Sağlık, sosyal güvenlik, gelir dağıtımı gibi temel refah hizmetleri alanlarından biri olan eğitim, toplumun beşerî sermayesini oluşturmadan nitelikli iş gücü yaratmaya kadar birçok sosyal, kültürel ve iktisadi işleve sahiptir. Bir ülkede eğitim hizmetlerinin ulaşılabilirlik seviyesi, alternatif eğitim imkânlarının çeşitliliği gibi faktörlerin sosyal bileşenlerin çoğunu doğrudan veya dolaylı şekilde etkilediği söylenebilir. Bununla beraber, kimi araştırmacıların yukarı doğru hareketlilik sağlama aracı olarak eğitime atfettiği kritik rol literatürde çeşitli tartışmaları ve karşı argümanları beraberinde getirmiştir. Bu bağlamda eğitim yoluyla yükselmenin hâlen istisnai bir durum olduğunu, düşük gelir grubuna veya işçi sınıfına mensup ailelerin çocuklarının çoğunun yükseköğretime erişecek olanaklardan mahrum bulunduğunu (Kupfer, 2015) öne süren araştırmalar mevcuttur.
Ülkenin ekonomik kaynakları içinde eğitime ayrılan pay ve bu husustaki bütçe göstergeleri, alana yapılan yatırım hakkında önemli bilgiler vermektedir. Türkiye’nin eğitime harcadığı toplam tutarın yıllar içindeki değişimi incelendiğinde düzenli bir artış göze çarpmaktadır. 2011’de 77,3 milyar TL’lik meblağ 2019’da 259,2’ye çıkmakla beraber, 2018’den 2019’a harcamalarda yaklaşık yüzde 18’lik bir artış görülmektedir. Bu noktada harcamalardaki genişlemenin yükselen enflasyon veya istikrarsız döviz kuru gibi diğer ekonomik göstergelerle beraber yorumlanması daha sağlıklı olacaktır. Sözgelimi, eğitim personeli maaşlarının enflasyon doğrultusunda arttırılması, Ar-Ge veya diğer alanlarda ihtiyaç duyulan teknik ekipman maliyetlerinin, kurdaki dalgalanmalardan etkilenmesi gider toplamına yansımaktadır. Dolayısıyla, harcamalar artsa dahi alım gücünün düşmesi kapasitede çok fazla bir değişim olmadığı şeklinde yorumlanabilir.
Türkiye’de eğitim hizmetlerinin merkezi yönetim bütçesi ve GSYİH içindeki paylarını gösteren şekiller incelendiğinde 2016’dan 2020’ye her iki gösterge için de azalış trendi göze çarpmaktadır. 1970-2012 dönemini ele alarak Türkiye’de eğitim harcamaları ve ekonomik büyüme arasında pozitif bir ilişki bulunduğu ileri süren Mercan ve Sezer (2014), eğitime ayırılan kaynakların artmasının ülke ekonomisini daha dinamik hale getireceğini belirtmişlerdir. Bu bağlamda genel eğitim düzeyindeki gelişmeler hem iş gücü verimliliğini hem de bilgi üretim kapasitesini arttırarak iktisadi gelişmeyi olumlu yönde etkilemektedir (Mercan ve Sezer, 2014). Dolayısıyla, eğitim hizmetlerinin hem genel bütçe hem de GSYİH içindeki oranlarının küçülmesi toplumun kalkınması anlamında bir sekteye işaret edebilir. Bununla beraber, bütçe dağılımı analiz edilirken dikkat edilmesi gereken bir husus da genelden ziyade okul başına ayrılan bütçenin daha anlamlı olduğudur. Zira bölgesel eşitsizlikler okulların ihtiyaç düzeyinde ciddi farklar meydana getireceği için dezavantajlı bölgelerdeki okulların daha fazla desteklenmesi aradaki uçurumun giderilebilmesinde önemlidir.
Yıllara göre hanehalkı bütçe ve harcamaları içinde eğitime ayrılan paydaki değişimler Türkiye’de beşerî sermayeye yapılan yatırımın nasıl bir gidişat izlediğine dair veri sunmaktadır. Buna göre 2018’den 2019’a hem hanehalkı toplam eğitim harcamalarında hem de eğitimin tüketim hizmetleri içindeki payında bir artış söz konusudur. Bahsedilen artışın eğitimi piyasalaştırdığı ve daha yüksek nitelikli eğitim hizmetini yalnızca varsıl vatandaşlar tarafından ulaşılabilir hale getirdiği de (Yolcu, 2011) literatürde öne çıkan bir argümandır. Bu bağlamda özel okulların yaygınlaşmasıyla yüksek gelir grubundan ailelerin çocuklarına aldıracakları eğitimin kalitesine karar verebildiği, ancak sosyoekonomik statüsü düşük bireyler için bu durumun mümkün olmadığı ileri sürülmektedir (Yolcu, 2011:12). Sınıfsal konuma ilaveten ebeveynlerin eğitim seviyesi ve yaşları, öğrencinin cinsiyeti, ailede bulunan öğrenci sayısı, ailenin çocukların başarılarıyla alakalı memnuniyeti gibi değişkenlerin de hanenin eğitim harcamalarında etkili olduğu bilinmektedir.
Kaynakça
Kupfer, A. (2015). Educational upward mobility: Practices of social changes. New York: Palgrave Macmillan.
Mercan, M. ve Sezer, S. (2014). The effect of education expenditure on economic growth: The case of Turkey. Procedia-Social and Behavioral Sciences, 109, 925-930.
Yolcu, H. (2011). Hanehalkının eğitim harcamalarını etkileyen etmenler: Kuramsal bir çalışma. Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 3(5), 12-35.
Bu analizi paylaş