Konulara Göz At
100 Yılın Verisi
Aile ve Sosyal Gruplar
Bilim, Araştırma ve İletişim
Eğitim
Ekonomi ve Finans
Filistin
Göç
Hukuk ve Suç
İş ve Çalışma Yaşamı
Nüfus
Refah ve Eşitsizlik
Sağlık
Şehir
Sivil Toplum ve Yönetim
Yaşam ve Kültür
Türkiye’de Eğitim Gören Öğrencilerin Durumu
Öğrenciler

Türkiye’de Eğitim Gören Öğrencilerin Durumu

· 25 Mart 2022 · 7 dk okuma

Derslik başına düşen öğrenci sayısı, sınıf mevcudu ve tertibi, okul ortamı, fiziksel imkânlar ve öğretmenlerle ilişkiler dâhil olmak üzere öğrencilerin akademik başarısında doğrudan ve dolaylı etkili birçok faktör çoğu zaman birbirleriyle de ilişkilidir. Bu bağlamda ilgili literatürde çeşitli araştırmacılar birçok vaka incelemesinden yola çıkarak koşulların başarı üzerindeki pozitif veya negatif neticelerine ilişkin argümanlar geliştirmişlerdir. Bilhassa sınıf büyüklüğü ve öğrenci performansı arasındaki ilişkiyi ele alan çalışmalarda ulaşılan bulgular farklı çıkarımlara işaret etmektedir. Buna göre, öncelikle sınıf büyüklüğünün artması ve akademik başarı arasında negatif yönlü ilişki tespit eden ve buna bağlı eğitim politikaları geliştirilmesini öneren araştırmalardan bahsedilebilir. Sınıf mevcudundaki azalmanın bilhassa başarı seviyesi düşük öğrenciler için önemli bir fark ortaya koyabileceğini belirten çalışmalar literatürün bir tarafını oluşturmaktadır. Türkiye ölçeğinde yapılan güncel bir çalışmada (Koc ve Celik, 2015) da benzer şekilde öğretmen başına düşen öğrenci sayısı ile başarı arasında negatif bir korelasyon saptanmıştır. Bahsedilen araştırma kapsamında her bir şehirdeki toplam öğretmen sayısı, toplam öğrenci sayısına bölünerek bir oran elde edilmiş; daha sonra bu oranlar şehirlerin üniversite sınavlarındaki başarı oranlarıyla karşılaştırmalı şekilde yorumlanmıştır. Sonuç olarak öğretmen başına düşen öğrenci sayısının daha fazla olduğu illerin üniversite sınavlarında daha düşük bir başarıya sahip olma eğiliminde oldukları kanaatine varılmıştır. 

Sınıflardaki küçülmenin öğrenci başarısı üzerinde yalnızca sınırlı ve küçük bir etki oluşturabileceğini ileri süren (Slavin, 1989) araştırmalar da literatürün bir diğer tarafını meydana getirmektedir. Bu görüşe göre mevcudu az sınıflarda öğretmenlerin davranışlarında değişiklikler söz konusu olmakla beraber, bu değişiklikler belli belirsizdir ve öğrenci başarısında önemli farklar yaratmaları pek olası değildir (Slavin, 1989: 106). Dolayısıyla öğrenci performansında çok az etkiye sahip olduğu varsayılan sınıf mevcutlarının sistem genelinde azaltılmasının büyük bir bütçeye mal olması da ayrı bir tartışma konusudur (Odden, 1990: 224). Nihayetinde 1990’lı yıllarda ABD’de öne sürülen bu argümanların eğitim gibi bölgesel ve zamansal farklılıkların oldukça belirleyici olduğu bir alanda ve günümüz Türkiye eğitim sistemi içinde ne düzeyde geçerli olduğu tartışmaya açıktır. 

Türkiye’de devlet okullarındaki kız ve erkek öğrenci sayılarına ilişkin şekiller incelendiğinde; okul öncesi hariç diğer kademelerde 2012 ve 2020 yılları kıyaslandığında bir azalış göze çarpmaktadır. Seneler içinde artma ve azalma söz konusu olsa da başlangıç ve bitiş yılları arasında azalma yönlü bir fark söz konusudur.

Devlete Bağlı İlkokul, Ortaokul ve Ortaöğretim Okullarında Kız ve Erkek Öğrenci Sayıları (2012-2020)

Bununla beraber okul öncesi öğrenci sayısı ise bahsedilen dönemde erkeklerde yüzde 27,2 kızlarda ise yüzde 28,5 oranında artış göstermiştir. Seneler içinde okul öncesi eğitimin önemine yönelik farkındalık arttırma ve okullaşmayı teşvik etme odaklı faaliyetler bu tablonun bir açıklayıcısı olarak ele alınabilir. 

Devlete Bağlı Okul Öncesi Eğitim Kurumlarında Kız ve Erkek Öğrenci Sayıları (2012-2020)

Özel okullarda okuyan öğrenci sayısında ise yıllar içerisinde her düzeyde artış görülmekle beraber, 2012’den 2020’ye sayısı en çok artan grup özel ortaöğretim kurumlarında öğrenim gören erkek öğrenciler olmuştur. Devlet okullarının öğrenci sayısındaki düşüşe karşın özel kurumların öğrenci sayısındaki bu yükseliş ailelerin özel okullara yöneliminin artması şeklinde yorumlanabilir. Özel kurumlar sağladıkları imkânlar ve öğrencilerin ihtiyaçlarına duyarlı bir eğitim modeli inşa etme vaadiyle oldukça cezbedici görülürken; devlet kurumları hem koşulların yetersizliği hem de akademik olanakların zayıflığından ötürü pek tercih edilebilir bulunmamaktadır. 

Kademelerine Göre Özel Okul Kız ve Erkek Öğrenci Sayıları (2012-2020)

İlkokul bazında resmi ve özel kurumlarda öğretmen başına düşen öğrenci sayısına ilişkin veriler incelendiğinde iki kategori arasındaki eşitsizlikler daha anlaşılır hale gelecektir. Bahsedilen sayı 2020’de özel kurumlar için 8, devlet kurumları için 18 iken arada 2 kattan fazla bir fark söz konusudur. Aradaki bu uçurumla nitelikli eğitim daha çok varsıl kesimin ulaşabileceği bir hizmet haline gelirken, zaten birçok yönden yoksun olan dezavantajlı grupların eğitim konusunda da bir mahrumiyet yaşaması kaçınılmaz olmaktadır. Bu durum toplumun çoğunluğunun ortaya koyduğu potansiyelle ilişkin nitelikli beşerî sermaye için de bir tehdit meydana getirmektedir. 

İlkokullarda Öğretmen Başına Düşen Ortalama Öğrenci Sayıları (2014-2020)

Ülkelerin Gelir Düzeyine Göre İlköğretimde Öğretmen Başına Düşen Öğrenci Sayıları (2018)

Türkiye’de okullardaki derslik kapasitesi, öğrenci ve öğretmen sayısı ve fiziksel/teknik imkânlar bölge bazında bir hayli değişiklik göstermektedir. Öncelikle, altı bölge (İstanbul, Ege, Akdeniz, Orta Anadolu, Doğu Karadeniz, Güneydoğu Anadolu) temelinde ilkokul ve ortaokullarda derslik başına düşen öğrenci sayıları incelendiğinde 2019-2020 eğitim öğretim yılında en yüksek değerlerin İstanbul ve Güneydoğu Anadolu’da, en düşük değerin ise Doğu Karadeniz’de olduğu göze çarpmaktadır. 

Bölgelere Göre İlkokul ve Ortaokul Derslik Başına Düşen Ortalama Öğrenci Sayısı (2012-2020)

Benzer şekilde, ilkokullarda öğretmen başına düşen öğrenci sayısının en fazla olduğu iki bölge de İstanbul ve Güneydoğu Anadolu’dur. Bu bağlamda İstanbul’daki mevcut fazlalık demografik nedenlere bağlanabilecekken, Güneydoğu Anadolu için bölgesel olanaksızlıklar daha açıklayıcı gözükmektedir. Bunlarla beraber, her bir bölge için yıllar içinde derslik başına düşen öğrenci sayıları ve öğretmen başına düşen öğrenci sayılarında bir azalışın görülmesi eğitim kapasitenin genişlemesine işaret eden bir gelişme şeklinde değerlendirilebilir. 

Bölgelere Göre İlkokullarda Öğretmen Başına Düşen Öğrenci Sayıları (2012-2020)

 

Kaynakça

Koc, N. ve Celik, B. (2015). The impact of number of students per teacher on student achievement. Procedia-Social and Behavioral Sciences, 177, 65-70.

Odden, A. (1990). Class size and student achievement: Research-Based policy alternatives. Educational Evaluation and Policy Analysis, 12(2), 213-227.

Slavin, R. E. (1989). Class size and student achievement: Small effects of small classes. Educational Psychologist, 24(1), 99-110.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu analizi paylaş