Taksit Furyası: Borçlanmanın Artış Seyri
Hanehalkı borçluluğu hanehalkı gelirinin yeterli olmadığı durumlarda yükselmektedir. Bununla birlikte, kredi kartı kullanımının yaygınlaşması birey ve hanehalkı borçluluğunu tetiklemektedir. Özellikle taksitlendirmenin varlığı bir imkan olarak görülerek tüketici davranışlarını etkilemekte, kredi kartı kullanımını ve borçluluğu artırmaktadır.
Türkiye’de hanehalkı borçlarının toplam krediler içindeki payının ve borç veya taksit ödemesi olan hanehalkı oranının giderek yükseldiği bilinmektedir. 2023 yılında konut alımı ve konut masrafları dışında borç veya taksit ödemesi olan hanehalkı oranı %59,4 olmuştur (TÜİK, 2022). Bu da her 10 kişiden 6’sının borçlu olduğunu göstermektedir. Kredi kartı kullanımının yaygınlaşmasıyla eşzamanlı olarak artan borçlanma durumu tüketici davranışlarındaki değişimle beraber ekonomik gidişatın olumsuz bir sonucu olarak görünmektedir.
2014 yılından bu yana piyasada bulunan kredi kartı ve banka kartı sayısı ikiye katlanmış, 2021 itibariyle kredi kartı sayısı ve resmî nüfus neredeyse eşitlenmiştir. Kredi kartı olan gerçek kişi sayısı ise 2014-2022 yılları arasında %70’lik artışla 19,8 milyondan 33,7 milyon kişiye ulaşmıştır. Kredi kartı sahibi olan nüfusun toplam nüfusa oranı da %25,4’ten %39,5’e yükselmiştir. Bireylerin maaş alımlarında banka kartı kullanmaları, ödemelerde daha pratik olması nedeniyle nakit yerine banka ya da kredi kartının kullanılması, ekonomik nedenlerle nakit para yerine taksitlendirme imkanlarının tercih edilmesi gibi nedenler kredi kartı kullanımındaki yaygınlaşmayı açıklamaktadır. Ayrıca internet üzerinden vergi ödemelerinin kredi kartı gerektirmesi de icbar edici bir uygulama olarak dikkat çekmektedir.
Buna paralel olarak, Bankalararası Kart Merkezi (BKM) tarafından gerçekleştirilen araştırmada (2015) her 10 kişiden 7’sinin kredi kartıyla ödeme yaptığını, bunun yanı sıra banka kartını ödeme aracı olarak kullanmanın da yaygınlaştığı söyleniyor. Aynı çalışma temassız ödeme kullananların oranında iki yılda üç kat artış yaşandığını ortaya koyuyor. 2015-2020 yıllarında 110 puan civarında bulunan hanehalkı kartlı ödeme endeksi, 2021 yılında %30 oranında artışla 140’ı bulmuştur. Son 2 yılda 200 puanı aşan kartlı ödeme endeksindeki artış, hanehalklarının çeşitli nedenlerle kartla yaptıkları ödemelerin büyük ölçüde arttığını göstermektedir. BKM tarafından farklı yıllarda yayımlanan raporların ortak bulgusu ise taksitlendirmenin bir avantaj olarak görülmesi nedeniyle kredi kartı kullanımının tercih edildiğidir.
Sunduğu imkanların yanı sıra pahalılaşan hayat şartlarının da ihtiyaca yönelik kredi kartı kullanımını tetiklemesi kredi kartı kullanımındaki yaygınlaşmanın önemli bir tarafıdır. Nitekim son iki yılda ilk defa kredi kartı kullanan kişi sayısında önemli bir yükseliş yaşanmış, tüketici kredisi ve kredi kartı kullanım miktarları sürekli olarak artmıştır. İlk defa bireysel kart kullananların sayısı 2021’de ilk defa 2 milyona ulaşmış, 2022’de ise 2,68 milyon kişiyle son sekiz yılın zirvesine ulaşmıştır. 2010-2022 yıllarında bireylerin tüketici kredisi ve kredi kartı kullanım miktarı 10 kat artmıştır. 2021 yılında ilk defa 1 trilyonu aşan kullanım miktarı, %61’lik artışla 2022’de 1 trilyon 679 milyar TL’ye ulaşmıştır.
Bu miktarlar hanehalkı borçlarının büyük paydaşını oluşturmakta, diğer kalemler olan taşıt ve konut kredilerini neredeyse dörde katlamaktadır. Buradan hareketle taşıt ve konut dışında,mülk sahibi olmaya yardımcı olmayan kredilerin daha ziyade ihtiyaç üzere ortaya çıkan tüketim için kullanıldığı anlaşılmaktadır. Kredi kartı kullanan nüfus oranı göz önüne alındığında hanehalkı borçluluğunun toplumun geneline yayılan bir geçim stratejisine dönüştüğü söylenebilir. Bu stratejinin özellikle salgının ilk dalgası olan 27 Mart 2020-15 Mayıs 2020 döneminde ilk defa ihtiyaç kredisi kullanan kişi sayısının yıl içinde 3 milyon kişiyi aşmasıyla görünür hale geldiği söylenebilir.
Son yıllarda yıl başından yıl sonuna kadar sene içinde kredi kartı olan kişi sayısındaki muntazam artışın doygunluğa ulaşıp ulaşmayacağı önemli bir soru olmakla birlikte halihazırda kredi kartı kullanan nüfusun çalışan nüfusun %98’ine, çalışma çağındaki nüfusun ise %58’ine tekabül ettiği anlaşılmaktadır (2022 itibariyle). Nakit paranın eksilmemesi yahut nakit olunca ödenir kanaatiyle taksit furyasına katılan bireylerin giderek borçlandığı görülmektedir. Kredi kullanımındaki esas sorun, bireylerin herhangi bir mülk genişlemesine vesile olmadan ihtiyaç üzerine borçlanmanın artışıdır.
Bu analizi paylaş