Konulara Göz At
100 Yılın Verisi
Aile ve Sosyal Gruplar
Bilim, Araştırma ve İletişim
Eğitim
Ekonomi ve Finans
Filistin
Göç
Hukuk ve Suç
İş ve Çalışma Yaşamı
Nüfus
Refah ve Eşitsizlik
Sağlık
Şehir
Sivil Toplum ve Yönetim
Yaşam ve Kültür
Beyin Göçü
Giden Göç

Beyin Göçü

· 15 Ekim 2022 · 6 dk okuma

Ülkelerin insan kaynağında önemli bir kaybı beraberinde getiren beyin göçünün ekonomik kalkınmadan kültürel gelişime kadar birçok alanda olumsuz etkileri söz konusudur. Türkiye’de son yıllarda bilhassa genç ve vasıflı iş gücünün beyin göçüne yönelik artan eğilimi bu tabloyu ortaya çıkaran sebepleri dikkatlice tahkik etmeyi gerektirmektedir. Literatürde eğitimli ve nitelikli nüfusun yurt dışına göçünde daha çok ekonomik motivasyonların etkili olduğu vurgulanırken; Türkiye’den göçenler için yaşam tarzına müdahale ve siyasi atmosfer gibi faktörler de en az maddi imkansızlıklar kadar öne çıkmaktadır (Tansel ve Güngör, 2004, s. 1). 

Tansel ve Güngör, 2002’nin ilk yarısında gerçekleştirilen bir anket uygulamasının sonuçlarına dayanan araştırmalarında, yurt dışında çalışanların Türkiye’ye geri dönmeme kararında yüksek gelir değişkenini istatiksel olarak anlamlı bulmamış; bahsedilen kararın en önemli nedenlerinden birini ekonomik/siyasi istikrarsızlık olarak tespit etmişlerdir. Bununla beraber, öğrencilerin yurt dışında kalmasını sağlayan en bağlayıcı faktörün de yurt dışındaki “düzenli ve sistemli yaşam tarzı” olduğu görülmüştür (Tansel ve Güngör, 2004, s. 5). Erken 2000’lerde yürütülen bu çalışmanın günümüz Türkiye’sindeki beyin göçü örüntülerini açıklamada ne denli isabetli olacağı tartışmalı bir husus iken; söz konusu bulgular arka plan bilgisi sağlaması açısından önemli gözükmektedir.    

2015-2019 yılları arası Türkiye’den yurt dışına giden öğrencilerin sayısındaki değişim incelendiğinde 2016 yılından itibaren devamlı bir artış dikkat çekmektedir. Benzer şekilde, Türkiye’den yurt dışına göçenlerin sayısı da 2016-2019 yılları arasında hem kadın hem erkekler için artış göstermiştir. 2016’da toplam 177,9 bin olan göçmen sayısı 2019’da 330,2 bine çıkarak yüzde 85,5 gibi oldukça yüksek bir artışa imza atmıştır. Bu noktada en fazla 25-29 yaş grubundan nüfusun göç etmesi dikkat çekicidir (TÜİK, 2019). Halihazırda yaşlanma hızı günden güne artan Türkiye’nin genç, üstelik nitelikli genç nüfusunu kaybetmesi potansiyel bir krizin sinyalini vermektedir. Her ne kadar eğitimli gençler arasında beyin göçünün yaygınlaştığı ileri sürülse de 25-29 yaş aralığının kişinin fiziksel açıdan da en kuvvetli dönemi olması bu tablonun ortaya çıkmasında emek göçünün de etkili olabileceğini düşündürmektedir. 

Yurt Dışındaki Öğrenci Sayısındaki ve Yükseköğretim Mezunlarının İşsizlik Oranındaki Değişim (2015-2021)

Türkiye'den Giden Göç (2016-2023)

Almanya’nın nitelikli iş gücünü ülkeye çekmek amacıyla hayata geçirdiği “AB Mavi Kart” uygulaması, yükseköğrenim diplomasına sahip yabancıları Almanya’da eğitimlerine uygun bir işte istihdam etme temeline dayanır. Bu bağlamda, yalnızca vasıflı işçilerin edinebildiği Mavi Kart’ı Türkiye’den alanların sayısındaki değişim beyin göçünün boyutunu anlamda yardımcı olabilir. 2013 senesinde Türkiye’den kartı alan kişi sayısı 134 iken 2019 yılında neredeyse 8 katına çıkarak 990’a çıkmıştır. Beyin göçünde hedef ülke olarak özellikle Almanya gibi ülkelerin tercih edilmesi ise buralardaki Türk diasporasının güçlü olmasına bağlanmaktadır. Bu noktada göçmenlerin var olan toplumsal ağları takip etme eğiliminde oldukları (Özdemir, 2021), gittikleri ülkelerde karşılaştıkları birçok olay ve durumun üstesinden gelebilmek için bahsedilen sosyal ağlara başvurdukları görülmektedir. 

Mavi Kart Alanların Sayısındaki Değişim (2013-2020)

Kalifiye nüfusu yurt dışına göç etmeye veya yurt dışında kalmaya iten toplumsal ve ekonomik faktörlerin iyi analiz edilmesi sürecin önüne geçebilmek adına önemlidir. Bu noktada maddi kaygıların yanında; otoriterleşme, anti-demokratik devlet uygulamaları, gergin siyasi iklim ve toplumsal kutuplaşma dahil birçok politik endişe de göç kararında belirleyici olmaktadır. Bilhassa son on yılda Türkiye’den göç etme veya ülkeye dönmeme kararı alınırken gelir düzeyi farkının ikincil bir faktör haline geldiği; sınırlı akademik özgürlük, yükseköğrenim sistemiyle alakalı problemler, bilim politikası ve siyasi belirsizlik gibi etkenlerin ise birincil konuma yerleştiği tespit edilmiştir (Elveren ve Toksöz, 2018, s. 22). 

Eğitim ve diğer kanallar yoluyla edindikleri kültürel sermaye dahil, kendilerine süresiz bir “yatırım” yaptığına inanan bireyler “hak ettikleri değeri” görmeyi taleplerinin merkezine yerleştirmektedir. Dolayısıyla, beyin göçü gibi eğitim seviyesi yüksek bir grubu ilgilendiren bir mesele üzerine geliştirilecek politikaların çoğulcu ve barışçıl bir toplumsal zemin vaadinden yola çıkması daha anlamlı olacaktır. 

Kaynakça

Elveren, A. Y., Toksöz, G., Karadoğan, E., Yenimahalleli Yaşar, G., Dertli, N., Millioğulları, Ö., ... ve Akpınar, T. (2018). Türkiye’de beyin göçü yazını ve bir alan araştırması. Gürhan Fişek’in İzinde Ortak Emek ve Ortak Eylem (ss. 191-214) içinde. Siyasal Kitabevi. 

Özdemir, S. (2021, 6 Mart). Her şeye rağmen iyi ki gelmişim demek zor. 30 Mayıs 2022 tarihinde https://www.dw.com/tr/beyin-g%C3%B6%C3%A7%C3%BC-her-%C5%9Feye-ra%C4%9Fmen-iyi-ki-gelmi%C5%9Fim-demek-zor/a-56786909 adresinden erişildi. 

Tansel, A. ve Güngör, N. D. (2004). Türkiye’den yurt dışına beyin göçü: Ampirik bir uygulama. ERC (Economic Research Center) Working Papers in Economics4(02), 1-10.

TÜİK (2019, Temmuz). Uluslararası Göç İstatistikleri [Basın bülteni]. 30 Mayıs 2022 tarihinde https://data.tuik.gov.tr/Bulten/Index?p=Uluslararasi-Goc-Istatistikleri-2019-33709 adresinden erişildi. 

Türkiye Raporu. (2019, 10 Aralık). Türkiye’nin göç karnesi. 30 Mayıs 2022 tarihinde https://turkiyeraporu.com/arastirma/trkiyeningockarnesi-1768/ adresinden erişildi.

Bu analizi paylaş