Konulara Göz At
100 Yılın Verisi
Aile ve Sosyal Gruplar
Bilim, Araştırma ve İletişim
Eğitim
Ekonomi ve Finans
Filistin
Göç
Hukuk ve Suç
İş ve Çalışma Yaşamı
Nüfus
Refah ve Eşitsizlik
Sağlık
Şehir
Sivil Toplum ve Yönetim
Yaşam ve Kültür
Kronikleşen Düzensiz Göç Sorunu
Düzensiz Göç

Kronikleşen Düzensiz Göç Sorunu

· 25 Mart 2022 · 7 dk okuma

Türkiye, çevre ülkelerin ekonomik ve siyasi sorunları sebebiyle göç alma hususunda her zaman hedef ülke konumundadır. Küreselleşmenin hız kazanmasına ve bazı ülkelerde iç savaşın tırmanmasına bağlı olarak göç hareketleri karmaşık bir hal almakta ve düzensiz göç hareketleri her geçen gün artmaktadır. Düzensiz göç, ülkede ciddi maliyete sebep olan bir durumdur. Düzensiz göçmenlerin yakalanması ve geri gönderilmesi maliyetin yanı sıra oldukça karmaşık, bürokratik ve operasyonel bir süreci de beraberinde getirmektedir. Özellikle göçmenlere karşı Avrupa ülkelerinin, kendilerini muhafaza eden tavrı, küreselleşmeyle sınırların belirsiz hal almasına bir paradoks olarak göçmenlere karşı net çizgileri karşımıza çıkarmaktadır. 

1980’lerden sonra artan göç hareketleri Türkiye’yi ciddi oranda etkilemiştir. Türkiye, diğer tüm ülkelerden gelenlere sığınma hakkı tanıyabileceği ancak yalnızca Doğu Avrupa ve Sovyetler Birliği’nden gelenlere mülteci statüsü vereceği anlamına gelen 1951 Cenevre Sözleşmesi’nin getirdiği kısıtlamayı, devlet/güvenlik yaklaşımıyla genişletmiştir. Günümüzde neredeyse Türkiye’ye sığınmak isteyenler arasında Avrupa’dan gelen yoktur. AB, göçe karşı oldukça koruyucu bir tutum sergilerken Türkiye, gelecek göçmenlerin sorumluluğunu tamamen üstlenmekte ancak aynı zamanda da ihtiyatlı davranmaktadır. Bu bağlamda, AB ile geri kabul anlaşması imzalayarak vize muafiyeti istemiştir. Türkiye’nin düzensiz göçmenler ve mültecileri bir arada değerlendirmesi AB tarafından olumsuz karşılanmaktadır. Avrupa ülkeleri, ulusal güvenlik söylemiyle kendi sınırlarını korurken, ekonominin ihtiyacı olduğundan dolayı düzensiz göçe göz yummaktadır (Ün ve Paydak, 2017: 199-200). 

Yıllara göre yakalanan düzensiz göçmen sayıları incelendiğinde, 2010 yılından 2014 yılına kadar ciddi bir artış göze çarpmamaktadır. 2010 yılında 32 bin 667 düzensiz göçmen yakalanmıştır. Ancak 2015 yılında bir önceki yıla göre yakalanan düzensiz göçmen sayısı yüzde 47,02’lik bir artışla 146 bin 485 olmuştur. 2016 ve 2017 yıllarında da artışlar yaşanmıştır. 2018 yılında artış yükselerek devam etmiştir. 2019 yılında ise yakalanan düzensiz göçmen sayısı bir önceki yıla göre yüzde 69,65 oranında artarak 454 bin 662 olmuştur. Bu sayı 2010 yılından bu yana yakalanan düzensiz göçmen sayısının zirve noktasıdır. Bu artışa tam bir asimetri olarak 2020 yılında yakalanan düzensiz göçmen sayısı yüzde 73,10’luk bir azalma ile 122 bin 302 olmuştur. Bu düşüşte asıl etkinin ekonomik, siyasal ya da güvenlik olarak bir iyileşme ile değil yaşadığımız pandemi ile alakalı olduğunu söylemek mümkündür. 

Yakalanan Düzensiz Göçmelerin Sayısı (2010-2021)

Yakalanan düzensiz göçmenlerin uyruklarına baktığımız zaman, 2014 yılında 24 bin 984 kişi ile Suriye uyrukluların en fazla orana sahip olduğu görülmektedir. 2015 yılında bu sayı yaklaşık üç kat artarak 73 bin 422’ye yükselmiş ve yine en yüksek orana sahip uyruk olmuştur. 2015 yılından 2018 yılına kadar yakalanan düzensiz göçmenlerde, Suriyelilerinin sayısının düşerken Afganların sayısının arttığı görülmektedir. 2014 yılında yakalanan Afgan sayısı 12 bin 248 iken 2019 yılında bu sayı on altı kattan fazla artarak 201 bin 437 kişi olmuş ve 2019 yılının en yüksek miktara sahip uyruğu olmuştur. Afganların Türkiye’ye düzensiz göçü yeni olmasa da ülkelerindeki çatışmaların artmasıyla kaçışlar da artmıştır. 2020 yılında ise bu sayı yüzde 75,1 oranında azalarak 50 bin 161 olmuştur. Suriyelilerin sayısı ise bir önceki yıla göre yüzde 68,21 azalarak 17 bin 562 olmuştur. Afganlar ve Suriyelilerden sonra 13 bin 487 ile Pakistanlıların geldiği görülmektedir. 2020 yılında yakalanan diğer uyruklu düzensiz göçmen sayısı bir önceki yıla göre yüzde 67,48 azalarak 41 bin 92 olmuştur. 

Yakalanan Düzensiz Göçmenlerin Uyruklarına Göre Dağılımı (2014-2021)

Eylül 2021 verilerine bakıldığı zaman, yakalanan Afgan sayısı yüzde 11,16 oranında azalarak 44 bin 565 olmuştur. Suriyeli sayısı 15 bin 429, Pakistanlı sayısı ise 11 bin 721’dir. Yakalanan ilk on uyruk arasında Filistinliler 1.751 ile son sırda yer almıştır. Güncel veriler ile yakalanan diğer uyrukların toplam sayısı bir önceki yıla göre neredeyse yarı yarıya azalarak 15 bin 458 olmuştur. Diğer verilerde ifade edildiği gibi bu azalmalar salgınla rahatlıkla ilişkilendirilebilir. 

Yakalanan Düzensiz Göçmenlerin Uyruklarında İlk 10 Uyruk (2021)

Yıllara göre göçmen kaçakçılarının sayısı verilmiştir. 2010 yılında yakalanan göçmen kaçakçısı sayısı 1.711’dir. 2014 yılına kadar hafif dalgalanmalar görülmüştür. 2015 yılında yakalanan göçmen kaçakçısı sayısı bir önceki yıla göre yaklaşık üç kat artarak 4 bin 471 olmuştur. 2016 yılında 3 bin 314’e gerilemiştir. 2019 yılına kadar yakalan göçmen kaçakçısı sayısı ciddi artışlar göstermiştir. 2019 yılında 8 bin 966 göçmen kaçakçısı yakalanmış ve bu sayı 2010 yılından bu yana görülen en yüksek miktar olmuştur. Bunda iç savaş yaşayan ülkelerdeki çatışmaların artması etkili olabilir. 2020 yılında bir önceki yıla göre yüzde 52,24 oranında bir azalma ile 4 bin 282 göçmen kaçakçısı yakalanmıştır. 

Yakalanan Göçmen Kaçakçıları (2010-2021)

 

Düzensiz göçte Türkiye’de görülen sayılar birçok ülke için korkutucu boyuttadır. Emniyet teşkilatı ciddi anlamda düzensiz göç ile mücadele etmektedir. Bu bağlamda fotoğraf, parmak izi ve biometrik verileri sayısallaştırmaya yarayan yerli yazılım üretmemiz şüphesiz maliyeti azaltan bir etkiye sahiptir. Ayrıca ülkemizde sınır güvenlik yönetimine dair yatırımların artırıldığı ifade edilmektedir. Ancak sayılar bu yatırımların yetersiz kaldığını göstermektedir. Verilere de yansıyacak bir düşüş ve bölgedeki hareketlilikte istikrar sağlamak adına daha fazla mücadele edilmesi gerektiği görülmektedir. Özellikle son yıllarda meydana gelen yakalanan düzensiz göçmen sayısının azalmasında, yaşadığımız COVID-19 salgını asıl etkiye sahiptir. Eşitsizlik ve küresel çatışmaların hâkim olduğu atmosferde düzensiz göçleri tamamen bitirmek mümkün değilken, azaltıcı önlemleri de ülkelerin tek başlarına almaları olanaklı değildir. Burada uluslararası bir sorumluluk bilinci oluşması gerekmektedir. Gelinen noktada çatışma bölgelerinde düzen ve istikrarı sağlamaya yönelik atılacak adımlar ve uluslar ötesi bir yaklaşım benimsemek önemlidir. 

 

Kaynakça

Ün, M. B. ve Paydak, A. (2017). Küreselleşen dünyada düzensiz göç ve Türkiye: Adana ili yabancılar misafirhanesi çalışması. Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 17(3), 187-203.

 

 

 

 

 

Bu analizi paylaş