Çocuk sağlığı önemli bir gelişmişlik göstergesidir. Çocukların olumsuz sağlık davranışlarının tespit edilmesi ve bu davranışların değiştirilmesi için konuyla ilgili veriler önem arz eder. Yetersiz beslenme ve temizlik alışkanlıklarındaki noksanlık çocukların genel sağlıklarını önemli oranda etkiler.
Çocukların genel temizlik alışkanlıkları el yıkama, diş fırçalama ve banyo yapma sıklıkları üzerinden anlaşılabilir. Verilere göre 3-17 yaş grubundaki çocukların %90’ı gün içerisinde sık sık ellerini yıkıyor. Yemekten önce elini yıkadığını ifade eden çocuk oranı %90,9’ken, yemekten sonra elini yıkayan çocuk oranı %93,9’dur. Hijyen önemine göre bakıldığında tuvaletten sonra ve dışarıdan eve gelince el yıkama alışkanlığının neredeyse bütün çocuklar için yerleşmiş olduğu görülür. Tuvaleti kullandıktan sonra ellerini yıkayan çocuk oranı %98,4, dışarıdan eve gelince ellerini yıkayan çocuk oranı %96,1’dir. El yıkama alışkanlığının yerleşik bir hijyen kuralı olduğu toplumumuzda bu alışkanlığın henüz küçük yaşlarda başladığı açıktır.
Buna ek olarak, bakım verenleri tarafından elde edilen bilgilere göre günde en az bir defa dişini fırçalayan 3-17 yaş aralığındaki çocukların oranı %66,5’tir (TÜİK, 2023). Günde bir defadan fazla diş fırçalayan çocukların oranına bakıldığında yaş düzeyi arttıkça diş fırçalama sıklığının da yükseldiği görülür. 15-17 yaş grubundaki çocuklarla birlikte günde bir defadan fazla dişini fırçalayanların oranı %45,3’e kadar yükselse de bu oranın yeterli olmadığı açıktır. Bu tabloya göre her iki çocuktan yalnızca biri günde bir defadan fazla dişini fırçalamaktadır. Bir başka temizlik alışkanlığı olan banyo yapma oranı ise oldukça yüksektir. Haftada en az bir kere banyo yapan çocukların oranının %99,9’dur. Temizlik alışkanlıklarıyla ilgili tabloya göre, hijyen düzeyine bağlı olarak gelişebilecek rahatsızlık oranının çocuklar için düşük olabileceği söylenebilir.
Çocukluk, bağışıklık sisteminin gelişim sürecinde olduğu bir dönemdir. Bununla birlikte, yetişkinlere kıyasla çocuklar, bulundukları ortamlarda diğer çocuklarla/kişilerle daha çok temas halindedirler. Bağışıklık sistemi gelişmekte olan ve yakın temasa daha yatkın olan çocukların daha sık hastalandığı, özellikle bulaş oranı yüksek olan hastalıklara daha sık maruz kaldığı bilinir. Üst solunum yolu enfeksiyonları bunun en bilinen örneklerindendir. Üstelik bütün yıllarda 0-6 yaş grubundaki çocuklar 7-14 yaş grubundaki çocuklara kıyasla daha sık hastalanmıştır.
Çocukların son altı ay içinde geçirdikleri hastalıklar incelendiğinde, üst solunum yolu enfeksiyonuna yakalanan çocuk oranının yüksek olduğu görülür. Bu hastalığın ardından en sık rastlanan hastalığın ishal olduğu tespit edilmiştir. 2008’den bu yana 0-6 yaş grubundaki çocuklarda görülen hastalıkların yaygınlık düzeyi azalmıştır. Özellikle üst solunum yolu enfeksiyonunun görülme sıklığı oldukça düşmüştür. Üst solunum yolu enfeksiyonu görülen 0-6 yaş grubundaki çocuk oranı 2008’de %38,7, 2016’da %42,6 iken 2022’de %31,3’e kadar gerilemiştir.
0-14 yaş grubundaki bütün çocuklarda en sık karşılaşılan hastalıklar arasında ilk sırada üst solunum yolu enfeksiyonu görülürken, diğer hastalıklar yaş grubuna göre farklılaşır. 0-6 yaş grubunda bütün yıllarda ve 7-14 yaş grubunda 2019-2022 yıllarında en sık rastlanan ikinci hastalık ishalken, 7-14 yaş grubundaki çocuklarda 2019 öncesinde ağız ve diş sağlığıyla ilgili sorunlar öne çıkmıştır. Çocukların yaşı ilerledikçe diş fırçalama sıklıkları artsa da ağız ve diş sağlığıyla ilgili sorunların yükselmesi ağız bakımına gereken önemin verilmediğini gösterir niteliktedir.
2019’dan bu yana son 6 ayda hasta olan çocuk oranının azalması önemli bir gelişmedir. 2020 yılı itibariyle etkisini gösteren COVID salgını nedeniyle sosyal ortamların azalması, kreşlerin kapatılması ve belirli aralıklarla gelen dışarı çıkma yasakları çocukların daha az hastalanmasına neden olmuş denebilir. Genel çerçeveye bakıldığında çocukların temizlik alışkanlıkları iyi düzeyde denilebilir. 2008-2022 yıllarında en çok çocuğun hastalandığı hastalıklarda dahi on çocuktan en çok dördünün rahatsızlanması, çocukların genel sağlık durumuyla ilgili olumlu bir tablonun var olduğunu gösterir.
Not: Bu analiz yazısı TODAM Araştırmacısı Şüheda Nur Uzuntaş tarafından kaleme alınmıştır.
Bu analizi paylaş