Temel görevi bir suç ihtimali üzerine tedbir kararları almak ve kamu davası açmak olup, ihbar üzerine veya resen devlet adına harekete geçen Cumhuriyet Başsavcılıklarının faaliyetleri, bir toplumda suç fiillerinin ne derecede yaygın olduğunu tespit etmek üzere incelenebilir kaynaklardır. Cumhuriyet Başsavcılıklarına gelen ihbarların sayısı, toplumsal alanda bireylerin birbirine suç isnat etme yaygınlığını göstermesi bakımından önemlidir. 2019’da ihbarların sayısı bir önceki yıla göre neredeyse 2 kat artmıştır. 2020 yılında ise bu artış oranı azalmışsa da ihbar sayılarındaki artış devam etmiştir. Aynı artış eğiliminin soruşturmaya yer olmadığı kararlarının sayısında da meydana geldiği görülmektedir. Cumhuriyet Başsavcılıklarının 2019 yılında soruşturma açma oranı yüzde 11 iken, 2020 yılında bu oran yüzde 8’e gerilemiştir. Soruşturmaya yer olmadığı kararının toplam dosya içinde oranı ise, 2019’da yüzde 78 iken 2020’de yüzde 59’a yükselmiştir. Buradan hareketle savcılıklar düzeyinde suç ihbarlarının elendiği, soruşturmaya gerek olmayan ihbarların sayısının arttığı söylenebilir. Yani suç değil, suç isnat etme davranışında ve asılsız ihbar olgusunda bir yaygınlaşma söz konusudur. Bu noktada suçu ihbar etme biçimlerinin kolaylaşması, suçun başarılı teşhisine belli oranda katkı sağlıyorsa da savcılıkların iş yükünü artırması bakımından menfi bir duruma sebebiyet vermektedir.
Yandaki şekillerde görüleceği üzere, hakkında en çok karar çıkan suç türü malvarlığına karşı suçlar olmuş, onu vücut dokunulmazlığına karşı suçlar ve şerefe karşı suçlar izlemiştir. Bu kararlar arasında soruşturma açılanların suç türlerine göre dağılımına bakıldığında vücut dokunulmazlığına karşı suçların ilk sırayı aldığı, malvarlığına karşı ve şerefe karşı suçların onun arkasında kaldıkları görülmektedir. Suç türlerine göre soruşturmaya gerek olmadığı kararı ilgili suç türünde asılsız ihbarların ne seviyede olduğunu göstermektedir. Örneğin, hakkında en çok soruşturma açılan ikinci suç türü olan malvarlığına karşı suçlarda soruşturma açılmasına yer olmadığı kararı 3 kat daha fazla verilmiştir. Bu demektir ki malvarlığına karşı suçlar ile ilintili olarak asılsız ihbar sayısı fazladır. Vücut dokunulmazlığına karşı suçlarda ise fark en azdır, dolayısıyla en az asılsız ihbar bu suç türünde görülmektedir denebilir.
Adalet Bakanlığı istatistikleri üzerinden coğrafi bölgelere göre ihbar dosya sayıları incelendiğinde en fazla ihbarın Marmara Bölgesi’nde, en az ihbarın ise Doğu Anadolu Bölgesi’nde gerçekleştiği görülecektir. İhbar dosyalarına ilişkin kararlara bakıldığında soruşturmaya yer olmadığı kararının yüzde 80,8 oranla en çok Doğu Anadolu’da verildiği görülmektedir. Yani Doğu Anadolu, en az ihbar eden, en fazla soruşturmaya yer olmadığı kararı alan ama en çok ikinci soruşturma açma kararı çıkan bölge olarak karmaşık bir suç örüntüsüne sahne olmaktadır. İhbar sayısında en düşük ikinci bölge olan Ege için ise tam tersi durum geçerlidir: ihbar sayısının düşüklüğüne rağmen soruşturma açma karar oranında yüzde 12 ile birinci bölge olmaktadır. En düşük ihbarlı iki bölgenin soruşturma kararı bakımından bu denli farklılaşması bu bölgelerin toplumsal yapısının incelenmesi gerektiğine işaret etmektedir.
Ceza infaz kurumlarında bulunan toplam hükümlülerin sayısı 2010 yılından 2019 yılına kadar dramatik bir artışa sahne olmuştur. Net değer olarak 3 kattan fazla yaşanan bu artış çeşitli demografik farklılaşmalara da neden olmuştur. Bu değişim raporun “Cezaevi Demografisi” başlığında incelenecektir. 2019 yılında ceza infaz kurumlarındaki hükümlülerin suç türlerine göre dağılımı incelendiğinde hırsızlık ve yaralama suçlarının ilk iki sırayı kapattığı, onu uyuşturucu madde imal ve ticaretinin izlediği görülmektedir. Hırsızlık suçundan hüküm giyenler ceza infaz kurumlarındaki toplam hükümlülerin yüzde 15’ini, yaralama suçundan hüküm giyenler yüzde 12’sini ve uyuşturucu madde imal ve ticaretinden hüküm giyenler yüzde 7’sini oluşturmaktadır. Suç türüne göre hükümlü sayılarının yıllara göre değişiminin verildiği şekilde 2018 yılında önceki yıllardaki artış oranından daha fazla arttığı görülmektedir.
Bu analizi paylaş