Konulara Göz At
100 Yılın Verisi
Aile ve Sosyal Gruplar
Bilim, Araştırma ve İletişim
Eğitim
Ekonomi ve Finans
Filistin
Göç
Hukuk ve Suç
İş ve Çalışma Yaşamı
Nüfus
Refah ve Eşitsizlik
Sağlık
Şehir
Sivil Toplum ve Yönetim
Yaşam ve Kültür

Yüksek Teknoloji Ürün İmalatı, Mevsim ve Takvim Etkilerinden Arındırılmış, Bir Önceki Aya Göre Değişim (2021-2026)

%

Kaynak: TÜİK, Sanayi Üretim Endeksi, 2026 • Sosyal Veri
Açıklama

Sektörel bazda yıllık değişimleri gösteren Grafik 46 incelendiğinde, teknoloji yoğunluğuna göre üretim performansında keskin bir yapısal kırılma gözlemlenmektedir: Yüksek Teknoloji (YT): Kasım 2025’te %30,9 olan yıllık büyüme oranında, aralık 2025 itibarıyla %24,9 oranında sert bir daralma gerçekleşmiştir. Bu daralma, yılın büyük bölümünde sanayinin sürükleyicisi olan yüksek teknoloji grubunda görülmüş; küresel talepteki yavaşlama veya baz etkisinden kaynaklanan ciddi bir ivme kaybı yaşandığını kanıtlamıştır. İmalat Sanayisi: Sektörün ana gövdesi yıllık bazda %2,7 daralarak genel endeksteki düşüşün te-mel kaynağı olmuştur. Ana Sanayi Grupları: Yatırım iştahını yansıtan Sermaye Malı üretimi yıllık bazda %4,4 oranında gerilerken, dayanıklı tüketim mallarında da %2,1’lik düşüş izlenmiştir. Buna karşılık Enerji (%3,5) ve Ara Malı (%3,0) grupları pozitif ayrışarak endekste daha derin bir düşüş yaşanmasını sınırlandırmıştır. Sektörel bazda yüksek teknoloji faaliyetlerindeki aylık değişim dalgalanmaları ve bu verilerden hareketle hesaplanan yıllık ortalamalar, sanayinin teknoloji tabanındaki derin kırılganlığını ve oynaklığını net bir şekilde ortaya koymaktadır. Yüksek teknoloji üretiminin yıllık ortalama aylık değişim oranları incelendiğinde; 2021 yılında %2,93, 2022’de %1,97 ve 2023’te %1,45 seviyesinde seyreden büyüme performansı, 2024 yılında %5,24 ile zirve noktasına ulaşmıştır. Ancak ekonomide sıkılaşma politikalarının ve talep daralmasının radikal biçimde hissedildiği 2025 yılına gelindiğinde bu oran %1 seviyesine kadar gerileyerek yüksek teknoloji üretiminde ciddi bir ivme kaybı ve yapısal patinaj yaşanmıştır. Aylık bazdaki ekstrem iniş çıkışlar ise yüksek teknoloji grubunda yapısal bir süreksizliğin hüküm sürdüğünü kanıtlamaktadır. Örneğin, Aralık 2024’te yaşanan %57,2’lik olağan dışı sıçramanın hemen ardından Ocak 2025’te %34,3’lük sert bir çöküş olması ya da benzer şekilde Mart 2025’teki %45,8’lik yükselişin, Nisan 2025’te %34’lük radikal bir düşüşle sıfırlanması bunun en somut göstergesidir. Bu dalgalı seyir, yüksek teknolojili üretimin kalıcı ve kurumsal bir endüstriyel tabana oturmadığını; aksine tek seferlik büyük siparişlere veya konjonktürel dış talep şoklarına karşı aşırı hassas olduğunu doğrulamaktadır. Sonuç olarak sanayi sektörü bu tabloya göre 2025 yılı için çift vitesli bir seyirden, genel bir den- gelenme ve teknoloji odaklı daralma evresine geçişle kapanmıştır. Özellikle yüksek teknolojili üretimdeki bu sert düzeltme sanayide sadece hacimsel değil, niteliksel bir sürdürülebilirlik krizinin de habercisi olarak okunabilir. Enerji grubundaki artış ise sürdürülebilirlik ve yeşil dönüşüm yatırımlarının üretim maliyetleri üzerindeki etkisinin devam ettiğini, ancak henüz toplam üretim artışına dönüşmediğini teyit etmektedir. 2026 yılı projeksiyonlarında sanayi stratejisinin temel önceliği, yüksek teknolojili üretimin yeniden canlandırılması ve sermaye malı yatırımlarının desteklenmesi olmalıdır.

AI Analiz

Yapay zeka ile veri analizi

Bir analiz seçeneği seçin veya soru sorun...