Erken çocukluk dönemi, 0-6 yaş arasında olan çocukların dilsel, sosyal, duygusal ve fiziksel gelişiminin hayatın diğer dönemlerinde olmadığı kadar hızlı geliştiği bir dönemdir. Ayrıca erken gelişim dönemi çocukların geleceklerini derinden ve uzun süreli etkileyen bir dönemdir (UNICEF, t.y.). Çocuklar için bu kadar önem arz eden bu dönem, anne-baba desteğinin yanı sıra kreş ve anaokulu gibi kurumlar tarafından da desteklenmektedir. Dolayısıyla okul öncesindeki eğitimin durumu, çocukların okula başlamadan önceki gelişim durumlarını, destek ihtiyaçlarını anlamak için önemlidir. Bu kısımda Türkiye’nin diğer ülkeler ile karşılaştırması net okullaşma oranları üzerinden yapılmıştır. Ek olarak okullaşma oranları yaş grupları ve coğrafi bölgelere göre analiz edilmiştir.
3-5 yaş arası için erken çocuk eğitim ve bakım hizmetleri ile ilgili verilere OECD’nin aile veri tabanından erişilmiştir. Şekilde görüldüğü gibi 2016 yılında diğer ülkelere kıyasla okul öncesi okullaşma oranları Suudi Arabistan’da yüzde 21 ile en düşük orana sahip iken Türkiye’de yüzde 42,8 ile onu takip etmiştir. OECD ülkelerinin okul öncesi okullaşma ortalaması yüzde 87 olmakla birlikte Türkiye’nin neredeyse iki katıdır. En fazla okul öncesi okullaşmanın bulunduğu ülkeler ise Finlandiya, Fransa, Birleşik Krallık gibi gelişmiş ülkelerdir ve okullaşma oranları yüzde 100’dür. Dolayısıyla, erken dönem gelişimsel faaliyetlerin desteklenmesi için oldukça öneme sahip olan okul öncesi eğitimin okullaşma oranları, ülkemizde diğer ülkelere kıyasla oldukça düşüktür ve bu hususta farkındalık kazandırılmaya ihtiyaç vardır.
MEB’in örgün eğitim istatistiklerinden cinsiyete göre okul öncesi okullaşma oranları grafikte verilmiştir. Buna göre 2012 yılından 2019 yılına kadar istikrarlı bir artış görülmektedir. 2012/13 yılında yüzde 26,6 olan okullaşma oranı, 2019/20 yılında yüzde 41,8 olmuştur. Bu oran 2020/21 eğitim öğretim yılında yüzde 28 oranına düşmüştür. Pandemi dönemi okulların kapanmasının bu duruma doğrudan bir etkisinin olduğundan söz edilebilir. Okullaşma oranındaki bu düşüşün ve evde kapalı alanda geçen okul öncesi dönemin çocukların sosyal ve duygusal gelişimlerine etkisi detaylı bir şekilde araştırılmalı ve konu ile ilgili gerekli önlemler alınmalıdır. Cinsiyet dağılımında bariz bir farklılaşma bulunmamakla birlikte tüm eğitim öğretim yıllarında erkeklerin okullaşma oranları kadınlarınkinden daha fazladır.
Yaşlara göre okul öncesi okullaşma oranları verilmiştir. Buna göre en fazla okullaşma oranı 5 yaşındaki çocuklarda görülmekte ve yaklaşık yüzde 70 oranında seyretmektedir. Okullaşma oranının yüksek olduğu diğer yaş grubu 4 ve 5 yaşlarındaki çocuklardır ve yaklaşık yüzde 55’lerde seyretmektedir. En az okullaşma oranı ise 3 yaş grubuna aittir ve yüzde 12’lerde bir süreklilik göstermiştir.
İstatistiki bölge birimleri sınıflaması 1. düzeydeki okul öncesi okullaşma oranlarına göre okul öncesi okullaşma, İstanbul ve Batı Anadolu’da yaklaşık yüzde 23 ile en düşük orana sahipken Batı Karadeniz ve Batı Marmara, yaklaşık yüzde 34 oranıyla en yüksek okullaşmaya sahip bölgeler olmuştur.
Bölgeler çeşitlilik gösterse de Türkiye’ye genel olarak bakıldığında okul öncesi okullaşma oranlarının düşük olduğu görülmektedir. Özellikle diğer ülkelerin okullaşma oranlarını göz önünde tuttuğumuzda aradaki fark ortaya bariz bir şekilde çıkmaktadır. Burada özellikle 5 yaş, okul öncesi eğitime başlama için kritiktir. İstatistiki bölgeler baz alındığında ise doğu bölgelerinde okul öncesi okullaşmanın diğer bölgelere göre daha düşük olduğu açık bir şekilde görülebilir.
Kaynakça
OECD. (2017). Starting strong. 17 Kasım 2021 tarihinde https://read.oecd-ilibrary.org/education/starting-strong-2017_9789264276116-en#page28 adresinden erişildi.
UNICEF. (t.y). Erken çocukluk döneminin desteklenmesi. 18 Kasım 2021 tarihinde https://www.unicefturk.org/yazi/Erken-Cocukluk-Gelisiminin-Desteklenmesi adresinden erişildi.
Bu analizi paylaş