Konulara Göz At
100 Yılın Verisi
Aile ve Sosyal Gruplar
Bilim, Araştırma ve İletişim
Eğitim
Ekonomi ve Finans
Filistin
Göç
Hukuk ve Suç
İş ve Çalışma Yaşamı
Nüfus
Refah ve Eşitsizlik
Sağlık
Şehir
Sivil Toplum ve Yönetim
Yaşam ve Kültür
Yükseköğretim Bütçesi ve Değişimi
Yükseköğretim

Yükseköğretim Bütçesi ve Değişimi

· 19 Aralık 2022 · 5 dk okuma

Günümüzde eğitim sisteminin öne çıkan işlevlerinden biri mesleki beceri kazandırma temelli bir misyon üstlenmiş olmasıdır. Bu işleve ivmesini veren kurum olarak üniversite, geçmişten getirdiği; bilgiyi üreten ve aktaran bir işleve sahip olmasının yanı sıra gerekli insan kaynağının ve beşerî sermayenin oluşmasında üstlendiği rol ile öne çıkar. Bir yükseköğretim kurumundan mezun olmanın sonucunda elde edilen diploma, istihdam kapısının anahtarı olarak görülür. Bu sebeple yükseköğretim kurumlarına olan talep ve rağbet çoğalmış; mevcut piyasa koşulları ve istihdam politikaları ise yükseköğretim kurumlarında niceliksel bir artışı beraberinde getirmiştir. 

Türkiye’de 2010 yılından bu yana yıllara göre mevcut üniversite sayılarına bakıldığında; kurum sayısı düzenli olarak artış göstermiş ve bu artış 2018 yılı itibarıyla sabitlenmiştir. Yalnızca 2016 yılında bir düşüş görülmüştür. Bu düşüşün sebebi olarak politik konjonktür gereği bazı vakıf üniversitelerinin kapatılması düşünülebilir. Vakıf üniversitelerinin artış çizgisi incelendiğinde 2015 yılına kadar lineer bir artış söz konusudur. 2017 yılı sonrasında vakıf üniversiteleri artış göstermeye başlamış olsa da 2020 yılında ortaya çıkan COVID-19 salgını birçok özel öğretim kurumunu etkilediği gibi vakıf üniversitelerini de etkilemiş ve üniversitelerin maliyet dengelerini korumaları güçleşmiştir. Son üç yıl boyunca vakıf ve devlet üniversitelerinin sayısı sabit kalmış ve vakıf üniversiteleri toplam üniversite sayısının %37,98’ini oluşturmuştur. 

Üniversite Sayıları (2010-2022)

Nitelikli bir yükseköğretim eğitimi için kurum sayısındaki niceliksel artışın ötesinde, eğitim imkanlarını iyileştirecek finansal kaynağın temin edilmesi gereklidir. Yükseköğretim bütçesi ve konsolide (merkezi) bütçe içerisinde yükseköğretime ayrılan pay, yükseköğretim eğitiminin niteliğine dair göstergelerden biridir.

Türkiye’de yükseköğretim bütçesi 2010-2021 yılları arasında lineer bir artış göstermiştir. Fakat bu artış; mevcut enflasyon oranı, döviz kurundaki dalgalanmalar ve artan öğrenci ve personel nüfusunun ihtiyaçları da göz önünde bulundurularak değerlendirilmelidir. Bununla birlikte yükseköğretim bütçesinde artıştan söz edebilmek için konsolide bütçe içerisindeki oranını da değerlendirmek gerekir. Konsolide bütçe; genel ve katma bütçeli idarelerin toplamından oluşur ve kamu kurumlarının ödeneklerini kapsar. 

YÖK+Yükseköğretim Kalite Kurulu, Üniversite Bütçeleri (2010-2021)

2010-2021 yılları arasında yükseköğretim bütçesinin konsolide bütçeye oranına bakıldığında lineer bir değişimin söz konusu olmadığı görülmektedir. 2016 yılında en fazla oranın görülmesiyle birlikte 2016-2020 yılları arasında ciddi bir düşüş yaşanmıştır. Aynı yıllar arasında üniversite sayısında hem ciddi düşüş hem de ciddi artış görülmektedir fakat bu azalma ve artışlar konsolide bütçe oranına yansımamıştır. 2016-2020 yılları arasında yaşanan bu düşüşün makro açıdan bir sebebi olarak da aynı yıllara tekabül eden GSYH($) miktarının azalması söylenebilir. Özet olarak bu yıllarda, bütçe önceliğinin yükseköğretim dışında diğer kurumlara verildiğini söylemek yanlış olmayacaktır.

Yükseköğretim bütçesinin belirleyicilerinden biri olan öğrenci nüfusuna bakıldığında 2010 yılından bu yana artış yaşandığı görülmektedir.  Bu artış, bütçe artışı ve konsolide bütçe içindeki oran değişimi ile kıyaslandığında; yükseköğretim bütçesinin eğitim faaliyetlerinin niteliğini ve kaynaklara erişim imkanını artıracak düzeyde bir artış göstermediğini söylemek mümkündür. 

Üniversite Öğrenci Sayısı (2010-2021)

Yükseköğretim kurumlarının niteliğini artıran önemli faktörlerden biri de AR-GE faaliyetlerine harcanan bütçe miktarıdır. YÖK’ün 2019 yılında yayınlamaya başladığı Üniversite İzleme ve Değerlendirme Raporlarında devlet ve vakıf üniversitelerinde AR-GE faaliyetlerine harcanan bütçe oranlarına yer verilmektedir. Bu raporlardan elde edilen grafiklere bakıldığında, AR-GE’ye harcanan bütçe oranı devlet üniversitelerinde azalma; vakıf üniversitelerinde ise artış göstermiştir. Bu azalmanın sebeplerinden biri olarak aynı yıllara tekabül eden konsolide bütçe içerisinde yükseköğretime ayrılan bütçe oranındaki azalma söylenebilir.

Üniversite Bütçelerinde AR-GE Payı (2018-2020)

Bu analizi paylaş