Konulara Göz At
100 Yılın Verisi
Aile ve Sosyal Gruplar
Bilim, Araştırma ve İletişim
Eğitim
Ekonomi ve Finans
Filistin
Göç
Hukuk ve Suç
İş ve Çalışma Yaşamı
Nüfus
Refah ve Eşitsizlik
Sağlık
Şehir
Sivil Toplum ve Yönetim
Yaşam ve Kültür
Yerüstü ve Yeraltı Su Kirliliklerinin Durumu
Çevre

Yerüstü ve Yeraltı Su Kirliliklerinin Durumu

· 30 Eylül 2022 · 6 dk okuma

Dünyanın tatlı su kaynakları; organik atıklar, patojenler, gübreler, böcek ilaçları, ağır metaller ve diğer kirleticilerle her geçen gün daha fazla kirlenmektedir. Gelişmekte olan ülkeler, patojen kontaminasyonu güvenli olmayan su ve sanitasyon nedeniyle su kalitesi sorunlarını sıkça yaşamaktadır. Su kalitesi, kirleticilerin hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerde insan sağlığı ve ekosistemler için ciddi seviyede tehdit oluşturduğu yeni bir küresel sorundur (UN Water Quality, s. 20). T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Türkiye’de ise su kirliliğinin 81 ilin 27’sinde birinci, 30 ilde ikinci ve 16 ilde üçüncü önceliğe sahip olduğunu belirtmiştir. Dolayısıyla toplamda 73 ilde su sorunu önemli bir çevre sorunu olarak ortaya çıkmaktadır. 

Su kirletme potansiyeli olan kaynaklar, endüstriyel organik atıklar, endüstriyel inorganik atıklar, endüstriyel atık ısı, kanalizasyon atıkları, tarımsal atıklar, erozyon sonucu oluşan sedimentler, asit maden suları, petrol ve yağ kirlenmeleri olarak belirtilmektedir. Hayatın temeli olan suyun atıklarla kirletilmesi birçok hastalığa neden olmanın yanı sıra binlerce ölüme yol açmaktadır. UNESCO’nun Water ve Climate Change 2021 raporunda ishal hastalıkları, akut solunum enfeksiyonları, malnütrisyon, sıtma ve dengue, su kirliliği nedeniyle karşılaşılan hastalıklardan bazıları olarak belirtilmiştir. Bu kısımda T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın hazırladığı rapor ve TÜİK Belediye Atıksu İstatistikleri kullanılarak su kirliliğine dair değerlendirmeler yapılmıştır.

Yerüstü sularının muhtemel kirlenme nedenlerinin yıllar itibariyle seyri incelendiğinde evsel atıksular ve zirai faaliyetler yaklaşık on yıldan beri yerüstü sularının en fazla kirlenme nedenleri olmuştur. Evsel atıksular, on yıl içinde yüzde 70-80 civarlarında seyrederek su kirliliği nedenleri içinde ilk sırada gelmektedir.  Zirai faaliyetler ise yüzde 60-70 oranlarında ikinci sırada, evsel katı atıklar üçüncü sırada, sanayi atıkları/atıksuları dördüncü sırada yer almaktadır. Bu nedenler içinde en az oran denizcilik faaliyetleri kaynaklıdır. 

Yıllar İtibarıyla Yerüstü Sularının Muhtemel Kirlenme Nedenlerinin Oransal Dağılımı (2019)

Grafikteki dağılıma bakıldığında kirliliklerin 2014 yılında en yüksek oranlara sahip olduğu, 2019 yılına kadar ise bir düşüş eğiliminde olduğu görülmektedir.  Şekilde il ve ilçelerde atıksuların yol açtığı kirlenmeler verilmiştir. Kanalizasyon şebekelerinin olmaması veya yetersiz olması il ve ilçede yüzde 50 oranıyla sık görülen nedenler olmuştur. İlçelerde su kirlenmelerine daha sık yol açan sebepler, yüzde 70 oranında yerleşim yerlerinde evsel nitelikli atıksuların arıtılmaması ve yüzde 50 oranında zirai mücadele ilaçlarının kullanımı olmuştur. Yine ilçelerde kirliliğe yol açan önemli nedenlerden birisi hayvancılık atıkları olmuştur. Burada evsel atıklar, kanalizasyon şebekelerinin yetersizliği ve zirai mücadele ilaçlarının kullanımının il ve ilçelerde farklılık gösterdiği görülmektedir. 

İl Merkezlerinde ve İlçelerde Atıksuların Yol Açtığı Kirlenmenin Nedenlerinin Oransal Dağılımı (2019)

Su kirliliğinin diğer bir türü olan yeraltı sularının yıllara göre kirlenme nedenleri verilmiştir. Burada yeraltı sularının kirlenmesinin yedi yıllık sürecine bakıldığında zirai ilaç ve gübre kullanımının dalgalı bir seyir göstererek yüzde 70 ve 90 oranlarında değiştiği görülmektedir. Burada kirlenmenin büyük oranını oluşturan zirai faaliyetlerin 2016 yılından 2019 yılına kadar düşme eğiliminde olduğu ve yüzde 20 oranında azaldığı görülmektedir. Evsel atıksular yıllar içinde dalgalı seyir göstermekle birlikte 2019 yılında yüzde 10 artış göstermiştir. 

Yıllar İtibarıyla Yeraltı Sularının Muhtemel Kirlenme Nedenlerinin Oransal Dağılımı (2019)

Bunlara ek olarak, atıksu arıtma tesisleri ve kapasiteleri ile ilgili veriler şekilde verilmiştir. Bu tabloya göre 2010’tan itibaren atıksu arıtma tesis kapasitesi ve arıtılan su miktarları artış yönünde eğilim göstermektedir. Atıksu arıtma tesislerinin kapasitesi 5,3 milyar m³’ten 6,4 milyar m³’e çıkmıştır. Tesislerin kapasitelerinin artırılması arıtılan su miktarlarına da yansımıştır. 2010 yılında 2,7 milyar m³ olan su miktarı 2020 yılında 4,4 milyar m³’e çıkmıştır. Ancak genele bakıldığında tabi ki tesis sayıları ve kapasiteleri daha da genişletilerek kirli olan suların neredeyse tamamına yakınının artırılması hedeflenmelidir.  

Atıksu Arıtma Tesislerinde Arıtılan Atıksu Miktarı ve Atıksu Arıtma Tesisi Kapasitesi (2010-2020)

Hayat kaynağı olan suyun kirliliğini azaltmak, arıtılan su miktarlarını ve arıtma tesis kapasitelerini artırmak, kirliliğine neden olan faktörleri engelleyici politikalar geliştirmek ve yaptırımlar uygulamak ülkemizdeki ve dünyadaki su kirliliğinin azaltılmasında bir nebze etkili olabilir. Hava, toprak gibi kirliliklerin de doğrudan etkilendiği su kirliliği dünyada ve Türkiye’de en öncelikli kirlilik ve somut bir problem olarak ele alınmalıdır.

Kaynakça 

T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı. (2020). Türkiye çevre sorunları ve öncelikleri değerlendirme raporu. 19 Mart 2022 tarihinde https://webdosya.csb.gov.tr/db/ced/icerikler/tu-rk-yecevresorunlariveoncel-kler-_2020-20210401124420.pdf adresinden erişildi. 

UNESCO & UN Water (2020). The United Nations world water development report 2020: Water and climate change. 20 Mart 2022 tarihinde https://unesdoc.unesco.org/in/documentViewer.xhtml?v=2.1.196&id=p::u smarcdef_0000372985&file=/in/rest/annotationSVC/DownloadWatermarkedAttachment/attach_import_d4573ca6-3763-42be-93c0-619ea879933f%3F_%3D372985eng.pdf&updateUrl=updateUrl9333&ark=/ark:/48223/pf0000372985/PDF/372985eng.pdf.multi&fullScreen=true&locale=en#WWDR%202020%20EN%20v05%2020APR.indd%3A.137603%3A1465 adresinden erişildi. 

Bu analizi paylaş