Konulara Göz At
100 Yılın Verisi
Aile ve Sosyal Gruplar
Bilim, Araştırma ve İletişim
Eğitim
Ekonomi ve Finans
Filistin
Göç
Hukuk ve Suç
İş ve Çalışma Yaşamı
Nüfus
Refah ve Eşitsizlik
Sağlık
Şehir
Sivil Toplum ve Yönetim
Yaşam ve Kültür
Tersine Göç
İç Göç

Tersine Göç

· 05 Kasım 2022 · 6 dk okuma

Türkiye’de iç göçün farklı biçimleri çıkış ve varış konumuna göre kırdan-kente, kentten-kente veya kentten-kıra gibi çeşitli örüntüler altında incelenmektedir. Araştırmacıların kabaca 1950 öncesi, 1950-1980 arası ve 1980 sonrası olmak üzere üç dönem altında tasnif ettikleri Türkiye’de iç göçün serüveni her dönemin kendi bağlam ve koşulları içinde başka bir karaktere bürünmüştür. Tarımda makineleşme ve endüstrileşme sonucu 1950’lerden itibaren artışa geçtiği ileri sürülen kent merkezli göç, 1980 sonrası iktisadi paradigmanın radikal değişimiyle bambaşka bir ivme kazanmıştır. 

Günümüze bakıldığında ise kentler hâlâ geniş kapasiteleri nedeniyle cazibe merkezleri sayılmakta, ancak sunduğu imkanlar karşısında şart koştuğu bedellerden ötürü bireyler şehir yaşamına mesafe almaktadır. Bu bağlamda ortaya çıkan tersine göç eğilimi güncel bir fenomen olarak karşımıza çıkmaktadır. Çoğunlukla şehirden köye/kırsala geri dönüş eylemi olarak tanımlanan tersine göçün kapsamı hususunda çeşitli tartışmalar ortaya çıkmıştır. Bu noktada tersine göç için “büyük ve geniş yerleşim birimlerden daha sınırlı ve küçük yerleşim birilerine göç etme” şeklinde bir tarif geliştirmek daha isabetli ve kapsayıcı olacaktır (Bodur, 2019, s. 40). 

Tersine göç kararında kent yaşamının zorlayıcı şartları başta olmak üzere işsizlik, şehirlerdeki hayat pahalılığı ve geçim sıkıntısı, metropollerdeki konut problemleri gibi ekonomi temelli sebeplere ek olarak; doğal afet, terör, psikolojik bunalmışlık ve yorgunluk gibi çok değişkenli nedenler de belirleyici olmaktadır. Tersine göçte öne çıkan iki gruptan bahseden Bodur (2019, s. 39); bunlardan ilkini kır geçmişi olan ve kentlere zamanında iş bulabilme gayesiyle gelen, ancak beklentilerinin gerçekleşmemesi sonucu bir vazgeçişle geriye dönme eyleminde bulunan, eğitim seviyesi çoğunlukla daha düşük orta yaşlı ve yaşlı bireyler olarak tarif eder. İkinci grubu ise doğayla iç içe bir hayat beklentisiyle metropolün kaotik düzeninden uzaklaşmayı dileyen, çoğunlukla sosyoekonomik durumu ve eğitim seviyesi daha yüksek ve daha genç yaştan kişilerin oluşturduğunu ileri sürer.

Türkiye’de tersine göçle alakalı istatistikler direkt sunulmamakla beraber, dolaylı demografik göstergeler bu konuda yol gösterici olmaktadır. Örneğin yıllar içinde büyükşehirlerin net göç hızındaki değişim göç alma-göç verme eğilimlerine dair fikir vermektedir. Buna göre, net göç hızının artı işaretli bir değer alması alınan göçün verilenden fazla olduğuna, eksi işaretli değer alması ise aksi bir tabloya dikkat çekmektedir. 1995-2000 seneleri arasında net göç hızları oldukça yüksek gözüken başka bir deyişle yoğun göç alan İstanbul, Ankara ve İzmir’in 2010’lardan itibaren bahsedilen hızı büyük oranda düşmüştür. 

İstanbul, Ankara ve İzmir’in Net Göç Hızındaki Değişimler (1995-2000 , 2010-2020)

Dahası, 2010-2020 aralığında İstanbul ve Ankara için zaman zaman eksi değerler söz konusu olmuş, güncel olarak 2019-2020 döneminde İstanbul’un net göç hızı -3,4 olarak tespit edilmiştir. İstanbul’dan ayrılanların gelenlerden daha fazla olduğuna işaret eden bu veriler tersine göçün yaygınlaşmasına yorulabilir. Kepenek ve Uğuzman da Doğu Karadeniz hedefli tersine göçü ele aldıkları araştırmalarında son beş yılda inceledikleri bölgeye geri dönen kişi sayısında artış tespit etmişlerdir (Kepenek ve Uğuzman, 2018, s. 28). Bununla beraber, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin Tersine Göç Projesi kapsamında elde edilen bulgulara göre en çok göç edilen iller sırayla Ordu, Samsun, Batman, Giresun, Diyarbakır, Malatya, Mardin, Tokat ve Trabzon’dur. Tüm bu bilgiler ışığında, TÜİK’in 2020-2021 verilerine göre en çok göç veren 10 ilden ilk üçünün sırayla İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyük şehirler olması tersine göç bağlamında değerlendirilebilir. Ancak bu şehirlerin geniş nüfus kapasiteleri hesaba katıldığında en yüksek verilere buralarda rastlanması da şaşırtıcı gözükmemektedir.

Tersine Göç Projesi Bağlamında En Çok Göç Edilen İller (2015-2017)

En Çok Göç Veren 10 İl (2020-2021)

Hızla büyüyen hatta kimi araştırmacıların ifade ettiği şekliyle azmanlaşan/obezleşen metropollerde ortaya çıkan yönetim, kaynak ve altyapı problemleriyle baş edebilmede uygulanan stratejilerden biri tersine göçü teşvik edici politikalardır. Bu noktada şehirlerdeki nüfus ve talebin tersine göç yoluyla bir düzeyde azaltılması yönetimlere parlak bir fikir gibi gözükmektedir. Örneğin, İBB’nin tasarladığı Tersine Göç Projesi kapsamında önceden İstanbul’a gelmiş ancak maddi sıkıntılardan ötürü memleketine dönme kararı veren kişilere belli şartları sağladıkları takdirde ücretsiz nakliye desteği sağlanmaktadır. 

Ancak uzun yıllar büyük şehirlerde ikamet etmiş ve kentteki kamusal hayatı deneyimlemiş kişilerin küçük birimlere döndüklerinde alıştıkları standardın çok altında bir tabloyla karşılaşmaları bu noktada bir risk taşımaktadır. Dolayısıyla, politikaların sürdürülebilirliği için dönülecek memleketlerin de büyük şehirlerden gelenlerin beklentilerini karşılayabilecek bir temelde tasarlanması, cazibe merkezi haline getirilmesi ve buralardaki kültürel-eğitim imkanlarının zenginleştirilmesi meselenin bir diğer kritik boyutunu oluşturmaktadır.

Kaynakça

Bodur, F. (2019). Tersine göç: İstanbul’dan Giresun’a geri dönüşler [Yayımlanmamış yüksek lisans tezi]. İstanbul Şehir Üniversitesi.

Kepenek, E. B. ve Uğuzman, T. (2018). Haydi köyümüze geri dönelim! Tersine göçün sosyoekonomik etkileri: Yeniyol Köyü örneği. Sosyal Politika Çalışmaları Dergisi18, 11-36.

Türkiye İstatistik Kurumu (2021, 4 Şubat). Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi Sonuçları, 2020 [Basın bülteni]. 30 Mayıs 2022 tarihinde https://data.tuik.gov.tr/Bulten/Index?p=Adrese-Dayali-Nufus-Kayit-Sistemi-Sonuclari-2020-37210 adresinden erişildi.

 

Bu analizi paylaş