Mülteci ve Sığınmacıların Eğitime Entegrasyonu: GEM’ler ve Uyum Sınıfları
Türkiye’de mülteci nüfusunun artmasıyla birlikte yabancılar için eğitim hizmetleri meselesi önem kazanmıştır. Yabancılar dahil bütün çocukların temel eğitimlerden ücretsiz bir biçimde yararlanmasını içeren Türkiye ulusal mevzuatı, kitlesel göçün ilk yıllarında Suriyeli öğrencilerin eğitimi konusunda yeterli altyapıya sahip olmamıştır. 23 Eylül 2014 tarihinde yayınlanan Yabancılara Yönelik Eğitim-Öğretim Hizmetleri genelgesi ile göçmenlere yönelik eğitim-öğretim hizmetlerine dair çalışmalar ağırlık kazanmıştır.
2014-2022 yılları arasında geçici koruma kapsamında Türkiye’de bulunan Suriyeli öğrenci sayısının seyrine bakıldığında istikrarlı bir artış yaşandığı görülür. 2014 yılında 230 bin olan Suriyeli öğrenci sayısı 2022 yılı itibariyle yüzde 68 artışla 731 bine yükselmiştir. Bunda kitlesel göçle Türkiye’ye gelen eğitim seviyesindeki nüfusun artışı ve bu nüfusun eğitime katılımıyla ilgili yürütülen politikalar önemli etkiye sahiptir. Suriyeli öğrencilerin eğitim kademelerine nasıl dağıldığına bakıldığında ise ilkokul düzeyinde eğitim gören öğrenci sayısının daha fazla olduğu görülür.
Söz konusu genelgenin yayınlanmasının ardından Suriyelilerin yoğunlukta olduğu 21 ilde geçici eğitim merkezleri açılmıştır. 2016 yılında ise Milli Eğitim politikası kapsamında Suriyeli öğrencilerin Türk eğitim sistemine uyumlarının sağlanması amacıyla geçici koruma kapsamındaki Suriyeli öğrenciler resmi okullara yönlendirilmiştir. Bu sebeple yeni geçici eğitim merkezlerinin açılması durdurularak, kademeli olarak mevcut merkezlerin kapatılmasına karar verilmiştir. Bu süreçte geçici eğitim merkezleri ders programına haftalık 15 saat Türkçe dersi ekleyerek öğrencilerin yeni eğitim sürecine daha kolay uyum sağlaması amaçlanmıştır. 2016 yılından itibaren kademeli olarak GEM’lerin ve burada eğitim gören öğrencilerin sayısı azalmaya başlamıştır. 2016 yılında 421 GEM eğitim vermekteyken 2019 yılına gelindiğinde bu sayı 23’e düşmüştür (MEB, 2019).
GEM’lerin faaliyetlerine başladığı 2014 yılından 2020 yılına kadar geçen sürede resmi okullarda ve geçici eğitim merkezlerinde eğitim alan öğrenci sayılarına bakıldığında, kısa sürede resmi okulda eğitim gören öğrenci sayısının arttığı görülür. 2014 yılında 40 bin olan resmi okulda eğitim gören öğrenci sayısı, 2020 yılına gelindiğinde yüzde 94’lük bir artışla 674 bine ulaşmıştır.
2018-2019 öğretim yılı itibarıyla GEM’ler kapatılıp buradaki öğrenciler devlet okullarına kaydolmuş ve devlet okullarında uyum sınıfları açılmıştır. MEB’in takip ettiği geçici koruma altındaki yabancı öğrenciler UNICEF bünyesinde yürütülen PİKTES proje kapsamında desteklenmektedir. Uyum sınıflarında PİKTES projesi kapsamında GEM’lerde görev alan eğiticilere görev verilmektedir. 3-12. sınıflardaki öğrencilerin katılabildiği ve en fazla 2 dönem olarak planlanan uyum sınıfını tamamlayan öğrenciler, uygun olan sınıftan itibaren örgün eğitime dahil olmaktadır.
GEM’ler yabancı uyruklu öğrenciler için izole bir ortam olması sebebiyle bu öğrencilerin içinde bulundukları topluma ve kültüre entegrasyon sürecini uzatma riskine sahiptir. Ancak uyum sınıfları bu öğrencilerin Türk öğrencilerle etkileşiminin artmasına imkân tanımaktadır. Bununla birlikte bu yeni süreç beraberinde belli zorlukları da getirecektir. Öğretmen ve öğrencilerin yeni sürece adaptasyonunun hem eğitim hem de yönetim aşamasına yansımaları olacaktır. Bu sorunların ortaya çıkaracağı etkilerin en aza indirilmesi için eğitim ve yönetim işlerinin nitelikli bir biçimde sürdürülmesine özen gösterilmelidir.
Bu analizi paylaş