Konulara Göz At
100 Yılın Verisi
Aile ve Sosyal Gruplar
Bilim, Araştırma ve İletişim
Eğitim
Ekonomi ve Finans
Filistin
Göç
Hukuk ve Suç
İş ve Çalışma Yaşamı
Nüfus
Refah ve Eşitsizlik
Sağlık
Şehir
Sivil Toplum ve Yönetim
Yaşam ve Kültür
Türkiye Merkezi Hükümet Bütçesinin Görünümü
Bütçe

Türkiye Merkezi Hükümet Bütçesinin Görünümü

· 25 Mart 2022 · 6 dk okuma

Devlet bütçesi, kamu gelir ve giderlerinin, meclis tarafından onaylanarak Bakanlıklar tarafından uygulanmasına izin veren bir yasal düzenlemedir. Diğer bir ifadeyle, kamu kaynaklarının toplanması ve harcanması için yol haritası çizen ve halk adına izin veren bir belge niteliği taşımaktadır. İktisadi olarak ise bir devletin gelir ve giderlerinin takip edildiği bilançosudur. Devlet harcamalarının niceliğinin büyüklüğü bir ekonomide devletin büyüklüğünün önemli bir göstergesidir. Türkiye 1980 sonrasında neoliberal devlet anlayışının da esası olan deregülasyon ve yeniden düzenlemeye dayalı girişimci devlet modeline geçiş yaparak korumacı devlet modelini geride bırakmaya başlamıştır. Buna göre Türkiye merkezi hükümeti özellikle yatırım harcamaları bazında küçülmeye gitmiş, özel yatırımlara ve yabancı sermayeye alan açmıştır (Eroğlu, 2016). 

Bir ekonomide devletin büyüklüğünü tespit etmek için kamu harcamalarının GSYİH içindeki payı incelenir. Bu bağlamda Türkiye uluslararası piyasalara katılım gerçekleştirdiği 1980’li yıllardan itibaren kamu harcamalarının GSYİH’ye oranı gerilemeye başlamış, 1990’dan 2001 yılına kadar ise bu oran kademeli olarak artmıştır. Ancak son 15 yıl için kamu harcamalarının GSYİH’ye oranında genel bir azalma eğilimi olduğu, deregülasyon sürecine girmiş olan devletin piyasadan iyiden iyiye çekilmeye başladığı görülmektedir. Özellikle 2000-2010 yılları arası dönemde imalat sanayi ve enerji alanında kamu yatırımları azaltılmıştır (Eroğlu, 2016). 

Aşağıdaki şekiller göstermektedir ki devlet harcamalarının toplam miktarı Türk lirası cinsinden giderek artmaktadır. Ancak bu miktar GSYİH’ye oranlandığında karşımıza çıkan tablo, 2006 yılından bu yana, 2008 krizinin hemen ardından gerçekleştirilen destek gibi harcamalar hariç tutularsa, devlet harcamalarının ekonomideki payının giderek azaldığını göstermektedir. 

Toplam Hükümet Harcaması ve GSYH İçindeki Payı (2006-2021)

 

Merkezi hükümetin bütçe harcama kalemlerine Strateji ve Bütçe Başkanlığının yıllık faaliyet raporlarından ulaşılmıştır. Bu raporlara göre hükümet harcamalarındaki en geniş hizmet kalemi “Genel Kamu Hizmeti” olurken onun peşinden “Sosyal Güvenlik ve Yardım” gelmektedir. “Dinlenme Kültür ve Din” harcamaları bütçeden en az payı alırken, Savunma harcamaları ile Sağlık harcamaları neredeyse eşit düzeyde seyretmiştir.

Merkezi Hükümet Harcama Kalemleri ( 2013-2021)

Sosyal devlet anlayışına göre devlet, sosyal yardımlar ve sübvansiyonlar yoluyla refahı toplum içinde yeniden dağıtmakla yükümlüdür. Aşağıdaki şekilde görüldüğü üzere Türkiye’de sosyal güvenlik ve yardım harcamaları genel kamu harcamalarının hemen ardından gelmektedir. Dolayısıyla devletin, refahın yeniden dağıtımını önemli bir politika alanı olarak gördüğü söylenebilir. Buna rağmen, Türkiye ekonomisinde halihazırda dar bir alanı temsil eden hükümet harcamalarının refahın yeniden dağıtımında yeterince etkili olmadığı görülmektedir. 

Türkiye jeopolitik ve tarihsel konumu nedeniyle savunma harcamalarında stratejik davranması gereken bir ülkedir. 1960’lardaki silahlanma yarışına dâhil olan Türkiye, 1980’li yılların sonunda cereyan eden dünya trendlerinden farklı olarak silahlanma hızını düşürmemiş, belli bir seviyede harcamaları sürdürmüştür. Yandaki şekillerde de bunun sağlık harcamaları ile eşit düzeyde devam ettirildiği görülmektedir. Literatürde sıkça tartışılan savunma harcamaları, ithalata dayandığında ülke ekonomisini negatif etkilerken, bu harcamaların Ar-Ge’ye dayanan harcamalar yoluyla diğer sektörleri de etkileyerek pozitif sonuçlar üretme potansiyeli vardır. Savunma sanayi projeleriyle hem ithalat faturası azaltılmakta hem de ihracat ile döviz rezervlerine katkı yapılmaktadır. Ekonomik krizlerden veya COVID-19 gibi küresel pandemilerden etkilenmeyen savunma harcamaları, yalnızca Türkiye özelinde değil küresel düzeyde artış göstermeye devam etmiştir. Türkiye ekonomisi için dışa bağımlı kaynak tüketici savunma sektörü son yıllarda yapmış olduğu büyük atılımla ekonomiye pozitif katkı yapan bir konuma geçmiştir. 

Eğitim harcamalarının, devlet harcamalarındaki artışa paralel olarak arttığı, yoğunluğunda bir değişme olmadığı görülmektedir. Eğitim harcamaları ile gelir dağılımı ilişkisini inceleyen Beyaz Sipahi’nin (2021) çalışmasında kurduğu açıklama modeline göre gelir dağılımı, toplam eğitim harcamaları ve enflasyondan etkilenmektedir. Eğitim harcamalarında dikkate alınması gereken temel husus alt gelir grubundaki hanelerin yatırım ve harcamalardan daha fazla faydalanabilmelerine olanak tanımaktır. 

Sonuç olarak, Türkiye ekonomisinde küçülen devlet payının, özellikle eğitim ve sağlık alanlarında artırılması ve sosyal transferler başta olmak üzere verimlilik odağında tüm harcama kalemlerinin yeniden değerlendirilmesi gerektiği söylenebilir. Bu bağlamda başta sağlık sektörü olmak üzere eğitim ve sosyal alanlarda özel sektöre açılan alanın gözden geçirilmesi ve devletin bu alanlarda yatırımlarının sürekli hale getirileceği önlemler alınması gerekmektedir.

 

Kaynakça

Beyaz-Sipahi, B. (2021). Türkiye’de eğitim harcamaları gelir dağılımı ve enflasyon ilişkisi: Eşbütünleşme analizi. Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi SBE Dergisi, 11(2), 553-567.

Eroğlu, E. (2016). Devletin tarihsel gelişimi bağlamında devlet bütçesinin ekonomi politiği: Türk devlet bütçesi açısından bir analiz. (Yayımlanmamış Doktora Tezi). Uludağ Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Bursa.

 

 

Bu analizi paylaş