Sosyal Analiz Hakkında
Sosyal analizi genel olarak, analiz edilen durumda değişiklik yapmak amacıyla bir sosyal sorunu, konuyu veya eğilimi sistematik olarak inceleme pratiği olarak tanımlayabiliriz.
Sosyal analizi genel olarak, analiz edilen durumda değişiklik yapmak amacıyla bir sosyal sorunu, konuyu veya eğilimi sistematik olarak inceleme pratiği olarak tanımlayabiliriz. Biz de Sosyal Veri’de yayınladığımız analizlerde çeşitli aşamaları takip ederek sadece ekonomik göstergelere değil aynı zamanda sosyal ve kültürel göstergelere de odaklanarak bütüncül bir bakış açısı elde ettik. Aynı zamanda analizleri literatüre ve verilere dayalı hazırlamaya çalıştık. Önemli bir katkı sunacağına inandığımız bu sosyal analizler ile veriye dayalı politika üretilerek geleceğin şekillendirilmesini ayrıca önemsiyoruz ve istiyoruz. Bu yazıda toplumun önemli bileşenleri olarak tespit edilen on iki alan/kategori ve bu alanların içinde barınan yetmiş beş konu başlığı üzerinden değişim ve eğilimleri incelediğimiz sosyal analizden bahsedeceğiz.
Sosyal analizin ilk aşaması olarak toplumun önemli bileşenleri olan alanları/kategorileri belirlemeye gayret ettik. Burada nüfus, aile ve sosyal gruplar, ekonomi ve finans, iş ve çalışma yaşamı, refah ve eşitsizlikler, eğitim, bilim araştırma ve iletişim, şehirler ve şehirleşme, sağlık sistemi ve salgın, göç, hukuk ve suç, yaşam ve kültür gibi toplam on iki kategorinin öne çıktığını dile getirebiliriz. 2010-2020 yılları arasındaki verileri bir süreklilik içinde bu kategoriler üzerinde okumayı sağlayan analizler, toplumun farklı boyutlarını verilerle okuma imkânını bizlere veriyor. Aynı zamanda analiz sürecinde her bir alanı açıklayan alt göstergeler yani konu başlıkları bulunuyor. Bu göstergelerin her bir alanı en iyi şekilde açıklayan göstergeler olmasına ayrıca dikkat ettik. Bu doğrultuda, örneğin refah ve eşitsizlik alanını inceleyen birinin; gelir dağılımı, servet eşitsizliği, yoksulluk, sosyal güvenlik, sosyal transferler ve yaşam memnuniyeti gibi göstergeler üzerinden konuyu okuduğunda, durumu etraflıca açıklayan, istifade edilebilir ve birbiri ile alakalı bir içerikle karşılaşmasını amaçladık.
Sosyal analiz sürecinde mevcut verileri, ulusal ve uluslararası güvenilir veri kaynaklarını tarayarak görselleştirdik. Burada grafiklerin yeterli, okunabilir ve anlaşılır olmasına ayrıca dikkat ettik. Verilerin neler söylediğini, hangi bağlamda ele alınması gerektiğini literatüre bakarak anlayabiliyoruz, dolayısıyla verilerin kendisi ve görselleştirilmesinin yanında literatüre de dayanarak analizleri yazmaya gayret ettik. Hatta zaman zaman literatürün çok gelişmediği alanlarda, güncel verilerin literatür ile çeliştiğine de şahit olduk. Verilerin kısıtlı olması veya düzensiz tutulması da yeri geldiğinde işlerimizi zorlaştırdı. Ancak genel olarak analiz sürecinde, tutarlı bir bağlam yakaladığımızı ifade edebiliriz. Böylelikle, 2010-2020 arasındaki on yılı kapsayan veriler ve literatüre dayalı analizler sayesinde her bir alandaki eğilimleri ve geleceğe yönelik tedbirleri, spesifik olarak atılabilecek adımları ortaya çıkarmış olduk. Genel itibariyle çalışma merkezleri veya araştırmacıların müstakil olarak ele aldıkları alanları bir arada ele alarak bütüncül, sistematik, standardize edilmiş bir çalışma üretebildik.
Sonuç olarak Türkiye’nin sosyal sorunlarını, bileşenlerini alanlar üzerinden kategorilere ayırıp bu alanları en iyi açıklayacak göstergeler belirledik. Ardından göstergelerin verilerini inceleyip görselleştirerek literatür ışığında analiz ettik. Alanında uzmanların görüşlerine başvurarak tekrar tekrar revize ettik. Yetkili mercilere, politika yapıcılara, araştırmacılara önemli bir kaynak olduğuna inandığımız Türkiye’nin sosyal analizini, Toplumun Görünümü Raporu ve Sosyal Veri Platformu ile kamuoyunun istifadesine sunmuş bulunmaktayız.