Eğitim alanında temel bir gösterge olan okul sayılarında 2016’dan bu yana istikrarlı artış görülürken 2020-2021 eğitim öğretim yılında azalma olmuştur. Son beş yılın eğilimine baktığımızda okul öncesi, ortaokul, genel ortaöğretim ve imam hatip okullarında istikrarlı bir artış varken, meslekî eğitim ve ilköğretim ise durağan bir seyir izlemiştir.
Önceki yılla kıyasla okul öncesi eğitim kurumlarının sayısında 1000’e yakın azalma görülürken diğer kademe ve türleri de dahil ettiğimizde toplamda 1500 civarında bir azalma yaşanmıştır. Toplam okul sayısındaki düşüşün en büyük sebebi olarak salgın nedeniyle bazı özel eğitim kurumlarının kapanması gösterilebilir.
Okul sayısındakine benzer bir durum, öğrenci sayısında gözlemlenmektedir. 2016’dan bu yana öğrenci sayılarındaki istikrarlı artış, 2020-2021 eğitim öğretim yılında düşüş eğilimindedir. Okul öncesinde yüzde 30’lara varan bir düşüş yaşanırken ilköğretim düzeyinde yüzde 10’a yakın bir düşüş yaşanmıştır. Ortaöğretim kurumlarında ise artış devam etmiştir. Genel eğilimin aksine düşüş eğiliminde olan meslekî ve teknik ortaöğretim ile imam hatip liseleri öğrenci sayıları 2020-2021 yılında artış kaydetmiştir.
Okul öncesi kademesindeki öğrenci sayısının azalmasında, bu kademenin zorunlu eğitim kapsamında olmamasının önemli bir rol oynadığı söylenebilir. Diğer taraftan zorunlu eğitim kapsamındaki ilkokul ve ortaokulda öğrenci sayısındaki düşüş dikkat çekicidir. İlköğretim kademesindeki düşüşün gerekçeleri ayrıntılı incelenmelidir. İlköğretim çağında olan çocukların, salgın gibi kriz şartlarında eğitime erişiminin yapısal engel ve zorluklarla karşılaşması hayati önemde bir sorundur.
Ortaöğretim düzeyinde okullaşma oranının artış eğiliminde olması sebebiyle öğrenci sayısındaki artış beklenen bir sonuçtur. Bununla beraber meslek liseleri ve imam hatip liselerindeki düşüş eğiliminin salgına rağmen yükselişe geçmesi bu liseler için uygulanan politikaların olumlu sonuç vermesiyle açıklanabilir. Ancak bu sonucun tutarlılığını önümüzdeki yıllarda da takip etmek gerekir.
Üçüncü bir gösterge olarak öğretmen sayıları da salgının izlerini taşır. 2016’dan bu yana her yıl yaklaşık yüzde 5 civarında bir artış eğilimi varken 2020-2021 yılında yüzde 5 oranında düşüş yaşanmıştır. Düşüşün önemli bir kısmı okul öncesi düzeyinde gerçekleşirken ilkokul ve ortaokul düzeyinde kısmî bir azalma olmuştur. Ortaöğretim kademesinde öğretmen sayısında ise artış meydana gelmiştir. 2021 yılı, son yılların en az öğretmen atanan yılı olmuştur. Diğer taraftan 3600 ek gösterge beklentisi ile emekli olmayı erteleyen öğretmenlerin de 2021’de beklentilerinin azalarak emekli olmaya yönelmiş olabilecekleri düşünülebilir.
Bir diğer gösterge derslik sayısıdır. Derslik sayısında son beş yıldaki artış eğilimi, okul öncesi ve meslekî ortaöğretim dışında her kademede ve her türdeki okulda devam etmiştir. Öğrenci ve okul sayısında salgın döneminde yaşanan düşüşe rağmen derslik sayısında artışın devam etmesi dikkat çekicidir. Meslekî ortaöğretimde, 2021 yılı boyunca süren 1000 Okul Projesi kapsamında yenilenen okullarda derslik sayısında artış olup olmadığı gelecek yıl yayınlanacak verilerden izlenebilecektir. Ancak öğrenci sayısında artış yaşanmasının derslik sayısının artışına yansıyabileceği söylenebilir.
Yükseköğretim kurumu sayısı 2018-2019 yılında açılan 15 yeni devlet ve 10 vakıf üniversitesi ile artış göstermiştir. Öğrenci sayısında da istikrarlı bir artış görülmektedir. İkinci öğretim ile uzaktan öğretim programları dışındaki bütün kategorilerde öğrenci sayısı artış eğilimindedir. Yükseköğretimde 2021-2022 eğitim öğretim yılı itibarıyla toplam 8.296.959 öğrenci mevcuttur. Bunun yüzde 19,74’ünü örgün öğretim oluşturmuştur. Oransal olarak en yüksek artış ise yaklaşık yüzde 25 ile uluslararası öğrenci sayısında gerçekleşmiştir.
Akademik personel sayısında da istikrarlı bir artış söz konusudur. Ancak akademik personel sayısındaki artış oranının, öğrenci sayısındaki orana eş düzeylerde gerçekleştiği söylenebilir. 2015-2016 eğitim öğretim yılında akademisyen başına yaklaşık 43 öğrenci düşerken 2021-2022 eğitim öğretim yılı itibarıyla bu sayı yaklaşık 45’e yükselmiştir.
2016-2017 | 2017-2018 | 2018-2019 | 2019-2020 | 2020-2021 | |
Yükseköğretim Kurumu Sayısı (Devlet) | 112 | 112 | 129 | 129 | 129 |
Yükseköğretim Kurumu Sayısı (Vakıf) | 65 | 69 | 72 | 75 | 74 |
Örgün Öğrenci Sayısı | 2.980.507 | 3.098.497 | 3.089.285 | 3.113.648 | 3.241.071 |
İkinci Öğretim Öğrenci Sayısı | 819.803 | 789.185 | 687.829 | 626.684 | 560.223 |
Uzaktan Öğretim Öğrenci Sayısı | 91.880 | 86.473 | 82.457 | 83.103 | 80.669 |
Toplam | 3.892.190 | 3.974.155 | 3.859.571 | 3.823.435 | 3.881.963 |
Açıköğretim Öğrenci Sayısı | 3.336.761 | 3.586.216 | 3.880.931 | 4.116.698 | 4.359.034 |
Uluslararası Öğrenci Sayısı | 108.076 | 125.030 | 154.446 | 185.001 | 223.952 |
Akademik Personel Sayısı | 151.763 | 158.098 | 166.225 | 174.494 | 179.685 |
Hayat boyu öğrenmeye ilişkin sürekli veri sunan bir kurum mevcut değildir. Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğünde bazı veriler mevcut iken ve TÜİK’te 2016 yılından sonra istikrarlı veri mevcut değildir. EUROSTAT ve OECD verileri de geriden gelmektedir. Bu durum önemli bir veri eksikliği olarak analiz yapmaya engeldir. Eldeki veriler değerlendirildiğinde ise hayat boyu öğrenmeye katılım oranı düşüş eğilimindedir. Salgının etkilerinin derinleştiği 2021 yılına ait verilere ulaşılamamıştır.
Bu analizi paylaş