Gıda krizi, bir toplumun veya bir bölgenin temel gıda ihtiyaçlarını karşılayamaz duruma gelmesiyle ortaya çıkan ciddi bir durumdur. Gıda krizleri yetersiz beslenme, geniş çaplı açlık hatta kıtlık gibi sonuçları doğurabilir. Uluslararası Gıda Krizi Raporu’na göre, dünyada 281,6 milyon kişinin yeterli gıdayı tüketememesi/ulaşamaması anlamında akut gıda kriziyle karşı karşıya kaldığı günümüzde 3 temel neden gıda krizinin ortaya çıkmasında etkili olmaktadır: olağanüstü hava olayları, ekonomik şoklar ve çatışmalar (2024).
Uluslararası Gıda Krizi Raporu (GRFC), Gıda Krizine Karşı Küresel Ağ (GNAFC) ve Gıda Güvenliği Bilgi Ağı (FSIN) tarafından 2017’den beri uluslararası ölçekteki akut gıda güvensizliğini kapsamlı bir şekilde analiz ediyor. GRFC, ülkelerdeki gıda güvensizliğini analiz etmek için Entegre Gıda Güvencesi Aşama Sınıflandırması (IPC) olarak bilinen beş aşamalı bir ölçek kullanıyor.
Bu sınıflandırmaya göre 1. fazdaki kişiler temel beslenme ihtiyaçlarını karşılayabilir ve normal bir hayat sürdürebilirken; 2. fazdaki insanlar asgari beslenme ihtiyaçlarını karşılayabilir ancak gıda dışındaki temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorluk çekerler. 3. fazdaki kişilerin gıda güvensizliği seviyesi ciddi bir boyuttadır ancak henüz acil bir durum veya kıtlık aşamasına gelinmemiştir. Bu aşamada, bir toplum veya topluluk geçici olarak temel gıda ihtiyaçlarını karşılayamaz ve geçim kaynakları yetersiz hale gelir. 4. fazda çok ciddi düzeyde akut gıda güvensizliği yaşanır; yüksek düzeyde yetersiz beslenme, artan ölüm oranları ve ciddi geçim zorlukları görülür ve acil müdahale gerektirir. 5. fazda ise aşırı düzeyde akut gıda güvensizliği deneyimi, yüksek ölüm oranları, aşırı yetersiz beslenme, yoksulluk ve çok ciddi geçim kriziyle sonuçlanır. Bu durum kıtlık olarak sınıflandırılarak acil ve geniş kapsamlı bir müdahale gerektirir. Üçüncü, dördüncü ve beşinci fazdaki insan sayısını gösteren akut gıda krizi yaşayan kişi sayısı 2015’ten bu yana üç katın üzerinde yükselmiştir. 2015’te bu sayı 80 milyon iken, 2023’te 281 milyon kişinin akut gıda krizini deneyimlediği kaydedilmiştir.
Gıda krizinin güncel boyutunu incelemek istediğimizde ise 2024’te yayımlanan rapora göre, 292 milyon kişi 2. faz, 165 milyon kişi 3. faz ve 36 milyon kişi 4. faz gıda güvensizliği ile karşı karşıyadır. Sudan, 6,3 milyon kişi ile 4. faz gıda güvensizliği yaşayan ülkeler arasında ilk sırada yer alırken, Sudan’ı 6,1 milyon kişiyle Afganistan ve 3,4 milyon kişiyle Kongo takip ediyor. Bu ülkeler iç savaş ve çatışmalar nedeniyle nüfusun büyük oranının zorla yerinden edildiği bölgelerdir. Raporda 705 binden fazla kişinin kıtlık evresi olan 5. faz gıda güvensizliğine maruz kaldığı kaydedilmiştir. Bu sayı, GRFC’nin raporlama tarihindeki en yüksek rakam olup, 2022’de kaydedilen değerin neredeyse iki katıdır. 2023 yılında görülen bu ciddi artışın temel nedenleri arasında Filistin’deki soykırım ve Sudan’daki iç çatışma yer alıyordu. Rapora göre Aralık 2023 ve şubat 2024 tarihleri arasında Gazze Şeridi’nde 576.600 kişi ve Sudan’da 43.000 kişi kıtlıkla mücadele ediyordu.
2024 yılında yayımlanan rapora göre ise Gazze Şeridi’nde yaşayan kişilerin %100’ü akut gıda güvensizliği yaşıyor. Gazze Şeridi’ndeki insanların %10’u 5. faz kıtlık evresinde bulunurken, nüfusun %90’ı 3. ve 4. faz gıda kriziyle karşı karşıyadır. 2023 yılında yayınlanan rapora göre, 2022’de Gazze Şeridi nüfusunun %50’si akut gıda güvensizliği yaşarken, 2023’te bu oran ciddi bir artışla %100’e ulaşmıştır. 2023’te nüfusun % 63’üyle Güney Sudan ve nüfusun %56’sıyla Yemen akut gıda güvensizliğinin en yaygın olduğu ikinci ve üçüncü ülkeler olmuştur.
2023 yılında gıda krizindeki radikal artışın en önemli sebeplerinden biri de zorla yerinden edilmiş nüfus sayısındaki ciddi değişimdir. 2023 yılında dünya genelinde zorla yerinden edilmiş insan sayısı 110 milyona ulaşmıştır. Nüfusunun göçe zorlandığı devletler arasında en yüksek sayıya sahip olan ve bir insanlık krizinin yaşandığı ülke 10 milyon kişiyle Sudan’dır. Nisan 2023’te başlayan iç çatışmalar nedeniyle toplamda 9 milyon Sudanlı yerinden edilmiştir. Bu nedenle Sudan’daki gıda krizi derinleşmiş, “acil durum” düzeyinde gıda krizine maruz kalan nüfusun en yoğun olduğu bölge olmuştur.
Kolombiya’da da yaşanan iç karışıklıklar, bölgenin bazı yerel gruplar tarafından işgal edilmesi ve sömürülmesi bölge halkını ülke içinde göçe zorlamıştır. 9,4 milyon kişinin yerinden edilmesiyle Kolombiya, en yüksek sayıda nüfusun göçe zorlandığı ülkeler arasında ikinci sırada yer alıyor. Benzer bir durum, 6,9 milyon vatandaşı zorla yerinden edilmiş Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde de yaşanmaktadır. Bu ülkelerin gıda kriziyle baş edecek ekonomik yeterliliğe sahip olmaması dikkat çekilmesi gereken bir noktadır.
Gıda krizi, yetersiz beslenmenin ötesinde bir insanlık krizi olup sosyal ve siyasi nedenlere bağlı olarak ortaya çıktığı anlaşılıyor. Yaşanan çatışmaların büyük sayılarda insan gruplarını etkileyerek gıda krizini bir insanlık sorunu haline getirdiğini söyleyebiliriz. Küresel düzeydeki göstergeleri etkileyen bu durumun gündemde tutulması gereken bir mesele olduğu kaçınılmaz bir gerçek.
Kaynakça
FSIN ve Küresel Gıda Krizlerine Karşı Ağ. (2024). 2024 Küresel Gıda Krizleri Raporu. Roma. https://www.fsinplatform.org/grfc2024
Famine Early Warning System Network, Integrated Phase Classification. https://fews.net/about/integrated-phase-classification
Bu analizi paylaş