Konulara Göz At
100 Yılın Verisi
Aile ve Sosyal Gruplar
Bilim, Araştırma ve İletişim
Eğitim
Ekonomi ve Finans
Filistin
Göç
Hukuk ve Suç
İş ve Çalışma Yaşamı
Nüfus
Refah ve Eşitsizlik
Sağlık
Şehir
Sivil Toplum ve Yönetim
Yaşam ve Kültür
Düzensiz Göçün Nedenleri ve Sonuçları
Düzensiz Göç

Düzensiz Göçün Nedenleri ve Sonuçları

· 04 Kasım 2022 · 7 dk okuma

Modernden postmoderne, ulus-devlet döneminden çok kültürlü küresel çağa geçişte her olgu gibi göçün karakterinde de benzersiz açılım ve dönüşümler görülmüştür (Bauman, 2011, s. 425). Göçmenliğe, yerinden edilmeye, akışkanlaşan kimliğe dair yapılan ontolojik tartışmaların çoğu ilgili literatürün teorik kısmını meydana getirirken; sınır güvenliği ve uluslararası koruma gibi kavramlara ilişkin argümanlar da göçün reel politik düzlemde nasıl ele alındığını teşhir etmektedir. Bu bağlamda göçmenler hedef ülkenin şart koştuğu yasal süreçleri takip edip etmemelerine; başka bir deyişle ülkeye kanun dışı giriş yapıp yapmamalarına veya kanun dışı ikamet edip etmemelerine göre düzenli veya düzensiz göçmen şeklinde isimlendirilirler. 

Konuyla ilgili araştırmalarda defaatle altı çizilen nokta Türkiye’nin Asya, Avrupa ve Afrika kıtalarının ortasında tabiri caizse kavşak bir pozisyonda yer alması sebebiyle transit göçün en önemli duraklarından biri haline geldiğidir. Esasen, Avrupa ülkelerinin İkinci Dünya Savaşı sonrası oluşan işçi ve insan gücü açığını kapayabilmek adına göç kabul ettikleri 1960’lı yıllarda Türkiye kaynak ülke konumunda olmuştur. Ancak bu tablo yıllar içinde değişmiş ve bilhassa 1990’lı yıllardan itibaren ülkemiz düzensiz göçmenlerin hedefi veya transit ülkesi haline gelmeye başlamıştır (Lordoğlu, 2015, s. 31). Komşu olduğu Orta Doğu, Kafkasya ve Orta Asya gibi siyasi ve ekonomik açıdan istikrarsız havzalara kıyasla Türkiye’nin nispeten daha umut verici bir pozisyonda olması; ayrıca bahsedilen bölgelerle ülkemiz arasındaki kültürel bağlar artan düzensiz göçün tetikleyici faktörleri arasında sayılabilir (Tepealtı, 2019, s. 129). 

Göç İdaresi Başkanlığı’nın verileri incelendiğinde Türkiye’de yakalanan düzensiz göçmen sayısının 2010-2014 arası durağan bir eğilim gösterdiği ancak yine de fazla olduğu; 2016-2019 arası ise toplamda yüzde 160 gibi epey yüksek bir oranla devamlı arttığı göze çarpmaktadır. Bu bağlamda düzensiz göçmen sayısı 2019 yılında 454,6 bin olarak son 10 senenin en yüksek değerini almıştır. 2019’dan 2020’ye düzensiz göçmen sayısındaki yüzde 73’lük düşüş ise COVID-19 salgınıyla mücadele çerçevesinde şehirlere giriş-çıkışların yasaklanması, sokağa çıkma kısıtlamalarının getirilmesi, ülke genelinde kolluk kuvvetlerinin denetimini arttırması ve dolaşımdaki insan yoğunluğunun azalması gibi faktörlerin etkisiyle açıklanmaktadır. Salgının getirdiği sınırlamalar neticede göçmenlerin hareket alanlarını da fazlasıyla daraltmış gözükmektedir (Avaner ve Ocaklı, 2021, s. 210).

Yakalanan Düzensiz Göçmen ve Göçmen Kaçakçısı Sayıları (2010-2021)

Kaçakçıların düzensiz göçün birincil aktörleri olduğu bilinmekle beraber, devletlerin insan tacirliği gibi son derece karanlık ancak küresel sermaye için kârlı bir ekonomiyi yok etmekten, dolayısıyla çeşitli çıkar gruplarını karşılarına almaktan kaçındıkları bilinen bir gerçektir. Sahil Güvenlik Komutanlığı’nın verilerine göre 2020’deki 19,1 bin düzensiz göçmen sayısı 2021’de 21,1 bine çıkarak yüzde 10,4 artış göstermiştir. Bu duruma paralel şekilde yakalanan organizatör sayısı da 46’dan 96’ya yükselerek iki katına çıkmıştır. 

Sahil Güvenlik Komutanlığı'nın Verilerine Göre Yıllar İçindeki Toplam Düzensiz Göçmen Sayısı ve Yakalanan Toplam Organizatör Sayısı (2020-2021)

Sayılarına ilaveten düzensiz göçmenlerin uyruklarına dair istatistikler de göç akışının anlamlandırılabilmesi adına yol göstericidir. 2021’de Türkiye’ye kayıt dışı giriş yapan göçmenlerin en çok Afganistan ve Suriye uyruklu oldukları tespit edilmiştir. Bu bağlamda bilhassa ekonomik ve politik sorun ve çatışmaların kronikleştiği bölgelerden gelen emek göçü, kayıt dışı istihdamın yaygın kabul edildiği ülkemizde işgücü sömürüsüne de kapı aralamaktadır. Kadınlarla beraber yedek işgücü ordusunu oluşturduğu varsayılan göçmenler, emek yönünden istismara daha açık ve kırılgan bir konumda yer almaktadır. Ülkede kronikleşen istihdam sorunu ise sosyal ve ekonomik huzursuzlukları artırmakta ayrıca ırkçı söylemleri de beslemektedir. 

Yakalanan Düzensiz Göçmenlerin Uyruklarına Göre Dağılımı (2021)

Nihayetinde, devletlerin rasyonel bir bakışla ve en basit biçimde güvenlik açığı olarak tanımladıkları düzensiz göç, tüm çıkmazlarıyla global yapının tabii bir ürünü olarak karşımızda durmaktadır. Bunlarla beraber, resmi biçimde yapılan iltica illegal göç kapsamında değerlendirilmese dahi, Türkiye’de geçici koruma kapsamındaki Suriyelilerin sayısında yıllara bağlı gözlenen büyük artış düzensiz göç örüntüleri hakkında da fikir vermektedir. Zira böylesi bir tablo istikrarsızlaşan bölgeler için Türkiye’nin hedef ülke haline geldiğini destekler niteliktedir. Oldukça kritik bir güvenlik zafiyetine işaret eden düzensiz göç gerçeği, toplumsal ve ekonomik açıdan taşıdığı risk ve tehditler düşünüldüğünde politika yapıcıların ivedilikle ele alması gereken bir kriz ortaya çıkarmaktadır.

Geçici Koruma Kapsamındaki Suriyelilerin Sayısı (2012-2021)

Kaynakça

Avaner, T. ve Ocaklı, L. (2021). Türkiye’nin Uluslararası Göç Politikaları ve Covid-19 Salgınının Düzensiz Göç Üzerindeki Etkisi, M. Bulut, C. Aksoy-Sugiyama ve K. Şahin, (Eds.), The Different Approaches of Academic Disciplines to the Phenomenon of Migration içinde (ss. 200-217) içinde. Bilgin Kültür Sanat Yayınları.

Bauman, Z. (2011). Migration and identities in the globalized world. Philosophy & Social Criticism37(4), 425-435.

International Centre For Migration Policy Development. (2021). Regional migration Outlook 2021: Turkey and Western Balkans. 30 Mayıs 2022 tarihinde https://www.icmpd.org/file/download/51375/file/Turkey0and0Western0Balkans0Regional0Migration0Outlook.pdf adresinden erişildi. 

Lordoğlu, K. (2015). Türkiye’ye yönelen düzensiz göç ve işgücü piyasalarına bazı yansımalar. Çalışma ve Toplum, (44), 29-44. 

Tepealtı, F. (2019). Avrupa Birliği’ne yönelik Türkiye geçişli (transit) göç hareketleri ve Türkiye'nin düzensiz göçle mücadelesi. Doğu Coğrafya Dergisi24(41), 125-140.

Bu analizi paylaş