Konulara Göz At
100 Yılın Verisi
Aile ve Sosyal Gruplar
Bilim, Araştırma ve İletişim
Eğitim
Ekonomi ve Finans
Filistin
Göç
Hukuk ve Suç
İş ve Çalışma Yaşamı
Nüfus
Refah ve Eşitsizlik
Sağlık
Şehir
Sivil Toplum ve Yönetim
Yaşam ve Kültür
Türkiye’de Lisansüstü Öğrenime Bakış
Yükseköğretim

Türkiye’de Lisansüstü Öğrenime Bakış

· 19 Aralık 2022 · 4 dk okuma

Araştırma ve bilgi üretimi kapasitesinin artmasında lisansüstü eğitim önemli bir role sahiptir. Bu bağlamda, araştırmanın öne çıktığı üniversitelerde geleceğin akademisyen ve araştırmacı adayları olarak değerlendirilen lisansüstü öğrencilerinin oranı yüksektir. Lisansüstü öğrenimin yaygınlaşması beşerî sermayenin zenginleşmesini sağlayacağı için ayrıca önemlidir. Çünkü beşerî sermayenin iyileşmesi toplumsal kalkınmadan demokratik toplum inşasına kadar birçok hususta zincirleme çıktılar elde edilmesini sağlar. Dolayısıyla, Türkiye gibi demografik geçiş sürecinde etkin genç nüfus potansiyeli barındıran bir ülkede insan kaynağının doğru değerlendirilmesi kritiktir.

Türkiye’de örgün, uzaktan ve ikinci öğretimdeki yüksek lisans öğrencilerinin toplam sayısı 2016’dan 2020’ye yüzde 38,1 azalmıştır. Her ne kadar son 2 sene içerisinde bu azalış trendi tersine dönse de, geçmiş yılların meydana getirdiği ciddi fark dikkat çekicidir. Doktora öğrencilerinin sayısında ise 2016’dan 2022’ye yüzde 20’lik bir artış tespit edilmiştir. 2020-2021 döneminde 343.569 olan toplam yüksek lisans öğrencisi sayısını, 2021-2022 döneminde 109.540 olan doktora öğrencisi sayısıyla beraber yorumlamak anlamlı olacaktır. Buna göre yüksek lisans öğrencilerinin takriben üçte birinin akademik kariyerine devam ettiği, üçte ikisinin ise yüksek lisans evresinde kaldığı çıkarımı yapılabilir.

Yüksek Lisans ve Doktora Öğrenci Sayısı (2010-2022)

Yüksek lisans öğrencileri devlet üniversitesi, vakıf üniversitesi, birinci öğretim, ikinci öğretim gibi göstergeler özelinde incelendiğinde karışık bir dağılım ortaya çıkmaktadır. Bu tabloda en dikkat çekici değişim vakıf üniversitelerinin ikinci öğretim yüksek lisans programlarına kayıtlı öğrencilerin sayısındaki azalmadır. Bahsedilen grup  2014’ten 2022’ye yaklaşık yüzde 96 azalmıştır. Bununla beraber, devlet üniversitelerinin birinci öğretim programında yer alan öğrenciler her sene için en yüksek orana sahip olmuştur. 

Devlet ve Vakıf Üniversitelerinde Yüksek Lisans Öğrenci Sayıları (2014-2021)

Vakıf veya devlet üniversitesinde öğrenim gören doktora öğrencilerinin sayısı son 8 senede ekseriyetle yükselen bir grafik çizmiştir. Buna göre 2014’ten 2022’ye toplam sayıda yüzde 40’lık bir artış mevcuttur. Ancak Türkiye’deki lisansüstü öğrenci kapasitesini dünyadaki iyi örneklerle kıyasladığımız zaman hala daha büyük bir boşluk bulunduğu göze çarpmaktadır. Dünyadaki başarılı araştırma üniversitelerinde lisansüstü öğrencilerin toplam öğrenci sayısına oranı bir hayli yüksektir. Dolayısıyla, küresel çapta bir mukayese yapıldığında ülkemizin geride kaldığı söylenebilir. 

Doktora Öğrenci Sayısındaki Değişim (2014-2021)

Türkiye’de akademik teşviklerin zayıflığı, kurumların temelini sarsan liyakatsizlik ve nepotizm, lisans sonrası iş ve eğitim hayatını beraber götürmenin zahmeti, güvencesizlik ve araştırma faaliyetlerine ayrılan bütçenin oldukça kısıtlı olması gibi birçok faktör lisansüstü eğitimin yaygınlaşmasının önüne geçen sebeplerdendir. Akademik kurumların ve alandaki diğer aktörlerin öğrenciler için destekleyici ve teşvik edici bir zemin inşa etmesi bütüncül ve etkili bir dönüşüm için önemlidir.

 

Not: Bu analiz yazısı, Nihat Erdoğmuş’un yazdığı Geleceğin Türkiyesinde Yükseköğretim raporundan hareketle kaleme alınmıştır. 

Bu analizi paylaş