Konulara Göz At
100 Yılın Verisi
Aile ve Sosyal Gruplar
Bilim, Araştırma ve İletişim
Eğitim
Ekonomi ve Finans
Filistin
Göç
Hukuk ve Suç
İş ve Çalışma Yaşamı
Nüfus
Refah ve Eşitsizlik
Sağlık
Şehir
Sivil Toplum ve Yönetim
Yaşam ve Kültür
Görünmeyen Eşitsizlikler: Küresel ve Ulusal Yoksulluk Portresi
Yoksulluk

Görünmeyen Eşitsizlikler: Küresel ve Ulusal Yoksulluk Portresi

· 04 Aralık 2024 · 7 dk okuma

Yoksulluk meselesi hem ulusal hem uluslararası düzeyde son dönemlerin en çok tartışılan konularından biridir. Bu konuyu tartışmalı hale getiren ise dünya genelinde zenginlik artarken diğer yandan belirli bölgelerde yoksulluğun artmasıdır. Veriler incelendiğinde, gün geçtikçe pozitif bir ivme yakalaması beklenen dünya geneli ortalama refah seviyesinin istenilen düzeye ulaşmadığı görülüyor. Dünya Bankası’nın sunduğu uluslararası ölçüm kriterleri çerçevesinde elde edilen bulgular, yoksulluğun hâlâ dünyanın en önemli sorunlarından biri olarak varlığını sürdürdüğünü gösteriyor. Son yıllarda refahın daraldığı ve gelir eşitsizliğinin derinleştiği Türkiye’nin bu portredeki yeri ise merak konusu. 

Dünya Bankası, yoksulluğu ulusal olmanın ötesinde uluslararası bir problem olarak gören yaklaşımı ile küresel boyutta ölçüm yapmak için yöntemler geliştirmiştir. Eylül 2022 tarihinden itibaren günlük 2,15 ABD doları olarak belirlenen ve dönem dönem güncellenen uluslararası yoksulluk sınırı (IPL), küresel eşitsizliğin ve yoksulluğun boyutlarını anlamak adına geliştirilen kriterlerden biridir. Dünya Bankası tarafından belirlenen hedefe göre 2030 yılına kadar uluslararası yoksulluk oranının en fazla %3 seviyelerinde olması beklenmektedir.  Ancak, 2022 yılında bu oran %9 seviyelerinde kaydedilerek belirlenen hedefin oldukça gerisinde kalındığı gözlemlenmiştir. Özellike COVID-19 salgın döneminin olumsuz etkileri ile artış gösteren yoksulluk, 2020 yılında küresel yoksulluk oranlarında uzun yıllar sonra ilk defa bir yükselmenin kayda geçmesine neden olmuştur. 

Küresel Yoksulluk Oranı (2005-2022)

Dünya Bankası verilerine göre 2019 yılında %8,9 olarak olarak belirtilen küresel yoksulluk oranı, salgın başlangıcı olan 2020 yılında %9,7 seviyesine yükselmiştir. Sonraki dönemde bu oranlar azalma eğiliminde olsa da 2022 yılında küresel yoksulluğun %9 olarak kayda geçmesi, oranların hala salgın öncesi dönemin üzerinde olduğunu göstermiştir. Dünya ortalamasında bu yükseliş özellikle belli bölgelerde yoksulluk düzeyinin artması ile meydana gelmiştir. Güney Asya 2019’dan 2020 yılına %10,6’dan %13’e yükselerek en büyük artışın meydana geldiği bölge olmuştur. Buna karşın Avrupa’da oran yıllardır olduğu gibi 0.5 olarak sabit kalmış, Latin Amerika bölgesinde ise 2019 yılından 2020 yılına 4,2’den 3,8’e bir düşüş göstermiştir. Bu veriler yoksulluğun özellikle belirli bölgelerde ciddi artışlar gösterdiğini ve bölgesel eşitsizliklerin derinleştiğini ortaya koymaktadır. 

Peki Dünya geneli ile kıyaslandığında Türkiye’de yoksulluk oranlarının durumu nedir?  Türkiye’de yoksulluğun ölçümü için TÜİK tarafından farklı yöntemler kullanılıyor olsa da, Dünya Bankası Türkiye için de küresel kriterler kullanarak ölçüm yapmayı tercih etmektedir. Bu kapsamda Türkiye gibi üst-orta gelir düzeyine sahip ülkelerde yoksulluk düzeyini ölçmek için günlük 6,85 ABD doları yoksulluk sınırı olarak belirlenmiştir. Bu uluslararası yoksulluk kriterine göre Türkiye’de yoksulluk oranları son yıllarda Dünya ortalaması ile benzer düzeylerde seyretmektedir. Buna karşın, pandemi döneminde Dünya geneli yoksulluk oranında görülen artışın Türkiye’de gerçekleşmediği gözlemlenmektedir. 

Türkiye’de uluslararası yoksulluk sınırı baz alınarak yapılan ölçümlerde yoksulluk düzeyi 2019’da %9 olarak kayda geçmiş, 2020’de küresel yoksulluk oranı artarken Türkiye’de oran %8’e inerek küresel eğilimden daha farklı bir tablonun ortaya çıkmasına neden olmuştur. Yine 2021’de Dünya geneli yoksulluk oranı pandemi öncesi seviyeden yüksekte kalmaya devam ederken, Türkiye’de oranlar %7 ye düşmüştür. Bu durum, kısa vadede Türkiye maliye politikasının COVID-19 salgınının neden olduğu ekonomik etkileri hafifletmedeki olumlu rolüyle açıklanabilir. Fakat uluslararası yoksulluk ölçümleri kapsamında elde edilen bu olumlu sonuçların Türkiye gerçeğini ne kadar yansıttığı tartışmalıdır. 

Dünyada ve Türkiye'de Uluslararası Yoksulluk Oranı (2017-2021)

TÜİK istatistiklerinde son yılda ve aynı zamanda önceki üç yıldan en az ikisinde de yoksul olan fertleri tanımlayan ve medyan gelirin %60’ına göre hesaplanan sürekli yoksulluk oranı 2019 yılında %12,7 iken 2020’de %13,7’e yükselmiştir. Yine TÜİK’in yayımlamış olduğu verilere göre 2017 yılından beri yükselişte olan göreli yoksulluk oranı 2019 ve 2020 yıllarında 0,6 puan yükselmiştir. Toplumun genel refah düzeyinin altında olan kesim ile ilgili verileri ifade eden göreli yoksulluk oranlarının artması, yoksulluğun halihazırda ekonomik durumu kötü olan kitle içerisinde arttığını göstermektedir. Buradan yola çıkarak Türkiye’de yoksulluğun kırılgan gruplar için büyük bir problem olmaya devam ettiği anlaşılmaktadır. 

Göreli Yoksulluk Oranı (2006-2024)

Sonuç olarak Dünya Bankası’nın belirlemiş olduğu uluslararası kriterler baz alındığında pandemi döneminde Dünya ortalamasının aksine Türkiye’de yoksulluk oranlarının düşüş gösterdiği söylenebilir.  Bu değerlendirme ülkemiz için olumlu bir tablo çiziyor olsa da ulusal veriler dikkate alındığında toplumun kırılgan kesimlerinde yoksulluk oranlarının azalmayıp arttığı görülmektedir. Böyle bir dönemde Türkiye’deki zengin kesim arasında yoksullaşma kayda geçmediği için refah seviyesi yüksek bölgelerde yoksulluk oranında bir artış olmadığı söylenebilir. Buna ek olarak, Türkiye’de olduğu gibi dünya genelinde de yoksulluğun özellikle belirli bölgeleri ve belirli grupları etkilediği gözlemlenmektedir. Uzun yıllar sonra meydana gelen küresel yoksulluk oranındaki artışın nedeninin yıllardır yoksullukla mücadele eden bölgelerde eşitsizliğin giderek derinleşmesi olduğu görülmektedir. Bu durum, yoksulluğun sadece rakamlarla değil, toplumun farklı kesimlerini etkileyen derin ve karmaşık bir olgu olarak ele alınması gerektiğini, çözüm yolları ararken hem ulusal hem de küresel düzeyde çok boyutlu yaklaşımların zorunlu olduğunu açıkça göstermektedir.

Kaynakça

Aguilar, R. A., Diaz-Bonilla, C., Fujs, T., Lanker, C., Nguyen, M. C., Viveros, M., & Baah, S. K. (2024). March 2024 global poverty update from the World Bank: first estimates of global poverty until 2022 from survey data. Erişim: https://blogs.worldbank.org/en/opendata/march-2024-global-poverty-update-from-the-world-bank--first-esti?cid=ECR_LI_worldbank_EN_EXT_profilesubscribe 

World Bank. (2022). Fact Sheet: An Adjustment to Global Poverty Lines. Retrieved September 5, 2024, from World Bank Erişim: https://www.worldbank.org/en/news/factsheet/2022/05/02/fact-sheet-an-adjustment-to-global-poverty-lines#12 

 

Bu analizi paylaş