Millî Eğitim Bakanlığı’nın tanımına göre özel eğitim okulları, özel eğitime ihtiyacı olan bireylere hizmet veren, özel olarak yetiştirilmiş personelin bulunduğu, geliştirilmiş eğitim programlarının uygulandığı kurumlarıdır (MEB Örgün Eğitim İstatistikleri, 2021). Özel gereksinimi bulanan bireylerin bedensel, zihinsel, duygusal ve sosyal açıdan yaşıtlarından farklı ihtiyaçları bulunmaktadır. Bu bağlamda engelli olan bireyler doğuştan veya sonradan zihinsel, duyusal ve sosyal yetilerini çeşitli derecelerde kaybedebilirler (Orhan ve Genç, 2015). Dolayısıyla, görmezden gelinmeye alışkın olan bu bireylerin en temel haklarından birisi olan eğitim hakkı Türkiye’de de ciddi bir sorun teşkil etmektedir. Bu yazıda özel eğitim ihtiyacı ve kapasitesini incelemek için engelli çocukların engellilik türlerine ve özel eğitim kurumlarının sayılarına dair grafikler kullanılmıştır.
Şekillerde özel eğitim kurumlarına giden öğrenci sayıları verilmiştir. Toplam sayıya bakıldığında 2011/12 yılından 2020/21 eğitim öğretim yılına kadar sürekli olan bir artış görülmektedir. Bunu özel eğitime gereksinim duyan öğrencilerin eğitime katılımlarının artması şeklinde de yorumlamak mümkündür. Kadın ve erkek öğrencilerin sayılarına bakıldığında ise erkek öğrencilerin kadın öğrencilerden daha fazla özel eğitim kurumlarına katılım gösterdiği görülmektedir. Özel eğitime ihtiyacı olan erkek öğrenciler özel eğitimden daha fazla sayıda faydalanmaktadır. Kadın öğrencilerin ise bu ihtiyaçlarının daha az karşılandığı, eğitim hayatlarına daha az katılım gösterdikleri, öğrenci sayılarından hareketle söylenebilir.
Özel eğitim okul ve kurum sayıları şekilde verilmiştir. Buna göre 2011/12 yılından 2012/13 yılına geçildiğinde ciddi bir artış olduğu görülmektedir. 2012/13 yılından itibaren düşme ve tekrar artış olduğu için dalgalı bir seyirden söz edilebilir. Okul/kurum sayısının yanı sıra derslik sayısı da özel eğitimin sağlanması için önem arz etmektedir. Bu nedenle özel eğitim kurumlarının derslik sayıları da verilmiştir. Özel eğitimin nitelikli ve sağlıklı bir ortamda yapılabilmesi için önemli olan derslik sayılarına bakıldığında dönemsel dalgalanmalarla birlikte bir artış gözlemlenmektedir. 2020/21 eğitim öğretim yılına gelindiğinde 2011/12 yılını baz alarak yüzde 69’luk bir artış bulunmaktadır. Pandemi döneminde de derslik sayısında artışın devam ettiği görülmektedir.
Belirtildiği üzere özel eğitimin sağlanması için öğretmen ihtiyacı da bulunmaktadır. Özel öğretim kurumlarında çalışan öğretmenlere bakıldığında bir artış mevcuttur. Öğretmenlerin cinsiyet dağılımına bakıldığında ise kadın öğretmenlerin, erkek öğretmenlerden daha fazla özel eğitim kurumlarında çalıştıkları görülmektedir. Sadece 2020/21 eğitim öğretim yılına bile bakıldığında kadın öğretmenlerin, erkek öğretmenlerden yüzde 30 daha fazla olduğunu söylenebilir.
Engelliliğin çocuklardaki dağılımına bakmak da özel eğitim kurumlarında hangi engelli bireylerin yoğunlukta olduğuna dair bir fikir verecektir. Şekilde görüldüğü üzere en fazla görülen engellilik türü görmede zorluk yaşayan çocuklardır. Yaş grupları özelinde bakıldığında 7-14 yaş grubunun daha fazla bu engelliğe sahip olduğu görülmektedir. Daha sonra duymada zorluk çeken çocuklar çoğunluktadır. En az engellik oranı bulanan çocuklar konuşmada zorluk çeken çocuklardır. Genel olarak yaşlara göre dağılıma bakıldığında ise 7-14 yaş grubu konuşma hariç diğer engellilik türlerinde 2-6 yaş grubundan daha fazla engelliliğe sahiptir. Burada gelişimsel özellikleri ve engelliliğin sonradan ortaya çıkması durumu da göz önünde tutulmalıdır.
Kaynakça
Orhan, S. ve Genç, K. G. (2015). Engellilere yönelik ülkemizdeki özel eğitim hizmet uygulamaları ve örnek ülke karşılaştırması. Sosyal Politika Çalışmaları Dergisi, (35/2 EK SAYI), 115-147. 15.11.2021 tarihinde https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/198284 adresinden erişildi.
Bu analizi paylaş