Uluslararası kriterler açısından bakıldığında eğitim ortamlarının niteliği, ilk olarak derslik ve öğretmen başına düşen öğrenci sayılarına göre değerlendirilir. Eğitimin salgın döneminde tamamen uzaktan olması, sonrasında da hibrit eğitime geçilmesi nedeniyle hanelerde internete erişimin olup olmaması da önemli göstergeler arasına girmiştir.
Türkiye’de derslik başına düşen öğrenci sayısı genel olarak durağandır. Genel ortaöğretimde ise geçtiğimiz sene açık bir artış olmuştur. Meslekî ortaöğretimde kısmî bir artış olurken İmam Hatip liselerinde düşüş yaşanmıştır. Derslik başına düşen öğrenci ortalamaları son yıl hariç 2016 yılından bu yana ilköğretimde en yüksek düzeyde olurken, imam hatip liselerinde en düşük düzeyde olmuştur. Derslik başına düşen öğrenci ortalamasının artması, eğitimin niteliğini düşürme tehlikesi yarattığı için ilkokulda ki yüksek oranların düşürülmesi faydalı olacaktır. Derslik başına düşen öğrenci sayısı ile ilgili bir diğer husus ise şehir ve ilçe düzeyinde öğrenci yoğunluğunun farklılaşması dolayısıyla yaşanan dengesiz dağılımdır. Özellikle doğu ve güneydoğu şehirlerinde bahsedilen olumsuz tablo daha belirgindir.
2011 yılında hanelerin yaklaşık yüzde 43’ü internete erişim sağlarken 2021 yılına gelindiğinde bu oran yüzde 92’ye ulaşmıştır. Şüphesiz bu nominal artış kendi içerisinde ciddi bir iyileşmeyi gösterir. Ancak internet erişim hızı, fiber internetten yararlanabilme gibi detaylar da önemlidir. Gelecekte özellikle internet erişimi değil, erişim hızı belirleyici olacaktır.
Türkiye ilk ve ortaöğretim düzeyinde devlet okullarında yatılı okuyan ve taşımalı eğitimden yararlanan öğrenci sayısı 2017-2018’de önemli bir artış göstermiş olmasına rağmen sonraki yıllarda düşüş eğilimine girmiştir. Burs alan öğrenci sayısında istikrarlı artış devam etmiştir. 2020-2021 eğitim öğretim yılında yatılı ve taşımalı öğrenci sayısındaki düşüşte salgın sebebiyle eğitimin uzaktan devam etmesi bir etken olsa da önceki yıllardan başlayan bir düşüş eğiliminin olduğu dikkatten kaçmamalıdır.
Denetim eksikliği verilerde kendisini açıkça belli etmiştir. 2017 yılından 2019 yılına kadar denetimi yapılan okul sayısı ciddi artış göstermiştir. 2020 yılındaki keskin düşüşte salgın nedeniyle birçok okulun kapalı olmasının etkisi unutulmamalıdır. Ancak genel itibarıyla birçok okulun denetlenmediği anlaşılabilir.
2019 yılında üzerinde en fazla konuşulan konulardan biri, Tasarım Beceri Atölyeleri (TBA) olmuştur. Öğrencilerin birlikte etkileşimli öğrenmelerini sağlayan, sınıfın sınırlılıklarından arınmış, okulların açık öğrenme alanları olarak tanımlanan TBA’lar sanat, bilim, spor, kültür ve yaşam temaları çerçevesinde planlanmıştır. Okullarda standart dersliklere ek olarak bu beş tema altında; ahşap ve metal, görsel sanatlar, müzik, drama ve eleştirel düşünce, tabiat ve hayvan bakımı, yaşam becerileri, açık hava sporları, salon sporları, FeTeMM (Fen, Teknoloji, Matematik, Mühendislik) ile yazılım ve tasarım alanlarında atölyeler kurulmuştur. 2020 yılı itibarıyla İstanbul’daki TBA okul sayısı 3.500’ün üzerindedir.
TBA’lar ile ilgili en önemli sorun, finansman ve sürdürülebilirliktir. Bu sorunu aşmak için Bakanlık, ulusal ve yerel bağış imkânlarını harekete geçirmek için çalışmalar yapmıştır. Ancak TBA’lar’a MEB bütçesinden bir tahsis yapılmadığı sürece bütün okullarda yer alamayacak ve eğitimde zaten var olan fırsat eşitliği sorununu derinleştirme tehlikesi taşıyacaktır. Ayrıca TBA’larda öğrenmenin içeriği, görev yapacak öğretim personeli, eğitim malzemeleri, okulun var olan öğretim planları ile nasıl koordine edileceği ve TBA’larda yapılan eğitim öğretimin nasıl ölçüleceği gibi hususlar da net değildir.
Öğretmen odalarının tasarımına ilişkin girişim de TBA’larda olduğu gibi bir finansman sorununu beraberinde getirir. Kaynak oluşturmak bakımından imkânları geniş olan okulların öğretmenler odası vb. ortamları iyileştirme girişimlerinin, pedagojik ve mimari kriterlere uygun olarak gerçekleştirilmesi önemlidir. Başta internet erişimi olmak üzere öğrenme ortamlarının teknolojik donanımı, bunlara erişimde fırsat eşitliği ve öğrenme mekânlarının niteliği bakımından giderilmesi gereken eksiklikler mevcuttur.
Bu analizi paylaş