Konulara Göz At
100 Yılın Verisi
Aile ve Sosyal Gruplar
Bilim, Araştırma ve İletişim
Eğitim
Ekonomi ve Finans
Filistin
Göç
Hukuk ve Suç
İş ve Çalışma Yaşamı
Nüfus
Refah ve Eşitsizlik
Sağlık
Şehir
Sivil Toplum ve Yönetim
Yaşam ve Kültür
Toplumsal Kırılganlıkların Aynasında Çocuklar: Verilerle On Yıllık Seyir
Çocuk Suçluluğu

Toplumsal Kırılganlıkların Aynasında Çocuklar: Verilerle On Yıllık Seyir

· 14 Ekim 2025 · 6 dk okuma

Çocukların güvenlik birimleriyle teması; mağduriyet, suça sürüklenme ya da korunma ihtiyacı gibi farklı etkenlerle ortaya çıkan çok boyutlu bir süreçtir. Bu temas, bireysel sonuçların yanı sıra toplumsal etkiler bakımından da önem taşır. Suça sürüklenme ve mağduriyet; demografik, sosyal ve ekonomik faktörlerin birleşimiyle şekillendiğinden, veriler yalnızca adli olaylara değil, toplumsal yapının kırılganlıklarına da ışık tutar. Bu çerçevede, 2015–2024 yıllarına ait göstergeler, çocukların güvenlik birimleriyle temasındaki değişimleri; yaş grupları, temas nedenleri, cinsiyet, mağduriyet ve suç türleri bağlamında değerlendirmektedir.

 

Yıllara Göre Güvenlik Birimine Gelen veya Getirilen Çocuklara İlişkin Olay Sayısı (2024)

 

2015–2024 döneminde güvenlik birimlerine gelen veya getirilen çocuklarla ilgili olay sayısı dalgalı bir seyir izlese de, genel eğilim artış yönündedir. 2015’te yaklaşık 447 bin olan olay sayısı, 2019’da 519 bine yükselirken; 2020’de 458 bine gerileyerek pandemi dönemindeki kamusal kısıtlamalardan etkileniyor. Ardından 2022’de yeniden yükselişe geçerek 615 bine ulaşan bu sayı, 2024’te 612 bin düzeyinde kaydediliyor. Çocukların güvenlik birimleriyle teması giderek artıyor. Özellikle 2020 sonrasında yaşanan hızlı artışın, toplumsal koşullardaki değişimlerle birlikte çocukların maruz kaldığı risklerin de büyüdüğüne işaret ettiği söylenebilir.

 

Geliş Nedeni, Yaş Grubuna Göre Güvenlik Birimine Gelen Veya Getirilen Çocukların Karıştığı Olay Sayısı (2024)

 

Yaş grupları incelendiğinde, yaş büyüdükçe çocukların karıştıkları olay sayısının arttığı ve risklerin de çeşitlendiği görülüyor. 0–11 yaşta sayı sınırlı kalırken, 12–14 yaşta artışa geçiyor ve 15–17 yaşta en yüksek düzeye ulaşıyor. Her yaşta en yaygın neden “mağduriyet” olarak öne çıkıyor. Bu kavram; fiziksel şiddet, cinsel istismar, ihmal, kaybolma ya da göç gibi durumlarda çocuğun zarar görmesi veya risk altında bulunması nedeniyle güvenlik birimleriyle temas etmesini ifade ediyor. Özellikle 0–11 yaş grubunda 98 bini aşan olay sayısı dikkat çekici bir tablo sunuyor. Suça sürüklenme ise yaşla birlikte artış gösteriyor. 12–14 yaşta 51 bine, 15–17 yaşta ise 145 bine ulaşıyor. Bu durum, ergenlik döneminde çocukların daha fazla fail konumuna geçtiğini işaret ediyor.

 

Güvenlik Birimine Gelen veya Getirilen Çocukların Gelme Nedenleri (2024)

 

2024 yılı kayıtları, güvenlik birimlerine başvuran çocukların esas olarak mağduriyet ve suça sürüklenme gerekçeleriyle sisteme girdiğini gösteriyor. Yıl boyunca 279 bin 620 mağduriyet ve 202 bin 785 suça sürüklenme vakası kaydediliyor. Mağduriyet vakalarının daha yüksek sayılara ulaştığı görülse de suça sürüklenme oranı da dikkat çekici bir düzeydedir. Bu iki durumun ayrı ayrı ele alınması, çocukların güvenlik birimleriyle temas koşullarını daha iyi ortaya koyuyor.

 

Mağduriyet Türü ve Cinsiyete Göre Güvenlik Birimine Gelen veya Getirilen Çocukların Karıştığı Olay Sayısı (2024)

 

2024 yılında çocukların karıştığı olaylar arasında en çok görülen mağduriyet türü yaralamadır. 133 binden fazla olay bu sebeple kayıtlara geçiyor. Ardından takibi gereken olay mağduru (38 bin 588 olay) ve cinsel suç mağduru (26 bin 031 olay) geliyor. Cinsiyet dağılımına bakıldığında; erkek çocukların yer aldığı yaralama olayları 86 bin 475, kız çocuklarının yer aldığı olaylar ise 46 bin civarındadır. Cinsel suç mağduru olaylarında ise tablo tersine dönüyor: kız çocuklarının karıştığı olay sayısı 22 bin 284’e çıkarken, erkek çocuklarınki 3 bin 747’de seyrediyor. Bununla birlikte, 22 bin 911 olayla “göçmen kaçakçılığı mağduriyeti” göç süreçlerinin çocuklar üzerindeki etkisini gösteriyor. Aile düzenine karşı suçlara ilişkin olaylar ise her iki cinsiyette de düşük seviyelerdedir.

 

Suça Sürüklenen Çocuklara İsnat Edilen Suç Türü Dağılımı (%), (2024)

 

Suça sürüklenen çocuklara isnat edilen suç türleri arasında yaralama (%40,4) ve hırsızlık (%30,2) ilk sırada yer alıyor. Bu iki kategori toplamın üçte ikisinden fazlasını oluşturuyor. Uyuşturucuya ilişkin suçlar (%16,6) ve tehdit (%8,2) daha düşük oranlarda kalırken, diğer suçlar (%4,6) sınırlı bir paya sahip. Bu dağılım, çocukların ağırlıklı olarak şiddet ve mala karşı suçlarla karşı karşıya kaldığını ortaya koyuyor.

 

Suça Sürüklenme Türü ve Cinsiyete Göre Güvenlik Birimine Gelen veya Getirilen Çocukların Karıştığı Olay Sayısı (2024)

 

Veriler, suç türlerinin cinsiyete göre farklılaştığını gösteriyor. Erkek çocuklarında yaralama (64 bin 780) ve hırsızlık (28 bin 366) en yüksek sayılardadır. Kız çocuklarında yaralama yaklaşık 17 bin, hırsızlık ise 5 bin civarındadır. Uyuşturucuya ilişkin suçlarda erkek çocuklarının 14 bini aşan vakayla öne çıkması, kızlarda ise bu sayının oldukça düşük kalması dikkat çekiyor. Bu tablo, suç türlerinin yalnızca toplamda değil, cinsiyetler arasında da farklı yoğunluklarla şekillendiğini yansıtıyor.

 

2024 verileri genel olarak değerlendirildiğinde, çocukların güvenlik birimleriyle temasında hem mağduriyetin hem de suça sürüklenmenin yüksek oranlarda olduğu görülüyor. Yaş ilerledikçe suça sürüklenme artarken, mağduriyet küçük yaş gruplarında daha belirgin ilerliyor. Suç türleri arasında yaralama ve hırsızlık öne çıkarken, uyuşturucuya ilişkin suçlar da önemli bir paya sahiptir. Erkek çocuklarının daha yüksek oranlarla fail konumunda olduğu, kız çocuklarının ise cinsel suç mağduriyetinde yoğunlaştığı görülüyor. Genel tablo, çocukların güvenlik birimleriyle temasının çok boyutlu doğasını ve sosyal politika alanında önleyici ve destekleyici mekanizmaların geliştirilmesi açısından taşıdığı kritik önemi ortaya koyuyor.

Bu analizi paylaş