2021 yılı yaz aylarında Türkiye’nin önemli gündemini oluşturan sorunlardan birisi müsilaj, halk arasındaki ismi ile deniz salyasıdır. Marmara denizine kıyısı olan şehirlerde yakinen şahit olunan bu sorun deniz kirliliğinin gözle görülür bir sonucudur. Deniz kirliliği, canlı zenginliklere zarar veren, insan sağlığına yönelik tehlikelere neden olan, balıkçılığın da dahil edildiği, denizcilik faaliyetlerine mâni olan, deniz suyunun kullanım kalitesinin bozulması ve tesislerin azalması gibi zararlı etkilerle sonuçlanan, insanlardan deniz ortamına bulaşan maddeler olarak tanımlanmaktadır (Earth and Planeratary Sciences, Marine Pollution, 2021).
Deniz kirliliğine yol açan iki sebepten bahsedilebilir; çöpler (atıklar) ve kimyasallar (National Geographic Society, Marine Pollution). Deniz kirliliğinin ve deniz biyoçeşitliliğinin kaybı, deniz ekosistemlerinin hayatını devam ettirmesini zorlaştırırken balık stoklarının durumunda değişikliklere, farmasötik bileşenlerin ve diğer deniz doğal ürünlerinin kirlenmesine sebep olabilir. Denizlerdeki atıklar artan besin konsantrasyonlarına ve su ve deniz ürünlerinin mikrobiyolojik ve kimyasal zehirlenmesine yol açabilir (WHO, Marine Pollution). Dolayısıyla oldukça önemli bir sorun olan deniz kirliliği bu kısımda müsilaj sorunu ile birlikte ele alınacaktır.
İlk olarak, yıllar itibarıyla yüzme sularının olası kirlenme nedenleri ile ilgili grafik verilmiştir. Buna göre evsel atıksular diğer nedenler arasında en yüksek orana sahip olarak yüzde 87-98 aralığında değişim göstermektedir. Onu takiben özellikle 2016 yılından itibaren yükselişe geçen zirai ilaç ve gübre kullanımı yüzde 40-30 oranlarında yüzme sularında kirliliğe yol açmaktadır. Şekilde denizlere göre kirlenme nedenleri verilmiştir. Buna göre evsel atıksular, Akdeniz, Ege, Karadeniz ve Marmara denizlerini kirleten başlıca neden olmuştur. Zirai ilaç kullanımı nedeniyle oluşan kirlilik en fazla Akdeniz’de görülmektedir. Akarsulara taşınan kirlilik nedeniyle oluşan deniz kirliliği de diğer nedenlere göre yüksek orana sahiptir. En fazla Marmara denizinde bu kirlilik yaygın olarak görülmektedir. Su ürünleri yetiştiriciliği ise en az olarak gözlemlenen kirlilik nedenlerinden olmuştur.
Deniz kirliliğine yol açan önemli sebeplerden birisi de atıksuların arıtılamamasıdır. Burada özellikle arıtma tesisinin türü önemlilik arz eder. Şekilde detaylı olarak verilen atıksu arıtma tesisi kapasitesine göre 2016 yılından 2020 yılına kadar gelişmiş arıtma tesisi kapasitesi artma yönünde seyretmiştir. 2020 yılında gelişmiş atıksu arıtma tesisi kapasitesi 2,9 milyar tondur. En az kapasite grafikte görüldüğü üzere doğal arıtma tesislerinde bulunmaktadır. Burada özellikle deniz kirliliğini en aza indirmek için gelişmiş arıtma tesislerinin sayıları ve kapasiteleri artırılmalıdır. 2020 yılı arıtma tesis sayıları göz önünde tutulduğunda gelişmiş arıtma tesislerinin tüm tesisler içinde sadece yüzde 22 oranında olduğu görülmektedir. Bu sayının yüzde 100’e yakın olması hedeflenmelidir. Şu durumda arıtılmamış ve gelişmiş arıtmaya tabi tutulmamış atıksular denizlere verilmeye maalesef devam edilmektedir.
Türkiye’deki deniz kirliliğine dair önemli bir bulgu da Dünya Doğayı Koruma Vakfı (2018) tarafından sunulmuştur. Akdeniz’e kıyısı olan ülkelerin Akdeniz’e plastik atım miktarlarına bakılmıştır. Türkiye günde 144 ton ile birinci sırada gelmektedir. İspanya 126 ton ile ikinci olurken İtalya 90 ton, Mısır 77 ton ve Fransa 66 ton olarak birbirini takip etmektedir. Plastiklerin, yok olması yıllar süren ve deniz canlılarına zarar veren bir madde olduğu düşünüldüğünde Akdeniz’i plastik çöplüğü olarak tahayyül etmek kaçınılmaz hale gelmektedir. Burada ilk sırada Türkiye’nin geliyor olması da caydırıcı olan yaptırımların acil bir şekilde yürürlüğe geçmesi gerektiğini göstermektedir.
Müsilaj, deniz salyası ile ilgili olarak da TÜBA (2021) tarafından yayımlanan müsilaj sorununa dair rapora göz atmak faydalı olacaktır. Buna göre müsilajın ana sebebinin Marmara denizine yapılan deniz ekosisteminin oldukça üzerine çıkan kent, sanayi, tarım kaynaklı besin yükü ve bununla birlikte aşırı biyolojik üretim olduğu söylenebilir. Buna yönelik kısa vadeli çözüm önerilerinin yanında atıksu arıtım tesislerinin yetersiz olduğu ve atıksu kanallarına yapılan deşarjlarının kontrol ve denetimden geçirilmesi, izne tabi tutulması, daha detaylı olarak sunulan acil eylem planının Çevre ve Şehircilik eliyle sıkı bir şekilde takibinin yapılması gerektiği belirtilmiştir. Dolayısıyla deniz ekosistemleri ve canlılar için oldukça ciddi bir sorun olan deniz kirliliği, bu gibi faktörler ve değerlendirmeler üzerinden okunabilir.
Kaynakça
National Geographic Society. (2022). Marine pollution. 10 Mart 2022 tarihinde https://www.nationalgeographic.org/encyclopedia/ marine-pollution/ adresinden erişildi.
Science Direct. (2021). Marine Pollution. 9 Mart 2022 tarihinde https://www.sciencedirect.com/topics/earth-and-planetary-sciences/marine-pollution adresinden erişildi.
TÜBA Türkiye Bilimler Akademisi. (2021). Müsilaj-deniz salyası değerlendirme raporu. 9 Mart 2022 tarihinde https://tuba.gov.tr/tr/haberler/akademiden-haberler/tuba-musilaj-deniz-salyasi-degerlendirme-raporu adresinden erişildi.
WWF Dünya Doğayı Koruma Vakfı (2018). Plastik kabanından çıkış Akdeniz’i plastik kirliliğinden kurtarmak. 10 Mart 2022 tarihinde https://wwftr.awsassets.panda.org/downloads/plastik_raporu_web_icin_1.pdf?7800/wwf-akdeniz-plastik-raporunu-yayimladi-akdenize-en-cok-plastik-turkiyeden adresinden erişildi.
Bu analizi paylaş