Türkiye’de eğitim sistemindeki reform ve dönüşümlere paralel olarak okulların nicelik ve niteliklerinde yıllar içerisinde çeşitli değişimler meydana gelmiştir. Bu bağlamda eğitimin devlet ve hükümetler için ideolojik bir araç teşkil etmesi tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de sistemin her zaman müdahaleye açık bir konumda yer almasına yol açmıştır. Ülkemizde 2012-2013 eğitim öğretim yılı itibariyle zorunlu eğitim sisteminin ortaöğretimi de dâhil edecek şekilde 4+4+4 formuna dönüşmesinin oldukça önemli bir kırılmaya işaret ettiği söylenebilir. Böylece sekiz senelik kesintisiz zorunlu eğitimin yerini 12 yıllık zorunlu kademeli eğitim almış ve bu 12 senelik süreç üç aşamaya bölünmüştür. Ortaöğretimin de eğitim sürecinde mecburi hale gelmesiyle daha önceden yaygın eğitimin bileşeni olan açık liseler örgün eğitim kapsamında değerlendirilmeye başlanmıştır.
Türkiye’de devlet ve özel okul sayılarını gösteren şekil incelendiğinde güncel olarak (2019-2020 öğretim yılı) devlet okullarının sayısının yüzde 83 gibi bir oranla büyük çoğunluğu oluşturduğu görülmektedir. Bu doğrultuda kademelere göre okul sayılarına bakıldığında ise 2017-2018 öğretim yılı itibariyle okul öncesi devlet okulu sayısının diğer düzeylere göre sayıca daha fazla olduğu göze çarpmaktadır. 2019-2020’de tüm devlet okullarının yüzde 34’ünü oluşturan okul öncesi kurumlarını yüzde 30 ile ilkokullar izlemektedir. Bununla beraber, ilkokullarda bulunan ana sınıflarının da okul öncesi okul sayısı verisine dâhil edildiği hesaba katılırsa bahsedilen yüzde 34’lük oran daha iyi anlaşılacaktır.
Devlet okullarına benzer şekilde, özel okul sayılarında da büyük çoğunluğu 2012’den bu yana okul öncesi kurumlar oluşturmaktadır. Bununla beraber, 2012-2020 yılları arası özel okul sayılarında tüm kademeler için bir artış söz konusudur. 8 senelik süreçte özel okul kulvarında okul öncesi kurumlar yüzde 46, ilkokullar yüzde 50, ortaokullar yüzde 61,5, ortaöğretim kurumları ise yüzde 73’lük oranda artış göstermiştir. Özel ortaöğretim kurumlarındaki bu yüksek artış oranlarında dershanelerin kapatılma süreciyle özel temel liselerin ortaya çıkmasının etkili olduğu söylenebilir. Ayrıca, 2014’ten bu yana ortaöğretim toplam devlet okulu sayısında da düzenli bir artış söz konusudur. 2012 yılında 4+4+4 sistemine geçişle ortaöğretimin zorunlu hale gelmesi, lise sayısını arttıran bir diğer faktör olarak ele alınabilir.
Anadolu, Fen, Sosyal Bilimler, Güzel Sanatlar, Spor Liselerini ve Özel Liseleri kapsayan genel ortaöğretim kurumları sayılarının devlet ve özel kategorilerinde toplamına bakıldığında 2012’den 2020’ye yüzde 64,3’lük bir yükselme dikkat çekmektedir. Benzer şekilde, dinî öğretim veren ortaöğretim kurum sayısı da 8 senede neredeyse 2,5 katına çıkarak 708’den 1651’e yükselmiştir. Bunların aksine çarpıcı bir azalış görülen mesleki ve teknik ortaöğretim kurumları yaklaşık yüzde 28’lik bir düşüşle 6.204’ten 4.470’e gerilemiştir. Kimi araştırmacıların mesleki ve teknik eğitimde büyük bir çöküş olarak yorumladıkları bu tablo nitelikli ara eleman yetiştirilmesinin önüne geçerken, mühendislik eğitiminde ve meslek yüksekokullarının kalitesinde de olumsuz etkiler meydana getirmektedir (Sönmez, 2008). Çeşitli araştırmalarda Türkiye’de mesleki eğitim ve istihdam arasındaki ilişkinin zayıf olduğu belirtilmekle beraber, bu durumun iş gücü piyasasında mesleki eğitim mezunlarıyla alakalı arz ve talep yönlü problemlerden kaynaklandığı ileri sürülmektedir (Özsoy, 2015: 173).
2017-2018 itibariyle MEB ortaöğretime geçişte Liselere Geçiş Sistemi (LGS) isimli sınav sistemini uygulamaya başlamıştır. Bu sistem kapsamında yüksek puan elde eden öğrenciler sınavla öğrenci alan okulları tercih edebilirken, puanı düşük gelen öğrenciler adrese dayalı okul tercihinde bulunabilmekte veya merkezi sınavla öğrenci almayan okulları seçebilmektedir. Bu doğrultuda belli bir başarı gösteren öğrencilerin tercih edebildiği sınavla öğrenci alan ortaöğretim kurumu sayısı 2018-2020 seneleri arasında 1367’den 1856’ya çıkarak yüzde 35,7’lik bir artış göstermiştir.
Kaynakça
Özsoy, C. E. (2015). Mesleki eğitim-istihdam ilişkisi: Türkiye’de mesleki eğitimin kalite ve kantitesi üzerine düşünceler. Electronic Journal of Vocational Colleges, 5(5), 173-181.
Sönmez, M. (2008). Türkiye’de mesleki ve teknik örgün öğretimin sorunları ve yeniden yapılandırılma zorunluluğu. Eğitim ve Bilim, 33(147), 71-84.
Bu analizi paylaş