Kentlere göre daha az kalkınma ve sınırlı hizmet altyapısı ile ilişkilendirilen kırsal bölgelerin kapsamı ekseriyetle nüfus değişkeni üzerinden belirlenmektedir. Buna göre bir bölge veya alanın kırsal veya kentsel statüsü edinmesinde referans alınan nüfus eşikleri mevcuttur. Ülkemizde kır yoksulluğunu tahlil edebilmek için öncelikle idari anlamda kırsal tanımının neye karşılık geldiğini kavramak gereklidir. Türkiye’de 2012 yılında kabul edilen 6360 sayılı Büyükşehir Yasası ile köy ve il özel idarelerin tüzel kişilikleri feshedilmiş, böylece kırsal tanımı son derece muğlak hale gelmiştir (Burçak-Gürsoy ve Dodurka, 2016, s. 37).
Bu bağlamda tüzel kişiliği kaldırılan köylerin sayısındaki önemli artış kırdaki dönüşüme işaret eden kritik bir gösterge şeklinde yorumlanmıştır. Eskiden beri büyükşehir belediyesi olan illerden Samsun ve Erzurum ile sonradan büyükşehir belediyesi olmuş Balıkesir ve Şanlıurfa ülke çapında en çok sayıda köyün statüsünün değiştiği iller olmuştur. Neticede Türkiye genelinde toplam 16.480 köyün tüzel kişiliği kaldırılmıştır.
Başta bürokratik alan olmak üzere köydeki tüm yapı ve işleyişin yeniden düzenlenmesi anlamına gelen bu yasal reformun ekonomik anlamda da sonuçları bulunmaktadır. Bununla beraber, kırdaki yoksulluğun başlıca belirleyenleri üretim ilişkileri, istihdam biçimleri ve devlet politikalarındaki dönüşümdür. Bu bağlamda, devletin 1999’dan itibaren Türk tarımını “uluslararasılaştırmak” amacıyla yaptığı köklü kurumsal değişikliklerin kaçınılmaz biçimde kırsal kitlelerin yoksullaşmasına ve küçük ve orta hanelerin tarımı terk etmesine yol açtığı öne sürülmektedir (Aydin, 2010, s. 149). Ataç ayrıca 2011 yılında yayımlanan makalesinde Türkiye’de kırsal yoksulluğun son 10 senede azalmış gözükmesine rağmen ülke genelinde aşırı gelir eşitsizliklerinin devam ettiğine dikkat çekmektedir (Ataç, 2011, s. 559).
Yukarıda da değinildiği gibi 2012 yılında Büyükşehir Kanunu’nun kabulünün ardından Türkiye’de üzerinde uzlaşılmış bir kır tanımı kalmamıştır. Dolayısıyla, belirgin bir çerçevenin olmayışı bu konuya dair veri ve istatistik üretimini de sınırlandırmış, kır yoksulluğuyla alakalı resmi bilgiler en son 2013 senesinde güncellenebilmiştir (Burçak-Gürsoy ve Dodurka, 2016, s. 74). 2010-2013 yılları arası kırdaki yoksul kişi sayısına bakıldığında 2012’ye değin artış, akabinde bir azalış göze çarpmaktadır. Genel olarak 3 senede 5,1 milyondan 4,9 milyona inen yoksul kişi sayısı yüzde 2,9 azalmıştır. Benzer şekilde, 2010 senesinde yüzde 23 şeklinde ölçülen kır yoksulluk oranı 2013’te yüzde 21’e gerilemiş gözükmektedir.
| Büyükşehir Belediyesi Bulunan İllerde Tüzel Kişiliği Kaldırılan Köylerin Sayısı | |||||||
| Eski BŞB'ler | Köy | Orman Köyü | Toplam | Yeni BŞB'ler | Köy | Orman Köyü | Toplam |
| Adana | 152 | 315 | 467 | Aydın | 150 | 340 | 490 |
| Ankara | 274 | 398 | 672 | Balıkesir | 93 | 799 | 892 |
| Antalya | 52 | 487 | 539 | Denizli | 60 | 299 | 359 |
| Bursa | 73 | 586 | 659 | Hatay | 215 | 147 | 362 |
| Diyarbakır | 480 | 323 | 803 | Kahramanmaraş | 178 | 299 | 477 |
| Erzurum | 618 | 348 | 966 | Malatya | 292 | 203 | 495 |
| Eskişehir | 156 | 215 | 371 | Mardin | 327 | 260 | 587 |
| Gaziantep | 257 | 182 | 439 | Manisa | 132 | 648 | 780 |
| İstanbul | 151 | 151 | Muğla | 25 | 371 | 396 | |
| İzmir | 54 | 543 | 597 | Ordu | 47 | 371 | 418 |
| Kayseri | 274 | 121 | 395 | Tekirdağ | 120 | 137 | 257 |
| Kocaeli | 232 | 232 | Trabzon | 212 | 265 | 477 | |
| Konya | 288 | 296 | 584 | Şanlıurfa | 1135 | 17 | 1152 |
| Mersin | 80 | 429 | 509 | Van | 558 | 22 | 580 |
| Sakarya | 18 | 410 | 428 |
| |||
| Samsun | 137 | 809 | 946 |
| |||
| Ara toplam | 2913 | 5845 | 8758 | Ara toplam | 3544 | 4178 | 7722 |
| Toplam | 6457 | 10023 | 16480 | ||||
| Kaynak: T.C. Kalkınma Bakanlığı, On Birinci Kalkınma Planı | |||||||
Tüm bu verilerden yola çıkan Burçak-Gürsoy ve Dodurka (2016), Türkiye’de kır yoksulluğunun güncel durumunu etraflıca ele aldıkları raporlarında kırsal nüfus içerisinde her beş kişiden birinin yoksul olduğunu, ayrıca kırsal yoksulların en çok tarım ve inşaat sektörlerinde istihdam olduklarını belirtmişlerdir. Araştırmacılar, literatürde köyün ekonomik gelişimi için tarım dışı ek gelirlere atfedilen pozitif rolün yanıltıcı olduğuna dikkat çekerek kırsal istihdamda rolü artan inşaat sektörünü örnek göstermişlerdir. Bu bağlamda tarımdan kalan boşluğun kayıtlı iş olanakları sunmayan inşaat sektörüyle doldurulmaya çalışılması Türkiye’deki kır yoksulluğuna bir çözüm sunmamaktadır (2016, s. 73).
TÜİK’in medyan gelirin yüzde 50’si üzerinden hesapladığı yoksulluk istatistiklerine göre 2020’de yoksulluk oranlarının en yüksek olduğu ilk 3 bölge sırayla Kuzeydoğu Anadolu (Erzurum, Erzincan, Bayburt, Ağrı, Kars, Iğdır, Ardahan), Batı Marmara (Tekirdağ, Edirne, Kırklareli, Balıkesir ve Çanakkale) ve Ortadoğu Anadolu (Malatya, Elâzığ, Bingöl, Tunceli, Van, Muş, Bitlis, Hakkâri) olmuştur. 2019’dan 2020’ye yoksulluk oranı en çok artış gösteren bölge ise 2,5 puanla Ortadoğu Anadolu’dur.
| Yoksul Kişi Sayısı ve Yoksulluk Oranları | ||||||
| Yoksulluk riski (Medyan gelirin %50'sine göre ) | Yoksulluk sınırı | Yoksul sayısı | Yoksulluk oranı | |||
2019 | 2020 | 2019 | 2020 | 2019 | 2020 | |
| Türkiye | 10 793 | 12 394 | 11 641 | 12 267 | 14,4 | 15,0 |
| İstanbul | 14 020 | 16 269 | 1 660 | 1 749 | 11,0 | 11,4 |
| Batı Marmara | 11 822 | 13 513 | 447 | 480 | 12,9 | 13,6 |
| Ege | 11 961 | 13 850 | 1 080 | 1 256 | 10,5 | 12,0 |
| Doğu Marmara | 12 475 | 14 331 | 666 | 710 | 8,4 | 8,8 |
| Batı Anadolu | 12 673 | 14 258 | 853 | 909 | 10,8 | 11,4 |
| Akdeniz | 9 635 | 11 106 | 1 379 | 1 319 | 13,3 | 12,5 |
| Orta Anadolu | 10 002 | 11 064 | 388 | 412 | 9,9 | 10,4 |
| Batı Karadeniz | 10 521 | 11 631 | 507 | 570 | 11,3 | 12,6 |
| Doğu Karadeniz | 10 812 | 12 610 | 296 | 303 | 11,4 | 11,6 |
| Kuzeydoğu Anadolu | 7 774 | 8 209 | 250 | 292 | 11,9 | 13,8 |
| Ortadoğu Anadolu | 7 006 | 7 623 | 411 | 512 | 10,8 | 13,3 |
| Güneydoğu Anadolu | 5 987 | 7 002 | 971 | 854 | 11,1 | 9,6 |
| Kaynak: TÜİK, Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması | ||||||
Temelde, 1980’lerden günümüze devletin IMF ve Dünya Bankası gibi hegemonik aktörlerin etkisiyle tarım sektöründen tedricen çekilmesi ve ulus aşırı sermaye lehine yaptığı yasal düzenlemeler, büyük şirketlerin sahip olduğu iktisadi ve teknik hiçbir donanıma sahip olamayan ve sahip olmaları konusunda da desteklenmeyen küçük ve orta ölçekli üreticileri çaresizliğe mahkûm etmiştir. Çok uluslu şirketlerin belirlediği tekelci fiyatlar ile rekabet edemeyen çiftçilerin toplu halde tarımı terk etmeleri, gıda güvensizliğinden yoksulluk ve işsizliğe kadar toplum refahını tahrip edecek birçok sonuç doğurmaktadır (Aydin, 2010, s. 183). Tarımda küreselleşmeyle beraber sektörün kontrolünün birincil menfaatleri toplum esenliğinden ziyade kâr maksimizasyonu olan şirketlere geçmesi (Aydin, 2010, s. 185), kır yoksulluğu sürecinin en önemli kırılma noktalarından birini oluşturmaktadır.
Kaynakça
Ataç, E. (2011). Rural poverty dynamics: An evaluation on agricultural policies of Turkey. Gazi University Journal of Science, 24(3), 559-572.
Aydin, Z. (2010). Neo‐Liberal transformation of Turkish agriculture. Journal of Agrarian Change, 10(2), 149-187.
Burçak-Gürsoy, Ö. ve Dodurka, B. Z. (2016). Türkiye’de kırsal yoksulluğun güncel durumu üzerine bir inceleme. Boğaziçi Üniversitesi Sosyal Politika Forumu.
Türkiye İstatistik Kurumu (2021, 22 Haziran). Gelir ve yaşam koşulları araştırması bölgesel sonuçları,2020 [Basın bülteni]. 19 Mayıs 2022 tarihinde https://data.tuik.gov.tr/Bulten/Index?p=Income-and-Living-Conditions-Survey-Regional-Results-2020-37405 adresinden erişildi.
Bu analizi paylaş