Yayıncılıkta Yeni Yönelimler: Türkiye’de E-Yayıncılık
Küresel pazarda yaygınlaşan dijitalleşme sonucunda pek çok faaliyet alanı elektronik teknolojiyi kullanmaya başlamıştır. Dijitalleşmenin yeni bir teknik olarak ortaya çıkması sonucunda yayıncılık sektöründe de elektronik yayıncılık yaygınlaşmaya başlamıştır. İnternetin yaygınlaşmasıyla dünya genelinde pek çok site elektronik yayıncılık yapmaya başlamıştır. Bununla beraber, önemli kütüphaneler dijital arşivlerini paylaşmaya başlamış, elektronik yayıncılık matbu yayıncılıkla yarışır hale gelmiştir.
Bu bağlamda Türkiye’nin elektronik yayıncılık durumuna bakıldığında, küresel eğilimin yakalanamadığı görülür. E-yayıncılık matbu yayıncılığın yerini alamamış, Türkiye’de yayıncılar tarafından matbu yayıncılık daha güvenli görülmüştür. Yine de son yıllarda birçok yayınevi, matbu yayınlarla beraber e-kitap satışlarına da başlamıştır.
2016-2021 yılları arasında kitap pazarının toplam hacmi yüzde 63,8 oranında büyümüş, 2021 yılında kitap pazarının değeri 9 milyar TL’yi aşmıştır. Dijital kitap pazarı ise 2020 yılında 699 milyon TL değere sahip olmuş ve toplam pazarın yüzde 8,90 gibi mütevazı bir payını oluşturmuştur. 2021 yılında sadece yüzde 3’lük küçük bir büyüme kaydeden dijital kitap pazarının toplam pazar içindeki payı ise yüzde 7,44’e gerilemiştir. Türkiye’de dijital kitap pazarı toplam kitap pazarının neredeyse onda birine tekabül etmektedir. Bu durumda dijital kitap pazarının yıllar içinde beklendiği ölçüde gelişemediği görülür.
Türkiye’de dijital kitap pazarının hacmiyle orantılı olarak e-yayıncılık kullanan kitlenin de küçük olduğu ve yıllar içinde önemli bir büyüme kaydetmediği görülür. 2017-2021 yılları arasında e-yayın kullananların oranı yalnızca yüzde 24 oranında büyümüştür. E-yayın kullanıcılarının en çok 25-34 arası yaş grubunda olduğu görülür. Bu sıralamayı 35-44 yaş grubu ikinci sırada takip etmektedir. Böylelikle e-yayın kullanıcılarının genellikle orta yaş ve üzeri tarafından tercih edildiği anlaşılır.
Türkiye’de e-yayıncılıktan elde edilen gelir, 2017’den bu yana yüzde 40 oranında erimiştir. Bununla beraber, e-gazete formatı öncelikli gelir kalemi olmaya devam etse de e-gazeteden elde edilen gelirde diğer formatlara kıyasla yüzde 51 oranında gelir kaybı yaşanmıştır. Bu anlamda, Türkiye’de e-gazete satın alanların oranında bir düşüş olduğu düşünülebilir. Kişi başına düşen ortalama gelirin de bu doğrultuda azaldığı, 2017 yılında kişi başına düşen e-gazete geliri 9,31 dolar iken 2021 yılında 3,9 dolara gerilemiştir. Kişi başına düşen e-dergi geliri 2017 yılında 2,09 dolardan 2021 yılında yüzde 23 azalarak 1,59 dolar olmuştur. E-dergiden elde edilen gelirin 2017-2021 yılları arasında yalnızca yüzde 17 oranında azaldığı düşünüldüğünde e-yayın formatları arasında en az kullanıcı kaybeden formatın e-dergi olduğu anlaşılır.
Türkiye’de elektronik yayıncılıkla ilgili makul ve müstakil bir düzenleme bulunmaması bu alanda ilerlemek için yapılacak girişimleri engelliyor olabilir. Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik şartlar altında kitap pazarının maaliyetleri giderek yükselmeye başlamış, kitap fiyatları artmıştır. Böyle bir ortamda tüketici tercihlerinin ne yöne evrileceği ve elektronik yayıncılıkta yeni bir atılıma sebep olup olmayacağı merak konusudur.
Bu analizi paylaş