Dual teoriye göre modern ekonomilerde birincil ve ikincil işgücü piyasaları bulunmaktadır. Birincil işgücü piyasasında iyi koşullarda, yüksek maaş, iş güvenliği, istikrarlı ve düzenli istihdam bulunurken ikincil işgücü piyasası uygun olmayan koşullar, düşük maaş ve statü, terfi imkanının olmadığı bir piyasadır (McNabb, 1987; akt, Uyanık, 1999, s. 2). Aynı zamanda ikincil işgücü piyasasında emek-yoğun ve rekabetçi endüstri bulunmaktadır (Uyanık, 1999, s. 3).
Ücretli öğretmenlikte de ikincil işgücü piyasasında atanamayan ve iş bulmakta zorlanan öğretmenlik mezunu kişiler çalışmaktadır. Ücretli öğretmenlikte bir saat ders ücreti 2021 Temmuz ayında 21,46 TL net ve saat başı olarak hesaplanmıştır. Haftada 30 saat derse giren bir ücretli öğretmenin maaşı 2.575,2 TL’dir. 2022 yılında açıklanan maaş zamlarının sonucunda ders başı ücret 28,01 TL olmuştur. Bu durumda haftada 30 saat derse giren ücretli öğretmen maaşı 3.360,64 TL olmuştur (Hürriyet, 2022). Asgari ücretten bile az olan maaş ve çalışma şartlarının uygun olmadığı ücretli öğretmenlik meselesi Türkiye’nin önemli meselelerinden birisidir.
Ücretli öğretmenliğe dair veriler MEB Örgün Eğitim istatistiklerinde paylaşılmamaktadır, sadece kadrolu öğretmen ve sözleşmeli öğretmenlerin verileri yıllık olarak kamuoyu ile paylaşılmaktadır. Dolayısıyla genel olarak ücretli öğretmenlerin Türkiye’deki durumuna dair bir çıkarım yapılamamaktadır. Ücretli öğretmenlere dair veriler, faaliyet raporlarında yetiştirme ve destekleme kursları kapsamında verilmektedir. Ancak burada da her yıl düzenli ve detaylı bir veri paylaşımı bulunmamaktadır.
2015 Yılı İdare Faaliyet Raporu’na bakıldığında, dershanelerden dönüştürülen, MEB’e bağlı olan destekleme ve yetiştirme kursları açılmıştır. Bu kurslarda öğrenciler dersleri ve öğretmenleri seçebiliyorken öğretmenler de ders verecekleri okulları seçebilmektedir. Şekilde bu yetiştirme ve destekleme kurslarında bulunan ücretli öğretmen, kadrolu öğretmen ve kurs merkezlerinin sayıları 2015-2016 yılları için verilmiştir. Buna göre kadrolu öğretmenlerin sayısı ücretli öğretmenlerin sayısının 6-7 katı kadardır. 2016 yılının 2. dönemine ait veriye bakıldığında kadrolu öğretmenlerde yüzde 3’lük bir düşüş varken ücretli öğretmenlerde yüzde 56 oranında bir düşüş olduğu görülmektedir. Bir dönemlik süre içinde sayının bu denli değişkenlik göstermesi ücretli öğretmenlerin düzenli ve istikrar göstermeyen şartlar altında çalıştığının bir göstergesidir. Aynı zamanda kurs sayılarında bir değişme olmadığı taktirde sadece ücretli öğretmenlerin sayısındaki bu değişiklik iş istihdamı ile ilgili olduğunu düşündürmektedir.
Ücretli öğretmen sayısının toplam öğretmen sayısına oranı şekilde verilmiştir. Buna göre koyulan hedefe, yılsonu gerçekleşme tahmini ile bakıldığında gerçekleşme miktarı yüzde 8,62 ile konulan hedefin ilerisindedir. Ücretli öğretmen oranı, hedef, gerçekleşme ve yıl sonu gerçekleşme cinsinden elde edilen verilere baktığımızda koyulan hedef yüzde 8 iken yıl sonu gerçekleşmesi yüzde 9,7’dir. Gerçekleşme oranı ise yüzde 82,47 olarak verilmiştir. Bu da hedefe yaklaşık bir oran olduğu için makul olarak belirtilmiştir. İdare faaliyet raporlarından hareketle yetersiz yorum yapılabilmektedir.
Ücretli öğretmenlerin çalışma koşulları ve karşılaştıkları sorunlarla ilgili çeşitli çalışmalar yapılmıştır. 2013 yılında yapılan çalışmalarda ücretli öğretmenlerin karşılaştığı sorunlar; ücretin yetersiz gelmesi, iş güvencesinin olmaması, gelecek kaygısı, özlük haklarının yetersiz olması ve ücretli öğretmenlere karşı çevrenin olumsuz tutumu olduğu ortaya konmuştur. Ayrıca öğretmenlerin geçici olduğu düşüncesi öğrencilerin disiplin sorunlarına neden olmaktadır (Öğülmüş vd., 2013). Çınkır ve Kurum’un (2017) çalışmasına göre ücretli/atanamayan öğretmenler bu durumu bağımlı ve umutsuz nesiller, plansızlık, siyasal bir sonuç, insan kaynağının sömürüsü olarak görmektedirler. Ayrıca bu öğretmenlerin psikolojik durumlarına bakıldığında tükenmişlik, yabancılaşma, intihar ön plana çıkmaktadır. İstihdam ile ilgili güvencesi olmayanların ve alan dışı işlerde çalışanların, geçim sıkıntısı ve çevre baskısı gibi sorunlarla karşılaştığı ortaya konulmuştur.
Kaynakça
Çınkır, Ş. ve Kurum, G. (2017). Atanmak ya da atanamamak: Ücretli öğretmenlerin yaşadıkları sorunlar. Eğitimde Nitel Araştırmalar Dergisi, 5(3), 9-35.
T.C. Milli Eğitim Bakanlığı. (2016). 2015 idare faaliyet raporu. 13 Aralık 2021 tarihinde https://sgb.meb.gov.tr/meb_iys_dosyalar/2016_02/29061209_2015darefaalyetraporu.pdf adresinden erişildi.
T.C. Milli Eğitim Bakanlığı. (2017). 2016 idare faaliyet raporu. 15 Aralık 2021 tarihinde https://sgb.meb.gov.tr/meb_iys_dosyalar/2017_03/07172222_2016idarefaaliyetraporu.pdf adresinden erişildi.
Bu analizi paylaş