Konulara Göz At
100 Yılın Verisi
Aile ve Sosyal Gruplar
Bilim, Araştırma ve İletişim
Eğitim
Ekonomi ve Finans
Filistin
Göç
Hukuk ve Suç
İş ve Çalışma Yaşamı
Nüfus
Refah ve Eşitsizlik
Sağlık
Şehir
Sivil Toplum ve Yönetim
Yaşam ve Kültür
Dijitalleşme ve Afet Yönetimi
Afet Yönetimi

Dijitalleşme ve Afet Yönetimi

· 15 Şubat 2023 · 6 dk okuma

Günümüzde her alanda kendini gösteren dijital teknolojilerle, doğal afetlerin ortaya çıkardığı yıkıcı etkilere karşı önlem almak ve telafi etmek mümkün hale gelmiştir. Risk ve afet yönetiminde dijital teknolojilerin kullanılması, bu müdahalelerin yeterli şekilde finanse edilmesini ve ülke bütçelerinin afete dayanıklı altyapı, acil yardım ve yeniden inşa için uygun şekilde planlanmasını kapsar. Doğal afetlerin yıkıcı etkilerini en aza indirmek noktasında alt yapıya yönelik yatırımlarda teknolojinin kullanılması bu anlamda önemli bir adımdır. 

Teknoloji, verilerin daha hızlı tanımlanmasına ve analiz edilmesine imkân sunar. Risk yönetimi söz konusu olduğunda Twitter veya uydu görüntülerinden alınan verilerin kullanılmasıyla riskin ya da afet haberlerinin yayılmasının haritalanması mümkün hale gelmiştir. Örneğin yakın zamanda Covid-19 haberlerinin Twitter’da ve diğer sosyal medya araçlarında tartışılması virüsün nereden kaynaklandığını ve nasıl yayıldığının belirlenmesinde önemliydi (CSIS BRIEFS, 2021). 

“Sosyal medyanın yerel idarelerce kullanımı: Japonya örneği” adlı çalışma, depremden ciddi ölçüde etkilenen Ibaraki eyaletindeki Tsukuba şehrinin resmi Twitter hesabından atılan Tweetleri inceleyerek, yerel idarecilerin sosyal medyayı etkin kullanımını örneklendirir. Sosyal medyanın ve özellikle Twitter’ın etkileşime açık yapısı, yerel medyanın yapamadığını yapmış, güvenli bölgelerin tespiti ve halkın yönlendirilmesi hususunda oldukça işlevsel olmuştur. Yayılan yanlış bilgiler ise idari sosyal medya hesaplarının da devreye girmesiyle  oldukça azaltılabilmiştir (News Lab Turkey, 2019). Türkiye şu an Twitter’ı en yaygın şekilde kullanan 7. ülkedir ve 2015’te %17 olan kullanım oranı 2022’de %69,6’ya ulaşmıştır. 

Ülkelere Göre Twitter Kullanan Kişi Sayısı (2022)

Türkiye’de Twitter Kullanım Oranları (2015-2022)

Dijital teknolojinin afet ve risk yönetiminde kullanılması birçok bakımdan olumlu sonuçlar ortaya çıkarsa da bu imkana sahip olmak her ülke için ulaşılabilir değildir. Hiçbir ülkenin doğal afetlerin etkilerinden muaf olduğu söylenemese de yoksul ve savunmasız ülkelerin en fazla zararı gördüğü bir gerçektir. Dolayısıyla sınırlı kaynak ve kapasiteye sahip ülkelerin afet yönetiminde etkili olabilecek bu teknolojileri nasıl kullanabileceği önemli bir soru işaretidir. 

Nitekim Dünya Risk Raporu’nun 2022 yılında odaklandığı dijitalleşme sayısı göstermektedir ki sınırlı kaynak ve kapasiteye sahip ülkeler endeks sıralamasında risk faktörü bakımından ilk sıralarda yer alır. Rapor, maruz kalma, güvenlik açığı, duyarlılık, başa çıkma kapasitesi eksikliği ve uyum kapasitesi eksikliği gibi değişkenleri temel almaktadır. Maruz kalma bileşeni doğa felaketlerinin meydana gelme olasılığını ifade ederken, güvenlik açığı, duyarlılık, başa çıkma ve uyum kapasitesi eksikliği ise hastalık, afet, eşitsizlik gibi olayların nüfusu zayıflatma olasılığına ve bunlarla baş edip edememe olanağına işaret etmektedir.

Bu bileşenler ekseninde değerlendirildiğinde; Filipinler, Hindistan ve Endonezya gibi ülkeler risk bakımından ilk sıralarda yer alır. Ayrıca söz konusu değişkenler açısından en riskli olan ülkenin Mozambik olduğu görülür. İfade edildiği gibi sınırlı kaynak ve kapasiteye sahip olması ve teknolojik gelişmenin yaygınlaşmadığı bir ülke olması bakımından risk yönetimi konusunda yetersiz kaldığı ifade edilebilir. 

Risk Endeks Puanları En Yüksek 10 Ülke (2022)

Söz konusu bileşenlerden en düşük riske sahip on ülkeye bakıldığında Bahreyn, Malta ve Belarus gibi ülkelerin ilk sıralarda yer aldığı görülür. Bunun en temel sebebinin bulundukları coğrafya ve iklim özellikleri bakımından doğal afetlerden kaynaklanan risklere maruz kalma olasılıklarının düşük olmasıdır. 

Risk Endeks Puanı En Düşük 10 Ülke (2022)

Japonya, Amerika ve Çin gibi ileri teknolojiye sahip ve aynı zamanda bulundukları coğrafya ve iklim özellikleri bakımından doğal afet riski barındıran ülkelere bakıldığında; maruz kalma bileşeninden aldıkları puan oldukça yüksek olsa da güvenlik açığı, duyarlılık, başa çıkma kapasitesi ve uyum kapasitesi eksikliği gibi bileşenlerden aldıkları puanlar diğer ülkelere kıyasla düşük seviyelerdedir. Japonya, Amerika, Kanada, Çin ve Avustralya gibi ileri teknolojiye sahip gelişmiş ülkeler arasında 64,59 ile riske maruz kalma puanı en yüksek olan Çin’i 43,76 ile Japonya, 39,59 ile Amerika takip etmektedir. Bunlar arasında başa çıkma kapasitesi eksikliğinden en düşük puanı alan 5,15 ile Japonya’dır. 

Türkiye’nin maruz kalma bileşeninden aldığı puan gelişmiş ülkelere kıyasla düşük olsa da güvenlik açığı, duyarlılık, başa çıkma ve uyum kapasitesi eksikliği bileşenlerinden aldıkları puanlar oldukça yüksektir. 

Gelişmiş Ülkelerin Risk Endeks Puanları (2022)

Bu manzara gelişmiş bir kapasiteye sahip olan ülkelerin doğal afet riskleriyle başa çıkma kapasitelerinin de yüksek olduğunu gösterir. Yeterli kaynak ve imkâna sahip olmayan ülkelerin risklere maruz kalma oranı artmakta ve bu risklerle baş etme ve bunlara yönelik uyum geliştirme kapasiteleri düşmektedir.

 

Kaynakça:

CSIS, 2021. Disaster risk reduction through digital transformation in the western hemisphere. Erişim adresi: https://www.csis.org/analysis/disaster-risk-reduction-through-digital-transformation-western-hemisphere 

World Risk Report, 2022. Erişim Adresi: https://weltrisikobericht.de/weltrisikobericht-2022-e/# 

News Lab Turkey, 2019. Sosyal medyanın yerel idarelerce kullanımı: Japonya örneği. Erişim Adresi:

https://www.google.com/url?q=https://www.newslabturkey.org/2019/01/18/sosyal-medyanin-yerel-idarelerce-kullanimi-japonya-ornegi/&sa=D&source=docs&ust=1675242777662528&usg=AOvVaw3InwXjQBhv_ROrwUCmR7Nb 

 

Not: Bu analiz yazısı Hanife Kalkan tarafından kaleme alınmıştır. 

 

Bu analizi paylaş