Dar Bir Üst Tabaka, Yoğun Bir Orta Sınıf: Türkiye’nin SES Tablosu
Sosyoekonomik seviye, hanehalklarının gelir, eğitim ve meslek durumlarını bir arada ölçen temel bir göstergedir. Türkiye’de SES dağılımını anlamak, bölgesel kalkınmadaki dengesizlikleri ve büyükşehirler ile Anadolu arasındaki farklılıkları değerlendirmek açısından kritik bir önem taşıyor.
Türkiye genelindeki hanelerin yalnızca %1,1’i en üst seviyede, %11’i üst seviyede yer alıyor. Buna karşılık %16,7’si en alt, %18,6’sı alt seviyede bulunuyor. Orta gruplar ise %19,7 ile üst orta ve %16,5 ile alt orta seviyelerde yoğunlaşıyor. Bu tablo, sosyoekonomik yapının büyük ölçüde orta ve alt gruplarda toplandığını, üst tabakanın ise sınırlı bir kesimi kapsadığını gösteriyor. Bu veriler, özellikle orta sınıfta belirgin bir yoğunluk olduğunu ortaya koyuyor. Üst SES’in dar kapsamı ise bu grubun belli merkezlerde yoğunlaştığını düşündürüyor.
İstanbul, tek başına en üst ve üst seviyedeki hanelerin %28,6’sına ev sahipliği yapıyor. Ankara %11,5 ile ikinci, İzmir %6,7 ile üçüncü sırada yer alıyor. Bursa (%3,9) ve Antalya (%3,3) daha sınırlı paylara sahip. Bu veriler yüksek SES’in özellikle üç büyük şehirde toplandığını ortaya koyuyor.
Söz konusu illerin öne çıkmasının temel nedenlerinden biri, aynı zamanda Türkiye ekonomisinin merkezlerini oluşturmaları. Gayrisafi yurtiçi hasıladan en yüksek payı İstanbul %30,4 ile alıyor; Ankara %9,6, İzmir %6,1 oranında paya sahip. Kocaeli (%4,1) ve Bursa (%3,9) da ilk beşe giriyor. Ekonomik üretimin bu illerde yoğunlaşması hane gelirlerini artırıyor ve doğrudan SES’e yansıyor. İstanbul’da finans, sanayi ve hizmetleri, Ankara’da kamu yönetimi ve savunma, İzmir’de ise ticaret ve ihracatın öne çıkması, bu şehirleri yüksek SES merkezlerine dönüştürüyor. Eğitim düzeyi, nitelikli işgücü ve mesleki çeşitliliğin bu illerde daha yüksek olması da sosyoekonomik yapıyı güçlendiriyor.
Ankara (150), İstanbul (148), Kocaeli (146), İzmir (138) ve Bursa’nın (137) Türkiye’de en yüksek ortalama SES skorlarına sahip iller. Bu iller, ekonomik üretimin, eğitim düzeyinin ve nitelikli işgücünün yoğunlaştığı merkezler olarak öne çıkıyor. Özellikle kamu yönetimi ve savunma sanayiyle Ankara, finans ve hizmet sektörüyle İstanbul, Sanayi üretimiyle Kocaeli ve Bursa, ticaret ve ihracatla İzmir yüksek SES düzeyini destekleyen yapılar kuruyor.
SES skorunda en düşük sıralarda Sinop (112), Şanlıurfa (113), Yozgat (113), Ağrı (115) ve Kastamonu (115) yer alıyor. Bu illerde ekonomik çeşitliliğin sınırlı olması, eğitim seviyesinin görece düşük kalması ve istihdam olanaklarının kısıtlılığı SES skorunu aşağıya çekiyor. Bölgesel kalkınmada geri planda kalan bu iller, aynı zamanda göç veren bölgeler arasında bulunuyor.
Grafikte görüldüğü üzere, SES skoru düşük olan illerde hanehalkı büyüklüğü dikkat çekici biçimde yüksek: Şanlıurfa 4,6, Ağrı 4,3 ve Yozgat 2,9. Buna karşılık SES skoru yüksek olan illerde hanehalkı büyüklüğü daha küçük: Ankara 2,9, İstanbul 3,1, İzmir 2,8. Bu ilişki, sosyoekonomik düzey yükseldikçe çekirdek aile modelinin öne çıktığını bununla birlikte düşük SES bölgelerinde ise geniş aile yapısının devam ettiğini ortaya koyuyor.
Verilere göre ortalama sosyoekonomik seviye skorunun en düşük olduğu ilçeler Çamoluk (Giresun), Derebucak (Konya), Doğanşar (Sivas), Felahiye (Kayseri), Dikmen (Sinop), Pınarbaşı (Kastamonu) ve Bayramören (Çankırı) olarak öne çıkıyor. Bu ilçelerde düşük SES skorları, ekonomik çeşitliliğin sınırlı olması ve istihdam olanaklarının kısıtlılığı ile ilişkilendirilebilir. Bu durum, hem gelir seviyelerinin düşük kalmasına hem de nüfusun büyük şehir merkezlerine göç etmesine zemin hazırlamaktadır.
SES skorunun en yüksek olduğu ilçeler ise Çankaya (Ankara), Kadıköy (İstanbul), Beşiktaş (İstanbul), Etimesgut (Ankara), Nilüfer (Bursa), Bakırköy (İstanbul), Güzelbahçe (İzmir) olarak öne çıkıyor. Bu ilçeler eğitim düzeyinin yüksekliği, nitelikli işgücünün yoğunluğu ve hizmet sektörünün çeşitliliği ile dikkat çekiyor.
Yüksek SES skoruna sahip ilçelerde konut satışlarının da görece yüksek olması, sosyoekonomik refah ile konut piyasası arasındaki ilişkiyi ortaya koyuyor. 2024’te Çankaya’da 21.671, Nilüfer’de 20.528, Etimesgut’ta 12.487, Kadıköy’de 9.705, Bakırköy’de 3.706, Beşiktaş’ta 2.569 ve Güzelbahçe’de 677 konut satıldı. Ancak ilçeler arasında belirgin farklar bulunuyor. Çankaya ve Nilüfer gibi geniş nüfuslu ve konut arzı yüksek bölgeler öne çıkarken, Beşiktaş ve Güzelbahçe gibi küçük ölçekli ilçelerde rakamlar sınırlı kalıyor. Bu durum, SES’in yanı sıra nüfus, arz ve piyasa koşullarının da etkili olduğunu gösteriyor. Öte yandan, ortalama SES skoru en düşük ilçelerin konut satış verilerine istatistiksel olarak yer verilmemesi, düşük SES bölgelerindeki konut piyasasının daha dar ölçekli veya görünürlüğünün sınırlı olabileceğini düşündürüyor.
Sosyoekonomik seviye verilerinin metodolojisinde bazı belirsizlikler göze çarpıyor. Eğitim, gelir ve meslek göstergelerinin hangi ağırlıklarla hesaba katıldığının açıklanmaması ölçümlerin yorumlanmasını zorlaştırıyor. Eğitim göstergesinin öne çıkması ve gelirin geri planda kalması eşitsizliği yansıtmakta sınırlı kalabilir. Ayrıca yalnızca kayıtlı istihdamın dikkate alınması, toplam işgücünün önemli bir bölümünü oluşturan kayıt dışı kesimi dışarıda bırakıyor. Kentleşme biçimi, yaşlı nüfus oranı, üniversiteleşme ve göç gibi ek göstergelerin de değerlendirilmesi, sosyoekonomik yapının daha kapsamlı bir görünümünü sağlayabilir.
SES yalnızca ekonomik refahı değil, yaşam kalitesini ve fırsatlara erişimdeki eşitsizlikleri de ortaya koyuyor. Yüksek SES’in büyükşehirlerde yoğunlaşması, bu bölgelerde yaşam maliyetleri ve barınma baskısıyla ilişkilendirilebilecek bir durum olarak öne çıkıyor. Buna karşılık düşük SES’in yaygın olduğu bölgelerde sınırlı ekonomik çeşitlilik ve düşük eğitim düzeyi, nesiller arası dezavantajların sürmesine zemin hazırlıyor olabilir. Bu tablo, bölgesel kalkınma politikalarının yalnızca büyümeyi değil; eğitim, sağlık, istihdam çeşitliliği ve göç dinamiklerini de gözetmesi gerektiğine işaret ediyor. Sosyoekonomik ölçümlerin daha kapsamlı göstergelerle güncellenmesi ve metodolojik şeffaflıkla yürütülmesi, eşitsizliklere yönelik sosyal politikaların geliştirilmesine katkı sağlayabilir.
Kaynakça
Türkiye İstatistik Kurumu. (2025). Sosyoekonomik Seviye, 2023 [Veri seti]. TÜİK. https://data.tuik.gov.tr/Bulten/Index?p=Sosyoekonomik-Seviye-2023-57942
Türkiye İstatistik Kurumu. (2025). Konut Satış İstatistikleri, Temmuz 2025 [Veri seti]. TÜİK. https://data.tuik.gov.tr/Bulten/Index?p=Konut-Satis-Istatistikleri-Temmuz-2025-54142
Türkiye İstatistik Kurumu. (2025). Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi Sonuçları, 2024 [Veri seti]. TÜİK. https://data.tuik.gov.tr/Bulten/Index?p=Adrese-Dayal%C4%B1-N%C3%BCfus-Kay%C4%B1t-Sistemi-Sonu%C3%A7lar%C4%B1-2024-53783&dil=1
Türkiye İstatistik Kurumu. (2024). İl Bazında Gayrisafi Yurtiçi Hasıla, 2023 [Veri seti].TÜİK.
https://data.tuik.gov.tr/Bulten/Index?p=Il-Bazinda-Gayrisafi-Yurt-Ici-Hasila-2023-53575
Bu analizi paylaş