Yükseköğretim bireylerin bir meslek edinme sürecinde attıkları ilk adımdır. Türkiye’de öğrenciler merkezi sınav sistemi aracılığıyla yükseköğretim kademesine dahil olmaktadır. Bu süreçte merkezi sınav sistemine başvuran ve farklı eğitim kademelerine göre yerleşen sayısını analiz etmek genel görünüm hakkında bilgi verecektir.
Son sınıf düzeyinde başvuran ve yerleşen sayısına bakıldığında; yıllar içerisinde her ikisinde de istikrarlı bir değişimin olmadığı görülür. Son sınıf düzeyinde başvuran sayısında istikrarlı olmamakla birlikte bir artış seyri söz konusudur. 2015 yılında 891 bin olan son sınıf düzeyinde başvuran sayısı 2022 yılına gelindiğinde 920 bine ulaşarak yüzde 3 büyüme göstermiştir. Başvuran sayısında bu şekilde bir artış olmasına rağmen yerleşen sayılarında genel bir düşüş söz konusudur. Lisans, ön lisans ve AÖF yerleşen sayılarında genel bir azalma seyri olduğu görülür. Özellikle 2021’de lisans ve ön lisans yerleşen sayılarında önemli bir düşüş yaşandığı göze çarpar. Bundasalgın sürecinin etkisi olduğu söylenebilir. Nitekim 2015 yılında 227 bin olan lisans yerleşen sayısı 2022’ye gelindiğinde 138 bine gerileyerek yüzde 39 oranında bir düşüş gerçekleşmiştir.
Bir yükseköğretim programına yerleşenlerin oranına bakıldığında; burada da yine istikrarlı olmayan bir düşüş seyrinin yaşandığı görülür. Son beş yıl içerisinde lisans programına yerleşenlerin oranı yüzde 24, ön lisans programına yerleşenlerin oranı yüzde 25 ve AÖF’e yerleşenlerin oranı da yüzde 35 oranında azalma göstermiştir. Son yıllarda öğrenciler tarafından birçok programa eskiye nazaran talebin düşmesi ve daha seçici tercihler yapmaları bu düşüş seyrinin temel sebepleri arasındadır.
Bir yükseköğretim programına kayıtlı öğrencilerin yıllara ve kademelere göre dağılımına bakıldığında hemen hemen tüm kademelerde istikrarlı bir artış seyri olduğu görülür. Son sekiz yılda lisans programına kayıtlı öğrenci sayısında yüzde 53, yüksek lisansta yüzde 35 ve doktorada yüzde 67 büyüme yaşanmıştır. Son yıllarda yükseköğretimin yaygınlaşması bunun temel sebepleri arasındadır.
Türkiye’de yükseköğretim programlarında yabancı uyruklu öğrencilerin kayda değer bir nüfusu söz konusudur. Son beş yıl içerisinde yükseköğretim programlarına kayıtlı yabancı öğrenci nüfusunun nasıl değiştiğine bakıldığında istikrarlı bir artışın yaşandığı görülür. 2016 yılından 108 bin olan yabancı uyruklu öğrenci nüfusu 2021 yılında 224 bine yükselerek yüzde 107 oranında büyüme kaydetmiştir.
Yabancı uyruklu öğrenci nüfusunun toplam örgün öğrenciye oranına bakmak yabancı öğrenci nüfusunun eğitim sistemi içerisindeki payı hakkında daha sağlıklı bilgiler sunacaktır. Buradan hareketle yabancı uyruklu öğrenci oranı son beş yıl içerisinde istikrarlı bir artış göstermiştir. Son yıllarda öğrenci burs ve değişim programlarının artış göstermesi bunun temel sebepleri arasında sayılabilir.
Sonuç olarak analizden hareketle denilebilir ki; eğitimin yaygınlaşması, salgın dönemi, öğrenci burs ve değişim programları gibi ekonomik ve toplumsal etmenler yükseköğretimdeki genel görünümü etkilemekte ve şekillendirmektedir.
Bu analizi paylaş