Konulara Göz At
100 Yılın Verisi
Aile ve Sosyal Gruplar
Bilim, Araştırma ve İletişim
Eğitim
Ekonomi ve Finans
Filistin
Göç
Hukuk ve Suç
İş ve Çalışma Yaşamı
Nüfus
Refah ve Eşitsizlik
Sağlık
Şehir
Sivil Toplum ve Yönetim
Yaşam ve Kültür
Dünden Bugüne Türkiye’de Kır Yoksulluğu
Kır

Dünden Bugüne Türkiye’de Kır Yoksulluğu

· 08 Aralık 2022 · 8 dk okuma

Kentlere göre daha az kalkınma ve sınırlı hizmet altyapısı ile ilişkilendirilen kırsal bölgelerin kapsamı ekseriyetle nüfus değişkeni üzerinden belirlenmektedir. Buna göre bir bölge veya alanın kırsal veya kentsel statüsü edinmesinde referans alınan nüfus eşikleri mevcuttur. Ülkemizde kır yoksulluğunu tahlil edebilmek için öncelikle idari anlamda kırsal tanımının neye karşılık geldiğini kavramak gereklidir. Türkiye’de 2012 yılında kabul edilen 6360 sayılı Büyükşehir Yasası ile köy ve il özel idarelerin tüzel kişilikleri feshedilmiş, böylece kırsal tanımı son derece muğlak hale gelmiştir (Burçak-Gürsoy ve Dodurka, 2016, s. 37). 

Bu bağlamda tüzel kişiliği kaldırılan köylerin sayısındaki önemli artış kırdaki dönüşüme işaret eden kritik bir gösterge şeklinde yorumlanmıştır. Eskiden beri büyükşehir belediyesi olan illerden Samsun ve Erzurum ile sonradan büyükşehir belediyesi olmuş Balıkesir ve Şanlıurfa ülke çapında en çok sayıda köyün statüsünün değiştiği iller olmuştur. Neticede Türkiye genelinde toplam 16.480 köyün tüzel kişiliği kaldırılmıştır. 

Başta bürokratik alan olmak üzere köydeki tüm yapı ve işleyişin yeniden düzenlenmesi anlamına gelen bu yasal reformun ekonomik anlamda da sonuçları bulunmaktadır. Bununla beraber, kırdaki yoksulluğun başlıca belirleyenleri üretim ilişkileri, istihdam biçimleri ve devlet politikalarındaki dönüşümdür. Bu bağlamda, devletin 1999’dan itibaren Türk tarımını “uluslararasılaştırmak” amacıyla yaptığı köklü kurumsal değişikliklerin kaçınılmaz biçimde kırsal kitlelerin yoksullaşmasına ve küçük ve orta hanelerin tarımı terk etmesine yol açtığı öne sürülmektedir (Aydin, 2010, s. 149). Ataç ayrıca 2011 yılında yayımlanan makalesinde Türkiye’de kırsal yoksulluğun son 10 senede azalmış gözükmesine rağmen ülke genelinde aşırı gelir eşitsizliklerinin devam ettiğine dikkat çekmektedir (Ataç, 2011, s. 559).

Yukarıda da değinildiği gibi 2012 yılında Büyükşehir Kanunu’nun kabulünün ardından Türkiye’de üzerinde uzlaşılmış bir kır tanımı kalmamıştır. Dolayısıyla, belirgin bir çerçevenin olmayışı bu konuya dair veri ve istatistik üretimini de sınırlandırmış, kır yoksulluğuyla alakalı resmi bilgiler en son 2013 senesinde güncellenebilmiştir (Burçak-Gürsoy ve Dodurka, 2016, s. 74). 2010-2013 yılları arası kırdaki yoksul kişi sayısına bakıldığında 2012’ye değin artış, akabinde bir azalış göze çarpmaktadır. Genel olarak 3 senede 5,1 milyondan 4,9 milyona inen yoksul kişi sayısı yüzde 2,9 azalmıştır. Benzer şekilde, 2010 senesinde yüzde 23 şeklinde ölçülen kır yoksulluk oranı 2013’te yüzde 21’e gerilemiş gözükmektedir.

Büyükşehir Belediyesi Bulunan İllerde Tüzel Kişiliği Kaldırılan Köylerin Sayısı 
Eski BŞB'lerKöyOrman KöyüToplamYeni BŞB'lerKöyOrman KöyüToplam
Adana152315467Aydın150340490
Ankara274398672Balıkesir93799892
Antalya52487539Denizli60299359
Bursa73586659Hatay215147362
Diyarbakır480323803Kahramanmaraş178299477
Erzurum618348966Malatya292203495
Eskişehir156215371Mardin327260587
Gaziantep257182439Manisa132648780
İstanbul 151151Muğla25371396
İzmir54543597Ordu47371418
Kayseri274121395Tekirdağ120137257
Kocaeli 232232Trabzon 212265477
Konya288296584Şanlıurfa1135171152
Mersin80429509Van 55822580
Sakarya18410428

 

Samsun137809946

 

Ara toplam291358458758Ara toplam354441787722
Toplam64571002316480
Kaynak: T.C. Kalkınma Bakanlığı, On Birinci Kalkınma Planı 

Tüm bu verilerden yola çıkan Burçak-Gürsoy ve Dodurka (2016), Türkiye’de kır yoksulluğunun güncel durumunu etraflıca ele aldıkları raporlarında kırsal nüfus içerisinde her beş kişiden birinin yoksul olduğunu, ayrıca kırsal yoksulların en çok tarım ve inşaat sektörlerinde istihdam olduklarını belirtmişlerdir. Araştırmacılar, literatürde köyün ekonomik gelişimi için tarım dışı ek gelirlere atfedilen pozitif rolün yanıltıcı olduğuna dikkat çekerek kırsal istihdamda rolü artan inşaat sektörünü örnek göstermişlerdir. Bu bağlamda tarımdan kalan boşluğun kayıtlı iş olanakları sunmayan inşaat sektörüyle doldurulmaya çalışılması Türkiye’deki kır yoksulluğuna bir çözüm sunmamaktadır (2016, s. 73). 

TÜİK’in medyan gelirin yüzde 50’si üzerinden hesapladığı yoksulluk istatistiklerine göre 2020’de yoksulluk oranlarının en yüksek olduğu ilk 3 bölge sırayla Kuzeydoğu Anadolu (Erzurum, Erzincan, Bayburt, Ağrı, Kars, Iğdır, Ardahan), Batı Marmara (Tekirdağ, Edirne, Kırklareli, Balıkesir ve Çanakkale) ve Ortadoğu Anadolu (Malatya, Elâzığ, Bingöl, Tunceli, Van, Muş, Bitlis, Hakkâri) olmuştur. 2019’dan 2020’ye yoksulluk oranı en çok artış gösteren bölge ise 2,5 puanla Ortadoğu Anadolu’dur. 

Kırda Yoksul Kişi Sayısı ve Yoksulluk Oranları (2010-2013)

Yoksul Kişi Sayısı ve Yoksulluk Oranları
Yoksulluk riski
(Medyan gelirin %50'sine göre )
 

Yoksulluk sınırı                      

Yoksul sayısı                    

Yoksulluk oranı               

2019

2020

2019

2020

2019

2020

Türkiye

    10 793

    12 394

    11 641

    12 267

14,4

15,0

İstanbul 

    14 020

    16 269

    1 660

    1 749

11,0

11,4

Batı Marmara 

    11 822

    13 513

    447

    480

12,9

13,6

Ege 

    11 961

    13 850

    1 080

    1 256

10,5

12,0

Doğu Marmara 

    12 475

    14 331

    666

    710

8,4

8,8

Batı Anadolu 

    12 673

    14 258

    853

    909

10,8

11,4

Akdeniz

    9 635

    11 106

    1 379

    1 319

13,3

12,5

Orta Anadolu

    10 002

    11 064

    388

    412

9,9

10,4

Batı Karadeniz 

    10 521

    11 631

    507

    570

11,3

12,6

Doğu Karadeniz 

    10 812

    12 610

    296

    303

11,4

11,6

Kuzeydoğu Anadolu 

    7 774

    8 209

    250

    292

11,9

13,8

Ortadoğu Anadolu 

    7 006

    7 623

    411

    512

10,8

13,3

Güneydoğu Anadolu 

    5 987

    7 002

    971

    854

11,1

9,6

Kaynak: TÜİK, Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması

Temelde, 1980’lerden günümüze devletin IMF ve Dünya Bankası gibi hegemonik aktörlerin etkisiyle tarım sektöründen tedricen çekilmesi ve ulus aşırı sermaye lehine yaptığı yasal düzenlemeler, büyük şirketlerin sahip olduğu iktisadi ve teknik hiçbir donanıma sahip olamayan ve sahip olmaları konusunda da desteklenmeyen küçük ve orta ölçekli üreticileri çaresizliğe mahkûm etmiştir.  Çok uluslu şirketlerin belirlediği tekelci fiyatlar ile rekabet edemeyen çiftçilerin toplu halde tarımı terk etmeleri, gıda güvensizliğinden yoksulluk ve işsizliğe kadar toplum refahını tahrip edecek birçok sonuç doğurmaktadır (Aydin, 2010, s. 183). Tarımda küreselleşmeyle beraber sektörün kontrolünün birincil menfaatleri toplum esenliğinden ziyade kâr maksimizasyonu olan şirketlere geçmesi (Aydin, 2010, s. 185), kır yoksulluğu sürecinin en önemli kırılma noktalarından birini oluşturmaktadır.

Kaynakça

Ataç, E. (2011). Rural poverty dynamics: An evaluation on agricultural policies of Turkey. Gazi University Journal of Science24(3), 559-572. 

Aydin, Z. (2010). Neo‐Liberal transformation of Turkish agriculture. Journal of Agrarian Change10(2), 149-187. 

Burçak-Gürsoy, Ö. ve Dodurka, B. Z. (2016). Türkiye’de kırsal yoksulluğun güncel durumu üzerine bir inceleme. Boğaziçi Üniversitesi Sosyal Politika Forumu. 

Türkiye İstatistik Kurumu (2021, 22 Haziran). Gelir ve yaşam koşulları araştırması bölgesel sonuçları,2020 [Basın bülteni]. 19 Mayıs 2022 tarihinde https://data.tuik.gov.tr/Bulten/Index?p=Income-and-Living-Conditions-Survey-Regional-Results-2020-37405 adresinden erişildi.

Bu analizi paylaş