsamlı ve uzun süreli verilere ihtiyaç vardır. Ev içinde veya dışında birçok çocuğun şiddete maruz kaldığı bilinmektedir ancak bunun sayısal verilere yansıtılmasına ve toplumun bilinçlendirilmesine yönelik çaba harcanmalıdır. Sadece bir yıl üzerinden çocuklara yönelik şiddete dair yorum yapmak eksik ve kısıtlı bir alanda kalmaktadır. Özellikle 2020 yılı salgın etkisi ile okulların kapandığı, çocukların evin içinde anne-baba, bakım verenleri ile kısıtlı kaldığı bir dönemdir. Özellikle sürekli bir arada olmanın ve salgın koşullarının ağırlığının da çocuklara yönelik şiddete önemli etkisi olduğu tahmin edilmektedir ancak belirtildiği üzere verilerin kısıtlı olmasından dolayı net bir yorum yapmak mümkün değildir.
Kaynakça
WHO. (2020, 8 Haziran). Violence against children. 18 Kasım 2021 tarihinde https://www.who.int/news-room/fact-sheets/detail/violence-against-children adresinden erişildi.
Bu analizi paylaş