Konulara Göz At
100 Yılın Verisi
Aile ve Sosyal Gruplar
Bilim, Araştırma ve İletişim
Eğitim
Ekonomi ve Finans
Filistin
Göç
Hukuk ve Suç
İş ve Çalışma Yaşamı
Nüfus
Refah ve Eşitsizlik
Sağlık
Şehir
Sivil Toplum ve Yönetim
Yaşam ve Kültür
Türkiye’de Çocukluk: Çocuk Yoksulluğu, Çocuk İstihdamı
Çocuk

Türkiye’de Çocukluk: Çocuk Yoksulluğu, Çocuk İstihdamı

· 24 Mart 2022 · 5 dk okuma

Ailenin içinde bulunduğu fiziksel ve psikolojik koşullardan doğrudan etkilenen çocuklar için yoksulluk, sağlık, istihdam veya eğitime katılım gibi değişkenler birbiriyle son derece ilişkili halde gelişmektedir. İlgili literatürde ‘çocuk esenliği’ şeklinde geçen kavram birçok akademik çalışmada ülkelerin sosyal politika tarihiyle karşılaştırmalı ele alınarak farklı yönlerden analiz edilmiştir. Türkiye’de çocukların eğitimde fırsat ve kaynaklara erişiminde bölgesel eşitsizliklerin hâlâ keskin bir şekilde mevcut olması, genç işsizliği veya düşük okullaşma oranı gibi yapısal problemlerin de kökenini oluşturmaktadır. Bu bağlamda çocuk yoksulluğu eşitsizliklerin en görünür sonuçlarından biri olarak kabul edilmektedir. 

Türkiye’de çocuk yoksulluğuna dair geliştirilecek politikaların kapsamlı ve diğer alanlarla koordineli bir anlayışla ilerlemesi yapıcı ve uzun vadeli çözümler ortaya konabilmesi için elzemdir. Bu noktada, araştırmacılara göre devletin çocuk ve gençler söz konusu olduğunda aileye refah sağlayıcı olarak atfettiği rol çeşitli açmazları da beraberinde getirmektedir. Şehirleşmeyle beraber geleneksel dayanışma ağlarının dağılmasıyla ailenin bu bağlamdaki konumu zayıflamakta, bunun da ötesinde kentli yoksul ailenin üstüne binen refah yükünü sadece ebeveynin değil çocuğun da paylaşması öngörülmektedir (Bayırbağ, Göksel ve Çelik, 2018). Dolayısıyla, Türkiye’de çocuk yoksulluğu istatistiklerini bu sosyal ve politik zemin üzerinden anlamak daha isabetli olacaktır. 2010-2020 yılları arasında Türkiye’de yoksul çocuk oranı grafiği incelendiğinde sayıların genel olarak yüzde 30’larda seyrettiği göze çarpmakla beraber, seneler içerisinde net bir artış veya azalış trendinden bahsetmek mümkün gözükmemektedir. Bununla beraber, belirtilen dönem içerisinde en yüksek oran yüzde 33,7 ile 2010 senesinde, en düşük oran ise yüzde 30,3 ile 2017 senesinde kaydedilmiş; ayrıca başlangıç yılı 2010’a kıyasla 2020’de yoksul çocuk oranında azalma tespit edilmiştir. Bu hususta tablo yorumlanırken bilhassa dikkat edilmesi gereken nokta; veriler toplanırken referans alınan yoksulluk sınırını belirleyen gösterge ve kriterlerin kapsamının seneden seneye değişkenlik gösterebileceğidir. 

Yoksul Çocuk Oranı (2010-2023)

Çocuğun iş gücüne katılımını mecbur kılan en belirleyici unsur şüphesiz ki ailenin ekonomik durumu ve refahıdır. TÜİK 2010-2019 yılları arasında 15-17 yaş grubundaki çocuk istihdam oranlarını saptayabilmek adına bahsedilen yaş grubunda yer alıp istihdama katılan çocukları, aynı yaş grubundaki kurumsal olmayan nüfusa oranlamıştır. Ortaya çıkan tabloda yıldan yıla genel olarak inişli çıkışlı bir grafik dikkat çekmektedir. Bununla beraber, 2010 yılında yüzde 17,1 olarak hesaplanan çocuk/genç istihdamının sonraki senelerde de yüzde 17’lerden pek aşağı inmediği gözlemlenmiştir. Yine TÜİK’in Çalışan Çocuklar Anketi’nden yola çıkarak elde ettiği verilerle oluşturduğu Çocuk İstihdam Oranı grafiğinde ise 2006, 2012 ve 2019 yıllarına ait bilgiler bulunmaktadır. Buna göre TÜİK 2006 ve 2012 senelerinde 6-7 yaş grubunda yer alıp istihdama katılan çocukları, aynı yaş grubundaki kurumsal olmayan nüfusa; 2019 yılında ise 5-17 yaş grubunda yer alıp istihdama katılan çocukları aynı yaş grubu kurumsal olmayan nüfusa oranlamıştır. Bu bağlamda 2012 yılında yüzde 5,9 olarak hesaplanan çocuk istihdam oranı 2019 yılında yüzde 4,4 olarak kayda geçmiştir. Tablo değerlendirilirken çocuk istihdamının çok büyük bir oranda kayıt dışı ve illegal aktığı, dolayısıyla yalnızca rapor edilen vakalarla sınırlı bir yorum geliştirilebileceği dikkate alınmalıdır. 

Çocuk İstihdamı (2004-2023)

2010-2019 yılları arası 5 yaş altı çocuk ölüm grafiğindeki belirgin eğilime göre çocuk ölüm hızında seneden seneye azalma söz konusudur. 2010 yılında binde 15,5 olarak ölçülen ölüm hızı, 2019 yılında 11,2’ye gerilemiştir. İyileşen tıp teknolojileri, yaygın kentleşmeyle beraber sağlık hizmetlerine erişimin kolaylaşması gibi faktörler söz konusu sonucun ortaya çıkmasında etkili gözükmektedir. 

Beş Yaş Altı Ölüm Hızı (2010-2022)

 

Kaynakça

Bayırbağ, M. K., Göksel, A. ve Çelik, C. (2018). Child poverty and youth unemployment in Turkey. Poverty & Public Policy, 10(3), 390-413.

 

 

 

 

Bu analizi paylaş