Konulara Göz At
100 Yılın Verisi
Aile ve Sosyal Gruplar
Bilim, Araştırma ve İletişim
Eğitim
Ekonomi ve Finans
Filistin
Göç
Hukuk ve Suç
İş ve Çalışma Yaşamı
Nüfus
Refah ve Eşitsizlik
Sağlık
Şehir
Sivil Toplum ve Yönetim
Yaşam ve Kültür
Türkiye’de İstihdamın Süreğen Değişimi
İstihdam

Türkiye’de İstihdamın Süreğen Değişimi

· 26 Mart 2022 · 8 dk okuma

Türkiye çalışma hayatında, 1980’lerden itibaren eş zamanlı olarak yaşanmaya başlayan değişimler 2000’lerden sonra somutlaşmış ve hızlanmıştır. Bu anlamda küresel düzeyde tartışılan prekaryalaşma ve işçileşme eğilimi Türkiye’de dramatik bir hızda seyretmektedir. TÜİK verilerinde işteki konum bilgisi ücretli (yevmiyeli) çalışan, maaşlı çalışan, işveren, kendi hesabına çalışan ve ücretsiz aile işçisi şeklinde beşli bir gruplamayla tutulmaktadır. Bunlardan ilk ikisi çalışma biçimi bakımından ücretli işçi konumunu temsil etmektedir. 

Aşağıdaki şekil incelendiğinde, Türkiye’de 2000’den 2020’e gelindiğinde kendi hesabına çalışanların oranı yüzde 24,7’den yüzde 16,5’e düşerken; işverenlerin oranı ise yüzde 5,14’ten yüzde 4,5’e gerilemiştir. Tarımdaki düşüşe bağlı olarak ücretsiz aile işçilerinin oranı da son on yılda iki kattan fazla bir düşüşle yüzde 9,22 olarak gerçekleşmiştir. Ücretli, yevmiyeli veya maaşlı çalışanların oranı ise yüzde 48,6’dan yüzde 69,8’e çıkmıştır. Aslında kazanç biçimlerindeki bu değişim, toplumsal yapıda önemli değişimleri açığa çıkaran büyük bir etkendir. 2020 yılında bu değişim devam ettiği görülmektedir. Ücretli (yevmiyeli) veya maaşlı çalışanların oranı bir önceki yıla göre 1,38 puan artarak yüzde 69,82’ye yükselmiştir. İşverenlerin oranı aynı kalırken kendi hesabına çalışanların oranı 0,28’lik bir düşüşle yüzde 16,5’e ve ücretsiz aile işçilerinin oranı da 1,11’lik bir düşüşle yüzde 9,22’ye gerilemiştir. 

İstihdamın Yapısı (2000-2022)

 

Aslında çalışma biçimleri üzerinden görebildiğimiz bu değişimi meslek gruplarının istihdam içerisindeki payları üzerinden daha yakından değerlendirmek mümkündür. Şekilde, 2001-2020 arasında dokuz ana grup dâhilinde mesleklerin istihdamdaki payı görülmektedir. Buna göre Türkiye’de artan ve azalan meslek gruplarını analiz etmek mümkündür. Son yirmi yıllık süreçte tarımsal işlerde çalışanların düştüğünü ve buradan niteliksiz işlerde çalışanlara doğru bir kayış olduğu görülmektedir. Ayrıca sanayi ve hizmetlerde sınırlı düzeyde uzmanlık ve bilgi gerektiren mesleklerin ciddi ölçüde genişlediğini de görüyoruz. Büro hizmetlerinde çalışanlar, hizmet ve satış elemanları en ciddi artış gösteren meslek grubu olarak dikkat çekmektedir. Sanatkârların oranının ise düştüğü görülmektedir. Yine benzer şekilde nitelikli iş gücünü temsil eden yöneticiler ve profesyonellerdeki sayısal genişlemenin çok sınırlı kaldığı söylenebilir. 

2020 yılında yaşanan değişimlere bakıldığında meslek grupları açısından son yirmi yıllık genel eğilimlerin devam ettiği görülmektedir. Son bir yıl içinde tarım, ormancılık ve su ürünlerinde çalışanların oranı yüzde 14,03’ten yüzde 13,60’a gerilerken buna mukabil nitelik gerektirmeyen işlerde çalışanların oranı da yüzde 14,1’den yüzde 14,4’e yükselmiştir. Son bir yıl içinde değişmeden kalan grupların; teknisyenler, teknikerler ve yardımcı profesyonel meslek mensupları, büro ve müşteri hizmetlerinde çalışan elemanlar ve sanatkârlar ve ilgili işlerde çalışanlar olduğu görülmektedir. Bu üç grubun toplam içindeki payı 2019’da yüzde 25,33 iken 2020’de bu oran küçük bir artışla yüzde 25,71 olarak gerçekleşmiştir. Yöneticilerin meslek grupları içindeki payının da neredeyse değişmeden kaldığı görülmektedir. Buna mukabil profesyonel meslek mensuplarının oranı yüzde 11,5’ten yüzde 12,30’a çıkmıştır. Şekilde son bir yılda küçük de olsa hizmet ve satış elamanlarının, tesis ve makine operatörleri ve montajcılarının oranının azaldığı görülmektedir. Bu iki grubun istihdamdaki payı 2019’da yüzde 29,45 iken 2020’de yüzde 28,4 olmuştur. Bu durumun oluşmasında salgındaki kapanmaların hizmet ve imalat sanayii üzerindeki etkisi söz konusudur. 

Meslek Gruplarının İstihdamdaki Payı (2001-2023)

 

Türkiye’de kamu tüm bileşenleri ile birlikte önemli bir işverendir. Bu anlamda kamuda devlet memur olarak da bilinen kadrolu personel, çeşitli kamu kurumlarında çalışan sözleşmeli personel, kamu şirketlerinde ve kuruluşlarında çalışan sürekli işçiler ve geçici işçilerden müteşekkil olan dört ana grupta çalışanlar söz konusudur. Bunlardan en büyük miktarı kadrolu personel tutmaktadır. 2020’de toplam kamu çalışanından yarıdan fazlası (2 milyon 970 bini) kadrolu personeldir. Kadrolu personel sayısı bir önceki yıla göre yüzde 1,05’lik bir artışla 31 bin kişi artış göstermiştir. Son yıllarda kadrolu personel sayılarının yıllık olarak bu düzeyde stabil bir artışa sahip olduğu görülmektedir. 2016 ve 2017’deki düşüş, dönemin özel koşulları ile ilişkilidir. Son bir yılda kamu çalışanlarında asıl artış diğer kadro türlerinde görülmüştür. Sırasıyla sözleşmeli personel sayısı yüzde 17,52’lik bir artışla 428 binden 503 bine; sürekli işçi sayısı yüzde 3,38’lik bir artışla 1 milyon 124 binden 1 milyon 162 bine ve geçici işçi ve diğer personel sayısı da yüzde 1,96’lık bir artışla 153 binden 156 bine yükselmiştir. Toplamda ise kamu çalışanı sayısı yüzde 3,17’lik bir artışla 4 milyon 644 binden 4 milyon 791 bine yükselmiştir. 

Kamu Kesiminde İstihdam Miktarı (2011-2020)

Bu değişimlerle birlikte kamu çalışanlarının toplam çalışanlar içindeki payı da 2019’dan 2020’ye yüzde 16,49’dan yüzde 17,87’ye yükselmiştir. Bu oran 2011’de 13,50’dir. Ancak son bir yıldaki yüksek düzeyli artışta toplam çalışan sayısının azalmasının rolü daha yüksektir. Zira kamu çalışanlarının sayısı 2020 yılında sadece 147 bin artmasına rağmen toplam çalışanlar içindeki kamunun payındaki bu artış oranı yüksektir. Bunda toplam çalışan sayısının önemli ölçüde azalması etkilidir. 

Görüldüğü üzere Türkiye’de ciddi bir ücretlileşme süreci yaşanmaktadır. Özellikle kendi hesabına çalışanların oranındaki düşüş dikkat çekmektedir. Burası genellikle esnaf ve zanaatkâr mesleklerini içermektedir. Geçmişte esnaf ve zanaatkârın kendi hesabına çalışarak serbest bir biçimde yaptığı işler artık şirketlerin ve kurumsal yapıların, zincir mağazaların ve lojistik ağlarının içinde gerçekleştirilmektedir. Böylece bu grupta yer alan işlerin önemli bir kısmı artık maaş veya ücret karşılığı yapılmaya başlanmıştır. Ayrıca işverenlerin oranının artmaması hatta azalması da bu anlamda bize bir başka olguyu, sermaye temerküzünü, göstermektedir. Yıllara göre bakıldığında ise toplam çalışanlar içinde kamunun payının sürekli yükseldiği görülmektedir. 

 

 

 

 

 

Bu analizi paylaş