Konulara Göz At
100 Yılın Verisi
Aile ve Sosyal Gruplar
Bilim, Araştırma ve İletişim
Eğitim
Ekonomi ve Finans
Filistin
Göç
Hukuk ve Suç
İş ve Çalışma Yaşamı
Nüfus
Refah ve Eşitsizlik
Sağlık
Şehir
Sivil Toplum ve Yönetim
Yaşam ve Kültür
Yaşlıların İşgücüne ve Toplumsal Hayata Katılımı
Yaşlılar

Yaşlıların İşgücüne ve Toplumsal Hayata Katılımı

· 15 Ekim 2022 · 6 dk okuma

Yaşlıların işgücüne ve sosyal hayata katılımı dahil birçok kavram, uygulama ve politikayla tanımlanan aktif yaşlanma süreci, Türkiye’de 65 yaş ve üstü nüfusun hızla artışıyla daha sık tartışılan bir başlık haline gelmiştir. Bu çerçevede geliştirilen “gümüş ekonomi”, yaşlıların işgücündeki ihtiyaçlarının gözetildiği ve istihdama etkin katılımlarının arttırıldığı duyarlı ve kapsayıcı bir iktisadi model önermektedir. Genel anlamda yaşlı nüfusun potansiyelinin aktif biçimde değerlendirilmesini hedefleyen bu modelin, ekonomik olduğu kadar toplumsal kazanımları da genişletmek üzerine kurulduğu ifade edilmektedir. Her ne kadar üretkenlik ve verimlilik gibi kavramlara dair çağrışım yapması dolayısıyla kulağa “cazip” geliyor olsa da artan yaşlı istihdamı esasen devletlerin değişen ve daralan refah anlayışının bir sonucudur. 

Türkiye’de 1999-2008 yılları arası çeşitli yasal reformların peyderpey kabulüyle emeklilik sistemi dönüşerek çok daha kısıtlı bir kapsama indirgenmiştir. Buna göre, prim ve yaş uygulamalarındaki düzenlemelerle hem emekliliğe hak kazanma şartları zorlaştırılmış, hem de emeklilik sisteminden elde edilebilecek gelirler azaltılmıştır (Ulukan, 2020, s. 99). Böylece, hayatının çoğunu emek piyasasında geçiren bir işçinin yaşlılığında sosyal güvenlik hakkından faydalanması daha da olanaksız hale gelmiştir. Bireylerin ilerleyen yaşlarda dahi gittikçe güvencesizleşen işgücü piyasasında kalmaya itildiği bu süreç, toplum refahına dair birçok tehdidi beraberinde getirmektedir. Türkiye’de 2014 yılında yüzde 11 olarak kaydedilen 65 yaş ve nüfusun işgücüne katılım oranı 2019’a değin çoğunlukla artış trendi göstererek yüzde 12’ye çıkmıştır. Ancak 2019’dan 2020’ye bu trend tersine dönmüş ve 1 senede 2 puanlık bir düşüş söz konusu olmuştur. Bu tabloyu ortaya çıkaran en önemli faktörlerden birinin COVID-19 salgını olduğu ileri sürülebilir. 

Yaşlıların İşgücüne Katılım Oranları (2014-2020)

55 yaş ve üzeri istihdam edilenlerin sayısının ve oranının oldukça büyük bir hızla artış gösterdiğini tespit eden Ulukan, 2004 senesinde bahsedilen yaş grubunda istihdam edilen 1,8 milyon kişi varken; 2019 yılında bu sayının yüzde 88 artış göstererek 3,5 milyona ulaştığını ifade etmiştir (2020, s. 100). Neoliberal tarım politikalarının baskın hale gelmesiyle küresel çaptaki sermayeyle rekabet edemeyen küçük üreticilerin tasfiye süreci, yaşlı istihdamının tarımdaki payını hızla düşürmüştür (Ulukan, 2020, s. 101). Bu noktada hizmet sektörü gibi uzun çalışma saatleri ve yorucu iş temposuyla özdeşleşmiş sektörler tüm yaş grubundan işçileri ama bilhassa fiziksel kuvveti çok daha sınırlı hale gelen yaşlı işçileri zorluyor gözükmektedir. 

Yukarıda da değinildiği gibi aktif ve sağlıklı yaşlanmanın önemli bir kısmı ülkedeki yaşlı nüfusun spor, kültürel etkinlikler, sosyalleşme, yaşam boyu öğrenme gibi faaliyetlere ayırdığı zamanla ve bu zamanın kalitesiyle ilgilidir. Aktif/kaliteli yaşlanma anlayışının yaygınlaşması toplumsal tabanın talebi ve bilinciyle alakalı olduğu kadar, yönetim ve iktidarın politika düzeyinde ne denli destek sağladığıyla da yakından ilişkilidir. Özellikle kentsel ve kamusal alanlar yaş-dostu bir perspektifle dizayn edilmediği sürece kaliteli yaşlanma uzak bir tahayyül haline gelmektedir. 

KONDA’nın Hayat Tarzları 2018 Araştırması’nın verilerinden yola çıkarak hazırladığı Ekim 2020 Yaşlılık Raporu’na göre Türkiye’de 65 yaş ve üstü nüfusun yüzde 67 gibi ezici bir çoğunluğu hafta sonlarını evde oturarak/hiçbir şey yapmayarak geçirmektedir. Bununla beraber, yaşlıların yüzde 20’si hafta sonlarını aile/akraba ziyaretine, yüzde 19’u ise parklara/su kenarlarına giderek değerlendirmektedir. Bu tablo yaşlılar için durağanlığa işaret ediyor gibi gözükse de, aktivite zamanı olarak hafta sonunun baz alındığı ve çoğunluğu emekli olan yaşlıların hafta sonunu mesaili çalışan gibi değerlendirme gereği görmediği hesaba katılmalıdır (KONDA, 2020). 

Yaşlıların Hafta Sonunu Değerlendirme Biçimleri (2018)

Yaşlıların Farklı Kültürel Etkinliklere Katılım Oranları (2018)

Son 3 ayda herhangi bir kültürel etkinliğe katılıp katılmadığı sorulan yaşlıların yüzde 13’ü evet, yüzde 87’si ise hayır yanıtını vermiştir. Kültürel etkinliklere katılanların ise yüzde 6’sı sinemaya; yüzde 3’ü müzeye, yüzde 3’ü sergiye, yüzde 3’ü tiyatroya, yüzde 2’si ise konsere gitmiştir. Oldukça düşük bu oranları açıklamada maddi ve fiziksel kısıtlar açıklayıcı olmakla birlikte; kültürel aktivitelere katılımın edinilen bir alışkanlık olması, dolayısıyla gençliğinde bu tarz etkinliklere katılmayan bireylerin yaşlandıklarında da aynı şekilde devam etmesi muhtemeldir. Kültürel faaliyetlere katılıma benzer şekilde spor alışkanlıkları da yaşlı nüfus arasında yaygın gözükmemektedir. Buna göre son 1 hafta içinde ne sıklıkta hareket ettikleri sorulan yaşlıların yüzde 73’ü spor yapmadıklarını ifade etmiştir. Sporun özellikle bedenen zayıflaşılan yaşlılık döneminde mental ve fiziksel iyi oluşa yaptığı katkı göz önünde bulundurulduğunda, konuyla alakalı gereken teşviklerin önemi artmaktadır.

Yaşlıların Kültürel Etkinliklere Katılım Durumları (2018)

Sıklığına Göre Yaşlıların Hareket Durumu (2018)

Kaynakça

AARP International. (t.y.). The aging readiness & competitiveness report-Turkey. 30 Mayıs 2022 tarihinde https://arc.aarpinternational.org/File%20Library/Full%20Reports/ARC-Report---Turkey.pdf adresinden erişildi. 

KONDA Araştırma ve Danışmanlık. (2020). Yaşlılık raporu. 30 Mayıs 2022 tarihinde https://konda.com.tr/wp-content/uploads/2020/10/KondaYaslilikRaporuEkim2020.pdf adresinden erişildi.

Ulukan, U. (2020). Türkiye’de demografik dönüşüm ve yaşlı işçiler. Fiscaoeconomia4(1), 94-110.

Bu analizi paylaş