Konulara Göz At
100 Yılın Verisi
Aile ve Sosyal Gruplar
Bilim, Araştırma ve İletişim
Eğitim
Ekonomi ve Finans
Filistin
Göç
Hukuk ve Suç
İş ve Çalışma Yaşamı
Nüfus
Refah ve Eşitsizlik
Sağlık
Şehir
Sivil Toplum ve Yönetim
Yaşam ve Kültür
Dönüşen Algılar: Türkiye’de Evlenme ve Boşanma
Evlenme ve Boşanma

Dönüşen Algılar: Türkiye’de Evlenme ve Boşanma

· 17 Temmuz 2024 · 6 dk okuma

İki birey arasında yasal olarak tanınan bir birlikteliği ifade eden evlilik, eşler arasında ve varsa çocuklarıyla olan hak ve sorumluluk ilişkisini tesis eder. Bunun yanı sıra, duygusal, sosyal ve hukuksal taahhütleri barındırın evlilik, toplumun temel kurumlarından biri olarak kabul edilir (Coontz, 2005). Öte yandan boşanma, bir evliliğin yasal olarak bitirilerek eşler arasındaki evlilik ilişkisinin sona ermesidir. Bu durum mal paylaşımı, çocuk velayeti ve maddi destek gibi konuları kapsayan bir dizi süreci beraberinde getirir (Amato, 2010). En temel tanımla ifade edilen evlilik ve boşanma, iki önemli toplumsal olgudur. Evlilik ve boşanma, bireysel tercihler olmalarının yanı sıra toplumsal pratiklerdir; toplumsal dönüşümden önemli ölçüde etkilenir. 

TÜİK verilerine göre, Türkiye’de evlilik sayısı her geçen yıl azalıyor. 2010’da 582,7 bin olan evlilik sayısı, 2023’te 565,4 bine gerilemiştir. Bin kişi başına evlenme oranını ifade eden kaba evlenme hızı ise 2001-2023 yıllarında önemli bir düşüş yaşamıştır. Kaba evlenme hızında meydana gelen azalma, evlilik kurumunun yıllar içinde geçirdiği dönüşüm ve ülkenin içinde bulunduğu ekonomik ve sosyal ortamla ilişkidir. En temelde, evlilik kurumuna geleneksel ve kültürel manada yüklenen anlam yıllar içerisinde değişim göstermiştir. Bunun yanı sıra, Türkiye’nin salgın sonrasında artan enflasyon nedeniyle ekonomik darboğazda olması evlilik sayısına da yansımıştır. Dahası, başta ekonomi olmak üzere geleceğe ve kurumlara karşı bir güvensizliğin ve belirsizliğin olması evliliğin önündeki engellerden biri. Evlilik yaşındaki artış da evlilik sayısındaki düşüşte etkili. 

Evlenme Sayısı ve Kaba Evlenme Hızı (2001-2024)

Toplumsal normların değişmesi, üniversite eğitiminin yaygınlaşması, kadın istihdamının artması ve genç işsizliği ortalama ilk evlenme yaşını artıran temel etkenler olarak karşımıza çıkıyor. Toplumun Görünümü 2023 raporuna göre, hem kadınların hem erkeklerin %30’u eğitim hayatı nedeniyle evlenmeyi düşünmediğini söylemiştir. 2001’de ortalama ilk evlenme yaşı erkeklerde 26, kadınlarda ise 22,7 olarak kaydedilirken; 2023'te bu yaş erkeklerde 28,3'e, kadınlarda 25,7'ye yükselmiştir. İlk evlenme yaşına paralel olarak ortalama evlenme yaşında da her geçen yıl artış meydana geliyor. 2001'de bir erkek ortalama 27,6 yaşında evlenirken, kadınlar için bu yaş 23,4’tü. 2023'te ise ortalama evlenme yaşı erkeklerde 31,1’e,  kadınlarda ise 28,2’ye ulaşmıştır.

Ortalama Evlenme Yaşı (2010-2024)

Evlenme olgusunda dikkat çeken bir diğer unsur ise yabancı damat ve gelinlerin sayısındaki artış. Türkiye, başta bölge ülkelerden olmak üzere farklı ülkelerden göç almaya devam ediyor. Artan göç, ev sahibi toplum ve göçmenler arasında meydana gelen etkileşimi de artırıyor. Dış evlilik (intermarriage), farklı sosyal, ırksal, etnik, dini ve kültürel arka planlardan gelen bireyler arasındaki evliliği ifade eder (Qian ve Lichter, 2007). İstatistiklere de yansıyan dış evlilik durumu Türkiye’de yeni bir olgu olarak kendini göstermeye başladı. Türkiye’de gerçekleşen dış evliliklerde yabancı damat ve gelinlerin uyrukları çeşitlilik gösteriyor. 2023’te her beş yabancı damattan biri Alman vatandaşıyken, Suriye vatandaşı damatların oranı %19,2’ydi. Bu sıralamayı %5,1’le Avusturya vatandaşı, %5’le Afganistan vatandaşı yabancı damatlar takip ediyor. Her on yabancı gelinden biri Özbek, biri Suriyeli, biri Azerbaycan vatandaşı. Rusya vatandaşı gelinlerin oranı ise %7,5’le dördüncü sırada yer alıyor.

Yabancı Damatların Uyruklarına Göre Dağılımı (2023)

Yabancı Gelinlerin Uyruklarına Göre Dağılımı (2023)

Evlilik sayısında meydana gelen azalmanın yanı sıra boşanma sayısında da ciddi bir artış söz konusu. 2010'da 118,6 bin olan boşanma sayısı, %45’lik artışla 2023'te 171,9 bine yükselmiştir. Boşanma sayısındaki artış çiftlerin yanı sıra çocukların velayeti konusunu da gündeme getiriyor. 2001'de 64,6 bin olan velayet verilen boşanan kişi sayısı 2023'te 110,1 bine yükselmiştir. Boşanma istatistiklerinde dikkat çeken önemli unsurlar arasında evlilik süresi ve boşanma arasındaki ilişki geliyor. 2023 yılında meydana gelen 171,9 bin boşanmadan 31,98 bini -yani %18,6’sı- 20 ve üzeri yıllık evliliklerde yaşanmıştır. Bu oran evlilik süresi bağlamında diğer yıllara göre oldukça yüksek.  En az boşanma oranı ise 3,8 bin ile 19 yıl boyunca evli kalan çiftlere ait. Boşanma sebeplerinde ise temel neden geçimsizlik. Boşanmaların %96'sı çiftler arasındaki geçimsizlik nedeniyle gerçekleşiyor. Öte yandan boşanma davalarında, dava süreçleri genel olarak 1 yıl içinde neticeleniyor. 2023 yılında açılan 171,9 bin davanın 138,1 bini 12 ay içerisinde çözüme kavuşmuştur. Son olarak, boşanan bireylerde yaş durumu cinsiyete göre farklılıklar gösterebiliyor. 2023'te erkeklerde en çok boşanma oranı 33,05 bin ile 35-39 yaş grubunda olurken, kadınlarda en yüksek boşanma oranı ise 32,2 bin ile 30-34 yaş arasında gerçekleşmiştir.

Boşanma Sayısı ve Kaba Boşanma Hızı (2001-2023)

Evlenme sayılarındaki azalışın yanı sıra boşanma sayılarının son on yıldaki dramatik artışı dikkat çekiyor. Boşanmayla ilgili yeni sosyal ve toplumsal olaylar yaygınlaşmaya başlıyor. Bu olaylar arasında yer alan en belirgin mesele boşanma neticesinde ortaya çıkan çocuğun velayeti durumudur. Tek ebeveyniyle yaşayan çocuk sayısı günden güne yükselirken, boşanmış aile kavramı toplum içerisinde yer edinmeye başlıyor. Buna ek olarak, uzun süreli evliliklerde de artan boşanma oranları mevcut evliliklerin ne kadar sağlıklı olduğu sorusunu akla getiriyor. Bu hususların iyiden iyiye istatistiklerde kendini göstermesi evlilik kurumuyla ilgili detaylı bir analizin gerekliliğini ortaya koyuyor.

Kaynakça

Coontz, S. (2005). Marriage, a History from Obedience to Intimacy, or How Love Conquered Marriage–Viking adult.

Amato, P. R. (2010). Research on divorce: Continuing trends and new developments. Journal of marriage and family, 72(3), 650-666.

Qian, Z., & Lichter, D. T. (2007). Social boundaries and marital assimilation: Interpreting trends in racial and ethnic intermarriage. American Sociological Review72(1), 68-94.
 

Bu analizi paylaş