Çocuk evliliği, 18 yaşın altındaki bir çocuk, yetişkin veya başka bir çocuk arasındaki resmi evlilik veya gayri resmi birliktelik anlamına gelmektedir (UNICEF, 2021). Dünyanın her yerinde bölgesel olarak ve cinsiyet faktörü ile farklılık gösteren çocuk evliliği ülkemizde de farklılık göstermektedir. Bu kısımda çocuk evliliğine dair verilere TÜİK’in çocuk istatistiklerinden ulaşılarak kız ve oğlanların çocuk yaşta evliliklerine dair grafikler oluşturulmuştur. Buradan hareketle çocuk evliliğinde kız ve oğlanlar arasındaki ayrım grafikler üzerinden net bir şekilde gözlemlenebilmektedir.
İlk olarak 16 ve 17 yaş grubunda bulunan kız ve oğlan çocuklarının çocuk evliliği sayısı verilmiştir. Kızların çocuk yaşta yaptıkları evlilikler 2010 yılında yaklaşık 46 binden 2020 yılında 13 bin sayısına düşmüştür. Burada yüzde 71,5 oranında bir azalma meydana gelmiştir. Çocuk evliliğinde oğlan çocuklarının yaptığı evlilikler ise 2010 yılında 2.000 iken 2020 yılında 726’ya düşmüştür. Burada oğlan çocuklarının çocuk evliliği yapmalarındaki azalma da yüzde 64 olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu düşüşlerin sebebi olarak son 10 yıl içinde çocuk evliliğine dair yapılan farkındalık çalışmalarının etkisini göstermesinden bahsedilebilir. Örnek teşkil etmesi açısından Birleşmiş Milletlerin desteklediği “Çocuk Yaşta Erken ve Zorla Evliliklerin (ÇYEZE) Nedenleri” ve “Küçük Yaşta Evlilik Büyük Geliyor” gibi çocuk evliliklerini azaltmaya yönelik faaliyet gösteren projeler yürütülmektedir.
ÇYEZE’nin Türkiye özelinde açıkladığı raporda çocuk evliliklerinin nedenleri ekonomik kısıtlılıklar, eğitim fırsatlarına ilişkin engeller, yerleşim yeri, şiddet, çatışmalar ve insani krizler, sosyal normlar, toplumsal cinsiyet eşitsizliği olarak belirtilmiştir. Aynı zamanda raporda çocuk evliliğinin önemli sonuçlarından bazıları istenmeyen gebelik, çocukların fizyolojik ve psikolojik sağlığının bozulması olarak ifade edilmiştir (ÇYEZE, 2020). Bu bağlamda evliliğe hazır olmayan ve aynı zamanda sağlıklı bir beden ve ruhtan yoksun olan bireylerden dünyaya gelecek çocukları düşündüğümüzde gerek doğan çocuğun sağlığı gerekse ihtiyaçlarının karşılanması hususunda oldukça olumsuz bir tablo karşımıza çıkacaktır.
Dolayısıyla yapılan farkındalık çalışmaları ve önlemlerle azalma gösterse birçok nedeni ve olumsuz sonucu olan çocuk evliliğinin sağlıklı neslin devamlılığı için hassasiyetle üzerinde durulması gerekmektedir. 16-17 yaş grubunda evlenenlerin toplam evlenmeler içindeki oranına bakıldığında 10 yıl içerisinde kız çocuklarının yaptıkları evliliklerin oranı yüzde 7,8’den, yüzde 2,7’ye düşmüştür. Oğlan çocuklarının yaptıkları çocuk evliliği ise tüm evlilikler içerisinde 10 yıl içinde neredeyse aynı oranda seyretmiştir. Bunun nedeni oğlanların yaptığı çocuk evliliklerinin toplam evlilik içerisinde oldukça az bir sayıya tekabül etmesi olarak değerlendirilebilir.
Türkiye’de 20-24 yaş grubunda olup 18 yaşından önce evlenen bireylerin cinsiyete göre dağılımı şekilde verilmiştir. Burada da 16-17 yaşlarındaki çocuk evliliklerine benzer bir grafik dağılımı karşımıza çıkmaktadır. Türkiye’de 10 yıl içerisinde 18 yaşından önce evlenen bireyler azalma göstermektedir. Yine kız ve oğlan çocukları arasındaki farklılık göze çarpmaktadır. Çocuk evliliklerine dair yapılan çalışmalar zaten bu dağılımdan dolayı kız çocukları üzerine yoğunlaşmış ve “çocuk gelin” kavramı ön plana çıkmıştır. Çocuk evliliğini azaltma yönünde projeler ve farkındalık çalışmaları kızlar üzerine yoğunlaşmıştır.
Çocuk evliliği kapsamında 15-19 yaşlar arasında evlenen kızların yüzdesini şekilde görmek mümkündür. Türkiye ve Türkiye’nin OECD ülkeleri arasındaki konumu incelendiğinde Türkiye’nin 6,7 ile yüksek bir orana sahip olduğu görülmektedir. Sırayla Meksika, Kolombiya ve Kosta Rika gibi ülkelerden sonra Türkiye 4. sırada gelmektedir.
Sonuç olarak Türkiye’de kız ve oğlan çocukları arasında çocuk yaşta yapılan evliliklerde ciddi miktarda farklılık gözlenmekte, kızların çocuk yaşta daha fazla evlilik yaptığı sonucuna ulaşılmaktadır. OECD ülkeleri arasında ise ilk sırada bulunan ülkelerle arasında fark bulunmasına rağmen ilk dört ülke içine dahil olmuştur. Bu sonuçlar bizlere, kız çocuklarını dezavantajlı konuma düşüren ekonomik ve toplumsal koşulların iyileştirilmesi zorunluluğunu işaret etmektedir.
Kaynakça
UNFPA Türkiye. (2020). Çocuk yaşta, erken ve zorla evliliklerin sağlık riskleri ve sonuçlarına çok sektörlü yaklaşım. 09 Ekim 2021 tarihinde https://turkey.unfpa.org/tr/publica tions/çocuk-yaşta-erken-ve-zorla-evliliklerin-sağlık-riskleri-ve-sonuçlarına-çok-sektörlü adresinden erişildi.
UNICEF. (2021, 07 Mart). Child marriage. 08 Ekim 2021 tarihinde https://www.unicef.org/protection/child-marriage adresinden erişildi.
Bu analizi paylaş