Konulara Göz At
100 Yılın Verisi
Aile ve Sosyal Gruplar
Bilim, Araştırma ve İletişim
Eğitim
Ekonomi ve Finans
Filistin
Göç
Hukuk ve Suç
İş ve Çalışma Yaşamı
Nüfus
Refah ve Eşitsizlik
Sağlık
Şehir
Sivil Toplum ve Yönetim
Yaşam ve Kültür
Eşitsizliklere Karşı Sosyal Transferlerin Durumu
Sosyal Transferler

Eşitsizliklere Karşı Sosyal Transferlerin Durumu

· 26 Mart 2022 · 6 dk okuma

Sosyal devlet anlayışına göre devletlerin sosyal adaleti sağlamak, gelir ve servette adil dağılımı gerçekleştirmek, verimli ve adil büyümeyi temin etmek, toplumu sağlık, eğitim, kültür vb. alanlarda geliştirmek ve toplumdaki yoksulluğu azaltmak gibi bazı ana işlevleri yerine getirmesi beklenir. Bu işlevleri yerine getirip müreffeh bir toplum inşa etmek gayesine ulaşmanın yolu ekonomik ve finansal politikalar geliştirmekten geçer. Özellikle sosyal adaleti sağlama ve yoksullukla mücadele etmenin temel aracı vergi ve harcama politikalarıdır. Alanda yapılan çalışmalarda bu politikaların topyekûn toplumsal refahı etkilediği, örneğin bölgesel eşitsizliklerin giderilmesi, temel sosyal güvenlik hizmetlerinin sağlanması ve temel sağlık ve eğitim ihtiyaçlarının karşılanması için gerçekleştirilen kamu harcamalarının doğrudan ya da dolaylı olarak yoksulluğu da etkilediği gösterilmiştir (Sağdıç, 2021). 

Ülkelerdeki hanehalkı kullanılabilir gelir dağılımları; özel sektör, kamu sektörü ve diğer çeşitli mekanizmaların neticesinde meydana gelmektedir. Emek piyasası hanehalkı gelir dağılımında adaleti kendiliğinden tesis edemediğinden dolayı kamu müdahalesine ihtiyaç duyulmaktadır. Kamunun bu müdahale için kullandığı vergiler, transfer ödemeleri ve kamusal mal ile hizmet sunumu şeklinde sıralanabilecek araçlar arasında en etkili olanlar vergiler ve transfer ödemeleri olarak kabul edilir. Joumard, Pisu ve Bloch’un (2012) OECD ülkelerinde yaptıkları çalışmaya göre gelir dağılımında eşitliği sağlamakta sosyal transferlerin vergilere göre daha etkili olduğu sonucuna varılmıştır (Akt: Aktaş ve Dokuzoğlu, 2021). 

Bir ülkede sosyal koruma harcamalarının milli gelir içindeki oranının o ülkenin sosyal refah durumunu ve devletin buna verdiği ehemmiyeti gösterdiği söylenebilir (Kızıler, 2017). Sosyal güvenlik ve yardım, sosyal transferleri de kapsayan fonksiyonel devlet harcamaları tasnifinde bir kategoridir. Bu harcamanın toplam devlet harcaması içindeki payını gösteren şekle göre hem toplam devlet harcaması hem de sosyal güvenlik ve yardım harcamaları artmıştır. Ancak sosyal güvenlik ve yardım harcamalarının genel harcama içindeki payı büyümemiş, neredeyse sabit kalmıştır. 2009 yılında sosyal güvenlik ve yardım harcamaları genel harcamanın yüzde 30’unu oluşturmuştur. Ardından gelen yıllarda 1 puanlık düşüşe geçen bu oran, 2019 yılına gelindiğinde yüzde 29,9 olarak tespit edilmiştir. 

Genel Devlet Harcaması ve Harcamanın GSYH'ye Oranı (2009-2022)

OECD’nin hesapladığı net toplam sosyal harcama ise devletin harcama kalemleri arasında belirli bir filtreleme yaparak elde edilen, devletin doğrudan ve dolaylı olarak yaptığı sosyal transferlerin toplamını ifade etmektedir. Bu harcamanın GSYİH’ye oranı, bir ulusal ekonomide yerli üretimin ne kadarının sosyal yardıma harcandığını göstermektedir. 2005’te GSYİH’nin yüzde 9,5’i olan sosyal harcamalar 2017’de yüzde 11,9’a çıkmıştır. Bu demektir ki Türkiye’de üretimin yalnızca yaklaşık yüzde 12’si sosyal transferler olarak yoksul halk kesimlerine geri dönmektedir. Her iki şekil bir arada değerlendirildiğinde son 10-12 yılda sosyal refahın gelişiminde ve devletin sosyal transferlere verdiği ehemmiyette bir durgunluk olduğu söylenebilir. Oysa yüzde 24 dolaylarında seyreden ulusal yoksulluk oranının bulunduğu bir ekonomide devletin sosyal harcamalarını hem artırması hem de daha efektif kullanması gerekmektedir. 

Türkiye’de sosyal transferlerin amacını gerçekleştirmede ne derece etkili olduğu, toplumsal eşitsizliklerin ne seviyede olduğuna bakılarak anlaşılabilir. Özellikle gelir eşitsizliğinin önem kazandığı bu noktada Gini katsayısı önemli bir gösterge olarak değerlendirilir. Buna göre Türkiye’nin sosyal transferler öncesi ve sonrası Gini katsayısı arasındaki farkın tatmin edici düzeyde olmadığı söylenebilir. Kayalıdere ve Şahin (2014) de sosyal koruma harcamalarının toplumsal eşitsizliklerin azaltılmasında önemli bir role sahip olduğunu ancak yeterli olmadığını belirlemişlerdir. Sağdıç’ın çalışmasında (2021) gösterildiği üzere transfer harcamaları ile yoksulluk oranları arasında uzun dönemli bir ilişki bulunmaktadır. Yani sosyal transferler kısa vadede değil uzun erimde müspet sonuçlar doğurmaktadır. Çalışmanın bir diğer sonucuna göre Türkiye’de bölgesel düzeyde bir birim sosyal transfer harcaması, yoksulluk oranını yüzde 0,23 ölçüsünde azaltmıştır. 

Sonuç olarak politika yapıcıların dikkat etmesi gerekenler, sosyal transferlerin genel harcamanın içerisindeki oranını arttırmak, mevcut kaynağın verimli kullanılması ve sosyal transferlerin uzun vadede sonuçlar vereceğini göz önünde bulundurmak şeklinde sıralanabilir.

 

Kaynakça

Aktaş, E. E. ve Dokuzoğlu, S. (2021). Sosyal transfer harcamaları gelir eşitsizliği ilişkisi: Karşılaştırmalı panel nedensellik analizi. Erciyes Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi, 59, 120-140.

Kayalıdere, G. ve Şahin, H. (2014). Sosyal devlet anlayışı çerçevesinde Türkiye’de sosyal koruma harcamalarının gelişimi ve yoksulluk. Siyaset, Ekonomi ve Yönetim Araştırmaları Dergisi, 2(2), 57-75.

Kızıler, N. (2017). Türkiye’de yoksullukla mücadele ve sosyal transfer harcamaları. Journal of Life Economics, 4(1), 77-100.

Sağdıç, E. N. (2021). The effect of social transfer expenditures on poverty: The case of Turkey. M. E. Kalgı ve A. Klich (Ed.), 4th International european conference on interdisciplinary scientific research içinde, (ss. 435-448).

 

 

 

Bu analizi paylaş