Bir halk sorunu olarak değerlendirilen trafik kazalarının toplumsal ve bireysel sağlık bağlamında ciddi sonuçları olabilmektedir. Dünyada giderek artan trafik kazaları nedeniyle her yıl 1,35 milyon kişi hayatını kaybetmekte ve yaklaşık 40 milyon kişi ise yaralanmaktadır. Bu gelişmeler ışığında Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), trafik kazalarını hastalık yükü açısından dokuzuncu sıraya taşımıştır (Çetin, 2018). Yandaki şekillerde Türkiye’deki kazaların sayısal durumları özetlenmektedir. Şekillere göre genel olarak kazaların sayısında bir artış eğilimi tespit edilebilir. 2020 yılı özelinde gerçekleşmiş azalmanın ise COVID-19 salgını nedeniyle yapılmış kapanmalardan kaynaklandığı düşünülebilir.
Yine şekillerden anlaşılabileceği üzere, yerleşim yerinde kaza sayısı yerleşim dışındaki kaza sayısından fazladır. Buna göre şehir içindeki cadde ve sokaklarda, şehirlerarası otoban ve otoyollara göre daha fazla kaza meydana gelmektedir.
[graph_9a57f2cbe12a00c821c4bfbaba83b33249e7bc91]
Türkiye’de trafik kazası yaşanma sıklığı Avrupa ülkeleriyle mukayese edilebilir. Otomobil bazında bin kişiye düşen sayı Türkiye’de 150 iken, Avrupa Birliği’ne (AB) üye olan ülkelerde ortalama sayı 516’dır. Bu farka rağmen ülkemizde bir milyon otomobile düşen ölü sayısı 438, AB’de 96 olarak tespit edilmiştir. Ayrıca Türkiye’de bir milyon kişiye düşen ölü sayısı 66 iken, AB için bir milyon kişiye düşen ölü sayısı 49’dur. 2019 yılında Türkiye’nin trafik kaza bilançosuna göre takriben 1 milyon trafik kazası gerçekleşmiş, bu kazalarda yaklaşık 5 bin kişi yaşamını yitirmiş, 283 bin kişi de yaralanmıştır.
2019 yılına ait kazalardaki kusur oranlarına göre; yüzde 88,89 sürücü kusuru, yüzde 7,92 yaya ve yüzde 0,85 yolcu kusuru bulunmuş, geri kalan yüzde 2,05 ve yüzde 0,30’luk paylar ise sırasıyla taşıt ve yol kusuru olarak raporlanmıştır. Son olarak ölümlü kazaların, yerleşim yerleri ve yerleşim yeri dışı arasında neredeyse eşit dağıldığı görülmektedir. Yaralanmalı kazaların ise yüzde 77’si yerleşim yerinde gerçekleşirken geri kalan yüzde 23’ü yerleşim yeri dışında gerçekleşmiştir (Kuyumcu vd, 2020).
Ulaşım da pek çok alan gibi esasen toplumsal eşitsizliğin yansımalarının izlenebildiği bir alandır. Örneğin gelir eşitsizliğinin bir tezahürü olarak; gelir seviyesinin artışı ile seyahat edilen mesafenin artışı arasında olumlu korelasyon tespit edilmiştir. İngiltere’de en yüksek gelir grubundaki bireyler, en düşük gelir grubundaki bireylere göre 2,5 kat daha fazla seyahat etmektedir (Çetin, 2018). Dünyadaki motorlu taşıtların yüzde 48’ine sahip olan gelişmekte olan ülkeler, trafik kazalarından gelişmiş ülkelere göre daha fazla etkilenmektedir. Trafik kazalarına bağlı ölümlerin yüzde 90’ı bu ülkelerde meydana gelmektedir (Anbarci, Escaleras ve Register, 2009. Akt: Çetin, 2018). Yine Anbarci, Escaleras ve Register (2005) bir başka çalışmalarında gelir dağılımındaki eşitsizliklerin azalması ve kişi başına düşen GSYİH’nin 11 bin doların üzerine çıkması ile trafik kazası sayısındaki düşüş arasında anlamlı bir ilişki tespit etmiştir.
Trafik kazalarının sebebiyet olduğu can kayıpları ve yaralanmalarının azaltılması için bilimsel çalışmaların bulgularına dayanan önlemlerin alınması gerekmektedir. Amerika Birleşik Devletleri, Wisconsin’de Yu ve diğerlerinin (2019) yaptığı bir çalışmaya göre ölümlü kazalar daha çok yerleşim yeri olmayan lokasyonlarda, maddi hasarlı kazalar ise daha çok şehir merkezlerinde meydana gelmektedir (Akt: Kuyumcu vd, 2020). Bu veriler ışığında otoritelerin otoyol güvenliği bağlamında çalışmalarını arttırması gerektiği sonucuna varılabilir. Alavi ve diğerlerinin (2017) İran’da yüksek kaza riskli olarak anılan otobüs ve kamyon sürücüleriyle gerçekleştirdiği bir çalışmaya göre yaş arttıkça kaza riski azalmakta, depresyon ve takıntı bozukluğu ise kaza riskini 2,4 ve 2,7 kat arttırmaktadır.
Sonuç olarak trafik kazaları analizleri yapılmalı, hangi tip araçlar ve sürücülerin hangi tip kazalara neden yatkın olduğuna dair raporlar hazırlanmalıdır. Kazaların en çok gerçekleştiği bölge ve yollar tespit edilip uygun düzenlemeler yapılmalıdır.
Kaynakça
Alavi, S. S., Mohammadi, M. R., Souri, H., Kalhori, S. M., Jannatifard, F. ve Sepahbodi, G. (2017). Personality, driving behavior and mental disorders factors as predictors of road traffic accidents based on logistic regression. Iranian Journal of Medical Sciences, 42(1), 24-31.
Çetin, A., M., Piyal, B. ve Akdur, R. (2018) Trafik Kazaları ve Eşitsizlikler. (Ed.) Akın, A. Eşitsizlikler ve Sağlık Sonuçları. Ankara: Türkiye Klinikleri.
Kuyumcu, Z. Ç., Aslan, H., Yose, M. A. ve Ahadi, S. (2020). Türkiye’de trafik kazaları ve sürücülerin kazalardaki payı. Academic Perspective Procedia, 3(1), 694-702.
Bu analizi paylaş