Küresel Salgının Türkiye'deki Sendikal Faaliyetlere Etkileri
Sosyal ve ekonomik etkilerinin yanında, COVID-19 salgınının etkilediği bir diğer alan ise emek piyasası ve sendikal faaliyetler olmuştur. Salgınla beraber durağanlaşan ekonomi ve azalan tüketim harcamaları işyerlerini olumsuz yönde etkilemiş ve düşen kârlılıklar ile yaşanan iflaslar birçok işçinin işini kaybetmesine sebep olmuştur. Özellikle sağlık ve lojistik sektöründe çalışan işçiler yoğun mesai sürelerinde ve salgın riski altında çalışmak zorunda kalmıştır. Bununla beraber salgın çerçevesinde bazı sendikal faaliyetler kısıtlanmış ve sokağa çıkma yasakları toplu işçi eylemleri gibi hak taleplerinin sınırlandırılmasına sebep olmuştur.
Sendikalı işçi sayısına dair veriler incelendiğinde, COVID-19 salgınının etkili olduğu 2020-21 yıllarında sendikalaşma oranının Ocak 2021 dönemi hariç ciddi bir durağanlaşma yaşadığı ve negatif yönde seyrettiği görülmektedir. Her ne kadar son dokuz yıllık periyotta sendikalaşma oranı yüzde 9.21’den yüzde 14.13’e çıksa da salgının etkili olduğu yıllardaki sendikalaşma oranı bir önceki döneme göre Ocak 2020’de yüzde 0.08 oranında düşük bir artış, Temmuz 2020 ve Temmuz 2021 dönemlerinde ise yüzde 0.19 ile yüzde 0.27 oranında bir düşüş göstermiştir. Ocak 2021’i kapsayan dönem için kamuya geçen taşeron işçilerinin iş kolları ve sendika değiştirme hakkı kazanmasıyla sendikalı işçi sayısı 123.3 bin kişi artmış ve bir önceki dönemin sendikalaşma oranına göre yüzde 0.74’lük bir artışla istisna teşkil etmiştir. Bu durum sendikalaşma açısından olumlu bir gelişme olsa da salgın döneminin genel çerçevesi işçilerin sendikalaşması açısından durağan ve hatta negatif bir görünüm çizer.
Sendikalı memur oranları da işçilerle benzer bir seyir izlemektedir. Öncelikle memurların son 10 yıldaki sendikalaşma oranı dalgalı bir görüntü çizmekte ve ortalama yüzde 65 dolaylarında seyretmektedir. 2020 ve 2021 yıllarındaki sendikalaşma incelendiğinde sendikalaşma oranda düşüş olduğu görülmektedir. 2020 yılında sendikalaşma bir önceki yıla göre yüzde 1.35 oranında azalırken bu oran 2021 yılı için yüzde 0.78 olmuştur. 2021 yılında ise sendikalı memur sayısı 2020 yılına göre 4639 kişi azalmıştır. Sendikalı memur oranlarının yüzde 50 bandının altına düşmemiş olması olumlu bir gelişme olarak okunabilirken salgının memurların sendikalaşma oranına etkisinin işçilerle benzer şekilde negatif yönde olduğu görülmektedir.
COVID-19 salgınının sendikal faaliyetlere yönelik etkisinin görülebildiği bir diğer alan ulusal pandemi önlemlerinin sendikalıların hak taleplerine yönelik yansımasıdır. Öncelikle, kısa çalışma ödeneği, nakdi ücret desteği ve normalleşme desteği ile 9.5 milyon çalışana toplamda 45.8 milyar TL destekte bulunulmuştur. Ayrıca, Mart 2020 ve Temmuz 2021 arasında yürürlükte kalan işten çıkarma yasağı pandemi koşullarında işçilerin zor durumda kalmasının önüne geçmiştir. Bu gibi destek paketleri ve önlemler pandemi koşullarında işçinin haklarının korunmasını sağlamıştır. Öte yandan pandemiyle beraber grev gibi işçilerin toplu hak taleplerine sınırlamalar getirildiği görülmektedir. İlgili grafik incelendiğinde pandeminin ilk yılı olan 2020’de gerçekleşen grev sayısının önceki yıllarla benzer olduğu görülmektedir.
Fakat sokağa çıkma kısıtlamaları ve Petrol-İş sendikasının grev kararının ertelenmesi gibi uygulamaların grev sayısına olan negatif etkisi göz önünde bulundurulmalıdır. Nitekim, grevlere katılan işçi sayısına bakıldığında, 544 kişi ile benzer grev sayısına sahip diğer yılların çok altında kalındığı görülmektedir. Bu durum da salgın koşulları çerçevesinde daha küçük çaplı ve kapsamı sınırlı grevlerin gerçekleştiğini göstermektedir. Ayrıca, salgın atmosferinin azaldığı 2022 yılında salgın şartlarından olumsuz yönde etkilenen lojistik sektöründe gerçekleşen kurye işçisi grevleri ve sağlık sektöründe yaşanan yoğun mesai tartışmaları ile doktorların iş bırakma eylemleri salgının işçi ve memurlar üzerindeki yıkıcı etkisini göstermektedir.
COVID-19 salgınının sendikal faaliyetlere etkisi incelendiğinde öncelikle hem işçi hem de memur kesiminin 2020-21 yıllarındaki sendikalaşma oranlarında bir önceki yıllara göre düşüş yaşandığı görülmektedir. Bunun yanında, sokağa çıkma yasağı ve grev erteleme politikaları salgın dönemindeki grev sayısının olduğundan düşük görülmesine sebep olmakla beraber greve katılan kişi sayısının önceki yıllara göre azlığı gerçekleşen grevlerin de etkisinin daha küçük çaplı olduğunu göstermektedir. Bu noktada, salgın dönemine has nakdi destekler ve işten çıkarma yasağı gibi uygulamaların olağanüstü şartlarından arındırarak ve kapsamını güncelleyerek tekrar yürürlüğe konulması özellikle yüksek enflasyondan muzdarip olan işçi ve memur sınıfı için rahatlatıcı bir etkiye sahip olacaktır. Ayrıca, grev ertelemeleri gibi uygulamaların minimal düzeye indirilmesi işçi ve memurları daha rahat bir atmosferde haklarını dile getirme imkânı sağlayacak ve hem ekonomik hem de iş koşullarının işçi ve memur lehine iyileşmesine olanak sağlayacaktır.
Kaynakça
T. C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı. (2022). Grev ve lokavt istatistikleri. 30 Ağustos 2022 tarihinde www.csgb.gov.tr/istatistikler/calisma-hayati-istatistikleri/calisma-genel-mudurlugu-istatistikleri/grev-ve-lokavt-istatistikleri/ adresinden erişildi.
T. C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı. (2022). İsçi sayıları ve sendikaların üye sayıları hakkında tebliğler. 29 Ağustos 2022 tarihinde www.csgb.gov.tr/istatistikler/calisma-hayati-istatistikleri/sendikal-istatistikler/isci-sayilari-ve-sendikalarin-uye-sayilari-hakkinda-tebligler/ adresinden erişildi.
T. C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı. (2022). Kamu görevlileri sendika üye sayıları hakkında tebliğler. 29 Ağustos 2022 tarihinde www.csgb.gov.tr/istatistikler/calisma-hayati-istatistikleri/sendikal-istatistikler/kamu-gorevlileri-sendika-uye-sayilari-hakkinda-tebligler/ adresinden erişildi.
Bu analizi paylaş