Konulara Göz At
100 Yılın Verisi
Aile ve Sosyal Gruplar
Bilim, Araştırma ve İletişim
Eğitim
Ekonomi ve Finans
Filistin
Göç
Hukuk ve Suç
İş ve Çalışma Yaşamı
Nüfus
Refah ve Eşitsizlik
Sağlık
Şehir
Sivil Toplum ve Yönetim
Yaşam ve Kültür
Türkiye’de Yayıncılığın Arz ve Talebi
Yayın

Türkiye’de Yayıncılığın Arz ve Talebi

· 27 Mart 2022 · 6 dk okuma

Beşerî sermayeye benzer biçimde somut olmayan çeşitli değerlerin birikiminden teşekkül eden entelektüel sermaye, bireylerin katma değer ve zenginlik yaratma konusundaki tamamlayıcı kapasiteleri olarak tanımlanmaktadır (Nerdrum ve Erikson, 2001). Bir ülkenin kültürel ve entelektüel potansiyelindeki genişleme sosyal kalkınmayla doğrudan ilişkili olduğundan bu alanlara dair göstergeler en az ekonomik gelişmişlik göstergeleri kadar kritik önem taşımaktadır. Son yıllarda hızla yaygınlaşan dijitalleşme bilhassa medya aygıtlarında ve kullanımında büyük dönüşümleri beraberinde getirmiş, dolayısıyla kültür-sanat unsurlarının günlük hayat içindeki işlev ve rolleri de yeniden biçimlenmiştir. Yine dijitalleşme süreciyle bilginin analogdan dijital ortama geçiş yaptığı, bu arada dünya çapında kitap yayıncılığı sektörünün de basılı yayıncılıktan elektronik yayıncılığa adım attığı sıklıkla dile getirilmektedir (Erkayhan ve Ülke, 2017). Elektronik kitaplarla beraber her ne kadar yayıncılık sektörü farklı bir anlam kazanmışsa da geleneksel yöntemlerle basılan materyallerin kullanımı da -bilhassa kitaplar için- Türkiye’de hâlâ hâkimiyetini sürdürmektedir. Bu bağlamda türlerine göre basılan kitap sayıları, süreli yayınlar, kişi başına düşen kitap sayısı başta olmak üzere çeşitli göstergelerle alakalı toplanan veriler Türkiye’de yayıncılığın arz ve talebine dair bir tablo oluşturmaktadır. 

2013-2019 yılları arası türlerine göre matbu kitap sayıları incelendiğinde 7 sene boyunca en büyük payı eğitim alanındaki kitapların aldığı görülmektedir. Buna göre, 2013 yılında eğitim kitapları toplam sayının yüzde 26,5’ini oluştururken, 2019’da bu oran yüzde 28,2’ye çıkmıştır. Bununla beraber, en yüksek artış gösteren kitap türü yüzde 88,4 oran ile yetişkin bilim-kurgu olurken, bunu yüzde 63,2 ile akademik kitaplar kategorisi izlemektedir. Süreç boyunca en az artış gösteren tür ise yüzde 9,6’lık bir oran ile inanç alanındaki kitaplardır.

Türlerine Göre Basılan Kitap Sayıları (2013-2023)

İlaveten, yıllar içinde basılı süreli yayın adetlerindeki değişime baktığımız takdirde 2014’ten 2020’ye hem gazete hem dergi sayılarında devamlı bir düşüş trendi dikkat çekmektedir. Dergilerde yüzde 36,3; gazetelerde ise yüzde 30,1 oranlarındaki bu azalışın temelinde yukarıda bahsedilen elektronikleşme sürecinin belirgin etkileri bulunduğu söylenebilir. Bilhassa gazete içeriklerinin çeşitli sosyal medya ve internet kanallarıyla oldukça pratik ve hızlı ulaşılabilir bir hal alması, bu gibi materyallerin basılı formlarından ziyade dijital alternatiflerine olan tercihi arttırmış gözükmektedir. 

Türlerine Göre Basılan Süreli Yayın Sayıları (2013-2021)

 

Türkiye’de yıllara göre kişi başına düşen kitap sayısı 2013 yılında 7,2 iken 2017’de 7,8 olarak kaydedilmiş; dolayısıyla başlangıç ve bitiş seneleri arasında yaklaşık yüzde 8,3’lük bir artış gözlemlenmiştir. Her ne kadar 2016-2017 arası bir düşüş göze çarpsa da öncesinde kişi başına düşen kitap sayısında 2013’ten 2016’ya sürekli bir yükseliş söz konusudur.

Kişi Başına Düşen Kitap Sayısı (2013-2020)

Bununla birlikte, kişi başına düşen okuma sürelerine ilişkin veriler de derinlemesine bir analiz vadedemese de ülke bazında okuma alışkanlığı ortalamalarına dair genel bir çerçeve sunması açısından kayda değerdir. Bu bağlamda EUROSTAT’ın 2008-2015 seneleri arasında Avrupa ülkelerindeki günlük okuma sürelerini araştırdığı çalışmasının (World Book Day, 2018) sonuçlarına göre Türkiye 7 dakikalık bir skor ile İngiltere, İtalya, Fransa gibi birçok Avrupa ülkesinden daha yüksek bir puana sahiptir.

Ülkelere Göre Kişi Başına Düşen Okuma Süreleri (2008-2015)

Bu sonuca karşın yerli literatürde Türkiye’de okuma alışkanlığının zayıf bir noktada durduğuna işaret eden çalışmalar (Bülbül, Dibek, Peker, Araz ve Altuğ, 2014) da mevcuttur. Bir gelişmişlik göstergesi olarak değerlendirilen okuma alışkanlığı ve kütüphane kullanımı, bireye ‘bilgi okuryazarlığı’ gibi birçok kazanım sağlaması (Aydoğdu,2020: 201). Dolayısıyla esasen bir “yatırım” aracı olarak ele alınabilir. Bu bağlamda kurumsal anlamda destekleyici ve teşvik edici mekanizmaların oluşturulması, kütüphanelerin yaygınlaştırılması, son yıllarda kurdaki dolayısıyla kâğıt fiyatlarındaki dalgalanmaların derinden sarstığı yayıncılık sektörünün resmi kanallar yardımıyla desteklenmesi kültür ekonomisinin güçlendirilmesi adına önem arz etmektedir. 

 

Kaynakça

Aydoğdu, H. (2020). Okuma alışkanlığı ve okul kütüphanelerinin bireysel gelişime etkisi üzerine bir değerlendirme. Milli Eğitim Dergisi, 49(225), 201-226.

Bülbül, S. ve Doğan, S. (2016). Suça sürüklenen çocukların durumu ve çözüm önerileri. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Dergisi, 59, 31-36.

Erkayhan, Ş. ve Ülke, Y. B. (2017). Digitalization of the book publishing industry. A study on the e-book publishing in Turkey. Online Journal of Communication and Media Technologies, 7(4), 61-78.

Nerdrum, L. ve Erikson, T. (2001). Intellectual capital: A human capital perspective. Journal of Intellectual Capital, 2(2), 127-135.

World Book Day. (2018, 23 Nisan). Erişim adresi https://ec.europa.eu/eurostat/web/products-eurostat-news/-/edn-20180423-1.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu analizi paylaş