Türkiye’nin en kalabalık nüfusa ve hanehalkı sayısına sahip şehri olan İstanbul’da hanehalklarının ikamet ettiği konutların niteliği, şehrin deprem bölgesinde yer alması da göz önünde bulundurulduğunda kritik öneme sahiptir. Bu analiz kapsamında 2021 yılında 4 milyon 755 bin (TÜİK, 2021) ile toplam hanehalkı sayısının %19’unu bünyesinde barındıran İstanbul’un temel haklardan biri kabul edilen konut nitelikleri analiz edilecektir.
İstanbul’da ikamet eden hanehalklarının mülkiyet durumlarına bakıldığında 2021 yılında hanehalklarının %52,6’sının ev sahibi, %37,1’inin ise kiracı olduğu görülür. Nitekim 2017, 2018 ve 2019 yılları kapsamında %28,6 ile konut ve kira harcamalarına en yüksek payın ayrıldığı il olan İstanbul’da (TÜİK, 2019) kiracı konumunda olan hanehalkı oranı oldukça yüksektir. 2021 yılında Türkiye’de genel kiracı oranının %27,6 olduğu hatırlanırsa İstanbul’da hem çalışan genç hanelerin hem öğrencilerin kiracılığı yoğun bir şekilde deneyimlediği ifade edilebilir.
Söz konusu hanehalklarının ikamet ettikleri bu binaların inşa yılı dikkate alındığında %45,7’sinin 2001 ve sonrasında inşa edilen binalarda yaşadığı görülür. Bunu %36,8’le 1981-2001 yılları arasında inşa edilen binalarda ikamet eden hanehalkı oranı takip eder. 1980 ve öncesinde inşa edilmiş binalarda ikamet eden hanehalklarının oranının %10,4 ile nispeten az olduğu görülür. 1997 yılından önce inşa edilmiş binalar deprem yönetmeliklerinin yetersiz olması ve yapı denetim mekanizmalarının oluşmaması sebebiyle daha riskli kabul edilmektedir (Aral & Tunç, 2021). 1999 Marmara depremiyle birlikte yönetmeliğin ve denetim mekanizmalarının geliştirilmesi bu yıldan sonra inşa edilmiş binaların nispeten daha güvenilir olmasını sağlamıştır. Buradan hareketle % 47,2 ile İstanbul’da ikamet eden hanehalklarının büyük kısmının bina inşa yılı bakımından yüksek risk barındırdığı düşünülen 2001 öncesinde inşa edilmiş binalarda yaşadığı görülür. Bununla birlikte 2001 sonrasında inşa edilmiş binalarda ikamet eden hanehalklarının deprem riski bakımından güvenli binalarda yaşadığını söyleyebilmek için bina inşa yılı dışında kalan etkenlerle birlikte düşünmek önemlidir.
Yaşanılan binanın depreme dayanıklılık ve yaşam koşulları bakımından niteliğini belirleyen önemli unsurlardan biri de kat sayısıdır. 2021 yılında İstanbul’da hanehalklarının %54,9’unun 6 ve üstü katlı binalarda, %22,9’unun 5 katlı ve %10,2’sinin ise 4 katlı binalarda ikamet ettiği görülür. İstanbul’da nüfusun kalabalık yapısının dikey mimariyi beraberinde getirmesi sebebiyle 6 ve üstü katlı binalarda yaşayan hanehalkı oranının yüksek olduğu ifade edilebilir. Dolayısıyla deprem riski taşıyan bir bölgede yer alan İstanbul’un bu denli yüksek binalara sahip olması olası bir afetin yıkıcılığını daha da arttırabilir.
Temel bir hak olarak konuta sahip olmanın yanı sıra söz konusu konutun güvenli ve sağlıklı yaşamaya olanak sunabilmesi de önemli bir unsurdur. Buradan hareketle İstanbul’daki hanehalklarının ikamet ettikleri konutlarda kullanılan ısıtma sistemleri hanehalklarının sahip oldukları yaşama kolaylığı hakkında bilgi verebilir. 2021 yılında İstanbul’da hanehalklarının %75,8’inin ikamet ettiği konutlarda kat kaloriferi kullanıldığı görülür. Bunu %13 ile merkezi kalorifer ve %10,2 ile de soba kullanılan konutlarda ikamet eden hanehalkları takip eder.
Bireylerin temel bir hak olarak güvenli ve sağlıklı konutlarda yaşayabilmesi söz konusu konutların niteliğiyle doğru orantılıdır. Bu doğrultuda Türkiye’de en fazla hanehalkı sayısına sahip İstanbul’da ikamet edilen konutların niteliğine dair gerekli iyileştirmelerin yapılması önem arz etmektedir.
Kaynakça
Aral, M. & Tunç, G. (2021). Türkiye’de deprem performansına dayalı bina kimlik bilgilerinin oluşturulmasına yönelik çalışma ve öneriler. Afet ve Risk Dergisi 4(1), 20-41.
TÜİK, Hanehalkı Tüketim Harcaması, 2019, Erişim adresi:
https://data.tuik.gov.tr/Bulten/Index?p=Hanehalki-Tuketim-Harcamasi-(Bolgesel)-2019-33594
TÜİK, Nüfus ve Konut Sayımı, 2021. Erişim adresi: https://data.tuik.gov.tr/Bulten/Index?p=Nufus-ve-Konut-Sayimi-2021-45866
Not: Bu analiz yazısı Hanife Kalkan tarafından kaleme alınmıştır.
Bu analizi paylaş