Son yıllarda salgın koşullarında dünyada ve Türkiye’de çalışma örüntüleri ve alışkanlıklarında çok kapsamlı değişimler gerçekleşti. Otomasyon ve bilişim imkânlarının gelişmesi ile birlikte bir süredir gündemde olan evden veya uzaktan çalışma bir anda işlevsel bir seçeneğe dönüştü. Salgının başlaması ile kısıtlamalar ve sokağa çıkma yasakları bazı sektörler ve işler için uzaktan çalışmayı zorunlu hâle getirdi. Eğitim büyük oranda çevrimiçi ortama taşınırken, bankacılık ve benzer hizmet sektörleri uzaktan çalışmaya geçti. Ayrıca mağazacılık, restoran, satış, pazarlama gibi sektörlerde de de buna bağlı olarak yeni çalışma biçimleri ortaya çıkmaya başladı.
Her iş ve meslek uzaktan çalışmaya müsait değildir. Uzaktan çalışma potansiyeli, her meslekte üstlenilen faaliyetlerin niteliğine ve fiziksel, mekânsal ve kişiler-arası bağlamına bağlıdır. Sabit ekipman kullanımını gerektiren birçok fiziksel veya manuel aktivite uzaktan yapılamazken bilgi toplama ve işleme, başkalarıyla iletişim, öğretme ve danışmanlık ve verileri kodlama gibi faaliyetler uzaktan yapmaya daha müsaittir. Genel olarak yükseköğretim ve yüksek beceri gerektiren işlerin yarısından fazlası uzaktan çalışma ile gerçekleştirilebilirken düşük eğitimli işgücünde bu oran beşte birlere kadar düşer.
İşlerin uzaktan yapılabilme düzeyi ile zihinsel emek arasında pozitif korelasyon mevcuttur. Zihinsel emekten bedensel emeğe geçildikçe işlerin uzaktan yapılabilirliği düşer. Sektörler açısından baktığımızda uzaktan çalışmaya en yatkın sektörler sırasıyla eğitim, mesleki bilimsel ve teknik faaliyetler ve bilgi işlem sektörleriyken uzaktan çalışmaya en az uygun olan sektörler de tarım, ormancılık ve balıkçılık, inşaat ve imalat sektörleridir.
ABD’de işlerin uzaktan yapılabilme düzeyine baktığımızda bu etkiyi rahatlıkla görebiliriz. Finans ve sigorta, yönetim ve profesyonel, bilimsel ve teknik servisler işlerin uzaktan yapılmasında verimlilik kaybının en az yaşandığı gruplardır. Bu anlamda küresel düzeyde işlerin dağılımına bakıldığında bilgi ve hizmet ekonomisine geçmiş olan ülkelerdeki çalışma ortamı ve işlerin uzaktan çalışmaya daha müsait olduğunu, bedensel ve düşük nitelikli işlerin yoğunlaştığı kalkınmamış ülkelerde ise işlerin uzaktan çalışmaya daha az uygun olduğunu görmek mümkündür. Gelişmekte olan bir ülke olarak Türkiye ise toplam istihdam içinde evden çalışanların payı bakımından AB ortalamasının oldukça gerisinde kalmıştır.
OECD tarafından yayımlanan Karantina Döneminde Uzaktan Çalışma Yeterliliklerinin Bölgelere Göre Maliyet Etkisi Raporu’na göre Birleşik Krallık’ta, Hollanda’da veya İsviçre’de çalışanların %40’tan fazla bir kısmının evden çalışması mümkünken, Türkiye’de çalışanların %21’inin evden çalışması mümkündür. Bu oran OECD ortalamasının altında yer almaktadır. Raporda ayrıca sermayenin yoğun olduğu büyükşehirlerin, uzaktan çalışmaya daha uygun olduğunu ve bu bağlamda İstanbul’un Türkiye ortalamasının 6 puan üstünde ve Doğu Anadolu’nun ise 6 puan altında yer aldığı görülmektedir. Bu anlamda uzaktan çalışma şehirlerin ulaşım ağlarından konut yapılanmasına internet sistemlerinden tüketim eğlence mekânlarına kadar çalıma hayatı ile ilgili her bir değişkeni etkileyecektir (Centre for Cities, 2020).
Uğur Aytun ve Cem Özgüzel, ILO’nun hesaplama yöntemini kullanarak yaptıkları analizde Türkiye’de de evden çalışmanın, iş için gereken beceri düzeyine göre değiştiğini belirtmektedir (2020). Buna göre dört yıllık üniversite mezunu ve üstü eğitim düzeyine sahip çalışanlar işlerinin ortalama %50’sini evden yürütebilirken, bu oran en düşük eğitimli iş gücünde %17’ye düşmektedir. Araştırma, uzaktan çalışma durumunda eşitsizliklerin arttığını ve bu işlerin bölgeler arasında da eşitsiz dağıldığını ayrıca vurgulamaktadır.
Uzaktan çalışma ve yarı zamanlı çalışma aslında uzunca bir süredir dünyanın gündeminde olan bir olgudur. Özellikle gelişmiş ekonomilerde bu eğilim uzun zamandır mevcuttur. İşgücü hizmetler sektörüne kaydıkça ve bilgiye dayalı işler yoğunlaştıkça uzaktan çalışma imkânı da artmıştır. Salgınla birlikte eğitim, danışmanlık ve pek çok büro işinde geleneksel alışkanlıkların kırılması uzaktan çalışmanın yaygınlaşması için tetikleyici bir unsur olmuştur ancak Türkiye’de hizmetler sektöründe dahi bedensel ve mekân bağımlı işlerin yoğunlukta olması, dönüşüme henüz hazır olunmadığını gösterir.
Kaynakça
Aytun, U. ve Özgüzel, C. (12 Nisan 2020). Türkiye’nin evden çalışması mümkün mü?. https://sarkac.org/2020/04/turkiyenin-evden-calismasi-mumkun-mu/ adresinden erişildi.
Centre for Cities. (2020). How will Coronavirus affect jobs in different parts of the country?. https://www.centreforcities.org/blog/how-will-coronavirus-affect-jobs-in-different-parts-of-the-country/ adresinden erişildi.
Eurostat. (2020). EU Labour Force Survey. 28 Haziran 2022 tarihinde https://ec.europa.eu/eurostat/databrowser/view/LFSA_EHOMP__custom_899843/bookmark/table?lang=en&bookmarkId=1a955ba3-e7ff-42b5-9449-69a6db8750ff adresinden erişildi.
Mckinsey. (2020). What’s next for remote work: An analysis of 2,000 tasks, 800 jobs, and nine countries. 29 Haziran 2022 tarihinde https://www.mckinsey.com/featured-insights/future-of-work/whats-next-for-remote-work-an-analysis-of-2000-tasks-800-jobs-and-nine-countries adresinden erişildi.
OECD. (2020). OECD policy responses to coronavirus (COVID-19): Capacity for remote working can affect lockdown costs differently across places. https://read.oecd-ilibrary.org/view/?ref=134_134296-u9iq2m67ag&title=Capacity-for-remote-working-can-affect-lockdown-costs-differently-across-places adresinden erişildi.
Not: Bu analiz yazısı İLKE Vakfı’nın İktisat İzleme Raporu 2020’de Lütfi Sunar’ın yazdığı bölümden hareketle kaleme alınmıştır.
Bu analizi paylaş