Konulara Göz At
100 Yılın Verisi
Aile ve Sosyal Gruplar
Bilim, Araştırma ve İletişim
Eğitim
Ekonomi ve Finans
Filistin
Göç
Hukuk ve Suç
İş ve Çalışma Yaşamı
Nüfus
Refah ve Eşitsizlik
Sağlık
Şehir
Sivil Toplum ve Yönetim
Yaşam ve Kültür
Boş Zaman Aktiviteleri ve Alışkanlıklarının Dağılımı
Boş Zaman Aktiviteleri

Boş Zaman Aktiviteleri ve Alışkanlıklarının Dağılımı

· 27 Mart 2022 · 6 dk okuma

Ekonomik büyüme ve sosyokültürel değişmelerle birlikte, yeme-içme-eğlence sektörü giderek genişlemektedir. Yaşanan bu değişimde özellikle yeme-içime alışkanlarının değişmesi, ev dışı yemek sektörünü etkilemiştir. Dışarıda yemek, boş zaman aktivitesi olmanın yanı sıra yoğun iş temposu, seyahat gibi sebeplerle vazgeçilmez bir hal almıştır. Ev Dışı Tüketim Tedarikçileri Derneği’nin (ETÜDER), Ipsos Araştırma Şirketi ortaklığıyla yürüttüğü Food Service Monitor 2014 adlı ev dışı tüketim pazarı araştırması; eğlence ve büfe gibi mekânları da kapsama dâhil etmiş ve ev dışı tüketimin ciddi bölümünün restoran ve fast food mekânlarında gerçekleştiğini ve bu işletmeleri sürdürülebilir kılmanın önemli olduğunu ifade etmiştir. 

Gelire göre sıralı yüzde 20’lik grupların lokanta ve otel harcamalarına bakıldığında, öngörülebileceği üzere en az lokanta ve otel harcamasına sahip olan grupların, en düşük gelirli gruplar olduğu görülmektedir. Gelir seviyesi arttıkça lokanta ve otel harcamaları da artmaktadır. Ayrıca her gelir grubunun 2010 yılından 2019 yılına uzanan süreçte kendi içerisinde lokanta ve otel harcaması artmıştır. Artış miktarı en fazla olan grup ise en yüksek gelire sahip olan gruptur. Lokanta ve otel harcaması 2010 yılında yüzde 6,2 olan en yüksek gelirli grubun aynı harcaması 2019 yılına gelindiğinde 1,9 puan artarak yüzde 8,1 olmuştur. 2019 yılında en düşük gelirli grubun lokanta ve otel harcaması yüzde 4’tür. 

Gelire Göre Sıralı %20'lik Gruplarda Lokanta ve Otel Harcamaları (2010-2019)

 

Lokanta ve otel harcamalarının İBBS 2. Düzeyde dağılımına baktığımızda 2010-12 yıllarında yüzde 6,9 ile İstanbul en yüksek orana sahiptir. 2017-19 aralığına geldiğimizde bu oran yüzde 7,6’ya yükselmiş ve İstanbul ikinci sıraya gerilemiştir. Bursa, Eskişehir, Bilecik yüzde 7,8 ile 2017- 2019 aralığında en fazla lokanta ve otel harcaması yapılan bölge olmuştur. En az harcama yapan bölge ise yüzde 2,7 ile Van, Muş, Bitlis, Hakkari’dir. Burada, dışarıda konaklama ve yemenin, yaşam koşulları ve kültürel bağlamla ilintili olduğu göz ardı edilmemelidir. 

En Fazla Antrenörlük Belgesi Verilen İlk Beş Branş (2021)

 

Lokanta ve otel harcamalarının konaklama ve gastronomiye göre dağılımı incelendiğinde, 2015 yılından 2018 yılına kadar insanların öncelikli tercihinin gastronomi olduğu görülmektedir. Konaklamaya 2015 yılında 17,5 milyar TL harcanırken gastronomiye 70,3 milyar TL harcanmıştır. 2018’e gelindiğinde konaklamaya yapılan harcama yüzde 59,07 artarak 27,9 milyar TL olmuş, gastronomiye yapılan harcama ise benzer bir artışla yaklaşık 112 milyar TL olmuştur. 

Hanehalkı Restoran ve Otel Harcamalarının Dağılımı (2015-2018)

 

Spor gerek sağlık gerek boş zaman aktivitesi olarak hayatımız ve sosyal yaşantımız için vazgeçilmez bir yere sahiptir. Ülkelerin spor aktivitelerine ilişkin verileri ise ekonomik ve sosyal gelişmişlik ile ilgili bazı göstergeleri bünyesinde barındırmaktadır. Dolayısıyla ülkemizin bu husustaki verilerini incelemek önemlidir. Lisanslı sporcu sayıları 2010 yılından 2018 yılına kadar hem kadın hem erkeklerde istikrarlı bir artış göstermiştir. 2010 yılında 492 bin 465 lisans kadın sporcu mevcutken, 2018 yılına gelindiğinde bu rakam üç kattan fazla artarak 1 milyon 646 bine yükselmiştir. 2010 yılında 1 milyon 272 bin olan erkek lisanslı sporcu sayısı, 2018’de 3 milyon 261 bine çıkmıştır. Kadınlarda önemli bir artış meydana gelse de erkek sporcuların 2010 yılındaki sayısına yakın bir sayıya kadınların 2018 yılında ulaşması, kadınların spora teşvik edilmesi ve olanakların iyileştirilmesi gerekliliğini göstermektedir. İstanbul 1.790 spor kulübü ile en fazla spor kulübüne sahip ilimizdir. Ankara 1.065 ile ikinci sırada yer alırken, sırasıyla İzmir, Bursa ve Antalya onları takip etmektedir. 

Lisanslı Sporcu Sayısı (2010-2018)

 

En Fazla Spor Kulübüne Sahip İlk Beş İl (2018)

 

Ülkelerin ekonomik gelişmişliği spor faaliyetlerine de yansımaktadır. İktisatçı Mahfi Eğilmez (2021), 2020 Tokyo Olimpiyatlarını baz alarak, ülkelerin GSYİH oranı ile kazandıkları toplam madalya sayısı arasında 0,80 ve kazandıkları toplam altın madalya sayısıyla 0,82 korelasyon katsayısıyla güçlü bir pozitif ilişki olduğunu tespit etmiştir. Türkiye GSYİH’si spora yansıtmada ortalarda yer almıştır. 

2010 yılında Türkiye’nin kazandığı madalya sayısı 2 bin 607 iken 2018 yılında 6 bin 12’dir. En keskin artış 2019 yılında yaşanmış ve bir önceki yıla göre yüzde 46,51 oranında artarak 8 bin 808’e yükselmiştir. 2020 yılında ciddi bir düşüş yaşanarak kazanılan madalya sayısı 1.833 olmuştur. Ancak bu ülke bazında bir göstergeye işaret etmemektedir. Nitekim pandemi nedeniyle başta 2020 Tokyo Olimpiyatları olmak üzere birçok faaliyet ertelenmiş ya da iptal edilmiştir. Bu nedenle benzer bir düşüş tüm ülkelere yansıyacaktır.

Kazanılan Madalya Sayısı (2010-2020)

 

En fazla antrenörlük belgesi verilen branş ise 2.002 ile vücut geliştirme ve fitness olmuştur. Sırasıyla jimnastik, yüzme, tenis ve atletizm bunu takip etmiştir. Bu bağlamda insanların vücut geliştirme ve fitness’a artan temayüllerini ayrıca, bunu bir iş kolu olarak değerlendirme potansiyellerini de artan antrenörlük belgesi sayılarından anlamak mümkündür. 

Lokanta ve Otel Harcamalarının İBBS 2.Düzeyde Dağılımı (2010-2019)

 

Kaynakça

Eğilmez, M. (2021, 9 Ağustos). Ülkelerin geliriyle elde ettiği madalya sayısı arasındaki ilişki. 1 Kasım 2021 tarihinde https://www.mahfiegilmez.com/2021/08/ ulkelerin-geliriyle-elde-ettigi.html adresinden erişildi.

 

 

 

Bu analizi paylaş