Cumhuriyet Başsavcılıkları, yetkili mercilerce suç şüphesinin öğrenilmesinden iddianamenin kabulüne kadar geçen evre olan soruşturma evresinde suç haberini aldıktan sonra maddi gerçeğe ulaşmak adına soruşturma faaliyetlerinin yürütülmesinden sorumlu makamdır. Bunun yanı sıra kovuşturma aşamasındaki yargılama faaliyetlerini kamu adına izlemek ve katılmak, kesinleşen mahkeme kararlarının yerine getirilmesi ile ilgili işlemleri yapmak ve takip etmekten sorumludur.
Cumhuriyet Başsavcılıkları’nda ihbar dosya sayısı her geçen yıl yükseliş göstermiştir. Teknolojik gelişmeler ile son yıllarda artan sosyal medya kullanımı suç işlenmesini kolaylaştırmıştır. Özellikle kişilerin sosyal medya aracılığıyla birbirlerine yönelttikleri hakaret içerikli sözlerin nitelikli hakaret (cezayı artıran hal) suçunu oluşturması ve bu suçun şikâyete ve uzlaştırmaya tabi olması son dönemde hakaret suçuna ilişkin şikâyetlerin artmasına yol açmıştır.
Sosyal medya, daha önce sabıkası olmayan vatandaşların dahi şüpheli/sanık konumuna gelmesini kolaylaştırmıştır. Zira sosyal medya kullanıcıları tanımadıkları bir insana karşı dahi suç işleyebilme potansiyeline sahiptir. Vatandaşların hukuki hakları bakımından farkındalıklarının artması da ihbar dosyası sayısındaki artışın bir diğer sebebidir.
Cumhuriyet Başsavcılıkları’nda soruşturma dosyası, şüpheli ve mağdur/müşteki sayılarına dair veriler 2013-2016 yılları arasında sürekli olarak artış göstermiştir. 2017 yılında gerçekleşen sıçramaların sebebi 15 Temmuz 2016 darbe girişimi ve devamındaki süreçtir. Bu süreçte yargı ağır bir iş yükü altına girmiş ve çok sayıda şahıs ceza soruşturmalarının konusu olmuştur. FETÖ soruşturmalarında pek çok kişi ve kurum mağdur ve müşteki sıfatıyla soruşturma dosyalarını takip etmiştir.
2020 yılında grafiklerin az da olsa düşüş göstermesinin sebeplerinin ise soruşturma aşamasındaki FETÖ dosyalarının artık kovuşturma aşamasına geçmesi, soruşturma yapılmasına yer olmadığı kararına ilişkin düzenleme ile Cumhuriyet Savcılarına soruşturma açmama yetkisi tanınması ve yargı paketleri ile uzlaştırma ve ön ödeme kapsamına giren suçların sayısının artırılması olabileceği düşünülmektedir. Düşüş yönündeki bu eğilimin sürdürülebilir olması önemlidir.
Cumhuriyet Başsavcılıkları’nda soruşturma ortalama görülme gün sayısı 2016’ya kadar artış eğilimini sürdürürken 2016’da yukarı yönlü sıçrama vardır. Bunun temel sebeplerinden biri 15 Temmuz 2016 ve devamındaki süreçte yargının üzerine yüklenen ağır iş yüküdür. 2020 yılında yukarı yönlü gerçekleşen sıçrama hareketinin temel sebebinin şikâyet ve ihbar dosyalarındaki artış ile savcıların mesleki donanımlarına ilişkin sorunlar olabileceği düşünülmektedir. Soruşturma sürelerinin uzamasından, Adalet Bakanlığınca yürütülen yargıda hedef süre uygulamasıyla soruşturmalar özelinde henüz istenilen sonuçların alınamadığı anlaşılmaktadır.
Faili meçhul dosya sayısının 2013-2019 yılları arasında artarak çoğalması, ceza yargılamasında kimi suçların aydınlatılması noktasında hâlâ kara deliklerin veya önemli eksikliklerin bulunduğunu gözler önüne sermektedir.
Cumhuriyet savcısının, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde verdiği karara Kovuşturmaya Yer Olmadığı Kararı (takipsizlik) denir. Buna dair veriler, takipsizlik kararı verilen soruşturma dosya sayılarının 2016, 2017 ve 2020 yıllarında kısa süreli düşüşler dışında devamlı yukarı yönlü seyrettiğini göstermektedir. Süregelen bu artış en azından kovuşturma evresine geçen dosya sayısını azaltarak ceza yargılamalarını olumlu etkilemektedir.
Cumhuriyet Başsavcılıkları’nda sonuçlanan soruşturmalardaki karar oranı 2014 yılından beri süregelen artış içindedir. Burada takdir edilmesi gereken husus, 2017’den itibaren %50’den fazla dosyanın karara bağlanılması ve bu oranın istikrarlı şekilde artarak devam etmesidir.
Sonuçlanan soruşturmalardaki suçların tipine göre dağılımında malvarlığına karşı işlenen suçlar zirvededir (Adli İstatistikler, 2021). Bu bağlamda hırsızlık, yağma ve mala zarar verme gibi suçlar en çok işlenen suçlara örnektir. En çok işlendiği belirtilen ilk beş suç tipinde de takipsizlik kararı oranının %50’den fazla olmasına rağmen ceza mahkemelerinin ağır iş yükü altında sıkışması yapısal çözümlerin gerekliliğinin işaretidir.
Hülasa, eldeki veriler Cumhuriyet Başsavcılıklarınca gerçekleştirilen işlem ile yürütülen süreçlerin arzu edilen hızda ve maddi gerçeğe ulaşmada yeterince elverişli olmadığını gözler önüne sermektedir. Bununla birlikte uzlaştırma ve ön ödeme kapsamındaki suçların sayısının artırılması, seri muhakeme usulü ve soruşturmaya yer olmadığı kararı gibi mekanizmaların adli süreçlere olumlu katkı sunduğu açıktır.
Kaynakça
Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü. (2022). Adli İstatistikler 2021. 07 Temmuz 2022 tarihinde https://adlisicil.adalet.gov.tr/Resimler/SayfaDokuman/310520221416422021H%C4%B0ZMETE%C3%96ZELK%C4%B0TAP.pdf adresinden erişildi.
Bu analiz yazısı Yunus Emre Bozcu tarafından kaleme alınmıştır.
Bu analizi paylaş