Konulara Göz At
100 Yılın Verisi
Aile ve Sosyal Gruplar
Bilim, Araştırma ve İletişim
Eğitim
Ekonomi ve Finans
Filistin
Göç
Hukuk ve Suç
İş ve Çalışma Yaşamı
Nüfus
Refah ve Eşitsizlik
Sağlık
Şehir
Sivil Toplum ve Yönetim
Yaşam ve Kültür
Salgın Bağlamında Alınan İktisadi Önlemler
Bütçe

Salgın Bağlamında Alınan İktisadi Önlemler

· 01 Aralık 2022 · 8 dk okuma

2020’nin Mart ayında ilk vakanın görülmesiyle beraber Türkiye, salgının iktisadi etkisini dengelemek amacıyla bir dizi destek paketi ve ekonomik önlem politikaları oluşturmuştur. Öncelikle 100 milyar TL bütçe ayrılan “Ekonomik İstikrar Kalkan Paketi” ilan edilerek KOBİ’lerin iflasının önüne geçilmesi hedeflenmiştir. Aynı şekilde kamu bankaları üzerinden likit destek paketleri piyasaya sürülmüştür. 

Sosyal yardım kapsamında ilan edilen ve grafikte sunulan “Sosyal Koruma Kalkanı” çerçevesinde ise altı farklı destek planı uygulanmıştır. Bu kapsamda, 27 milyon haneye 8.5 milyar TL, 9.5 milyon çalışana 45.8 milyar TL ve 1 milyon kişiye 5.6 milyar TL olarak toplamda 60 milyar TL nakdi destek sunulmuştur. Dolayısıyla ekonomiyi canlandırıcı ve destekleyici önlemler yalnızca iktisadi kalemler üzerinden değil, sosyal yardımlar çerçevesinde de gerçekleşmiştir.

Sosyal Koruma Kalkanı Kapsamındaki Destekler (Nisan 2020 – Mart 2021)

Yukarıda bahsedilen destek paketleri, dünyanın başlıca diğer ülkeleriyle GSYH’ye oranla kıyaslandığında öncelikle kredi, varlık ve garanti desteğinde Türkiye’nin yüzde 9.37’lik bir oranla öne çıktığı görülmektedir. Böylelikle ilgili kalemlerde, gelişmekte olan ülkelerin ortalamasından yüzde 6.84 ve G20 ülkelerinin ortalamasından ise yüzde 2.2 daha fazla destek sunduğu görülmektedir. 

Hükümetlerin COVID-19’a Karşı Mali Destekleri (2020-2021)

Öte yandan, GSYH’sinin yüzde 1.88’ini oluşturan ek harcamalar veya vazgeçilen gelirleri gösteren likit desteğinde Türkiye, düşük gelirli gelişmekte olan ülkelerin yalnızca yüzde 0.2 oranında üzerindeyken diğer üç ülke grubunun çok gerisinde kalmıştır. Ayrıca ilgili tablo incelendiğinde, diğer ülkelerin benimsediği nakdi desteklerin bütçeye doğrudan yük getirmeyen bütçe dışı fonlar ve koşullu yükümlülükler üzerinden gerçekleştiği görülmektedir. Diğer ülkelerle nakdi destek biçimi üzerinden kıyaslandığında Türkiye’nin yalnızca gelişmiş ülkelerden İspanya, gelişmekte olan ülkelerden ise Güney Afrika ile benzeştiği görülmektedir. Bu noktada, Türkiye’nin bütçeyi doğrudan etkileyecek ve borçlanmayı arttıracak yardımlar ve nakit transferleri yerine yükümlülükler ve yeni varlıklar üzerinden bütçe dışı fonlara yöneldiği görülmektedir.

Salgının ekonomik etkilerini azaltmak amacıyla yürürlüğe konan destek paketlerinin yanında piyasaların korunması amacıyla yürütülen para piyasası düzenlemeleri diğer iktisadi önlem politikalarından olmuştur. Bu noktada TCMB’nin politika faizi kararları önemli bir yer işgal etmektedir. Her ne kadar TCMB, büyüme endeksli iktisadi politika çerçevesinde 2019 yılının Temmuz ayından itibaren faiz oranlarını düşürmeye başlasa da, salgının ilk aylarına da tekabül eden bu süreçteki toplam yüzde 15.75 oranındaki faiz indirimiyle piyasadaki nakit akışını, tüketim harcamalarını ve yatırımların arttırılması hedeflenmiştir. Böylelikle salgının durağanlaştırıcı ekonomik etkisine karşı da büyüme yönlü olumlu bir tablo çizilmiştir. Öte yandan, 2020 Eylül ayıyla başlayan faiz arttırımı da ulusal ölçekte düşük faiz politikasının, küresel ölçekte ise salgının sebep olduğu yüksek enflasyonu baskılamıştır. Fakat ulusal siyasi gelişmeler göz önünde bulundurulduğunda, faiz politikası salgından ziyade iktisadi karar vericilerin politika farklılıklarından kaynaklanan bir durumdur. 

TCMB Politika Faizi Oranları (2010-2021)

Faizlerin düşüşü ve para arzındaki artışla beraber, salgının ekonomik riskini azaltmaya yönelik Mart 2020’de ilan edilen düşük faiz oranlı konut, ihtiyaç ve taşıt kredisi bireysel kredi miktarını ve kredi çeken kişi sayısının ciddi şekilde artmasına sebep olmuştur. Nitekim 2020 yılının başında 632.1 milyar TL olan bireysel kredi miktarı yıl sonuna kadar yüzde 37 oranında artarak 866.6 milyar TL’ye ulaşırken, 2021 yılında yüzde 20 oranında artarak 1046.9 milyar TL’ye ulaşmıştır. 

Mart ayında ilan edilen düşük faizli kredi kampanyasıyla beraber 2020 yılının Nisan ayında ilk defa ihtiyaç kredisi kullanan kişi sayısı patlama yaşayarak bir ayda 115 binden 920 bin kişiye ulaşmıştır. Her ne kadar üç ay sonrasında bireysel ihtiyaç kredisi kullanan kişi sayısı önceki yılların seviyesinde gelse de salgın süresi boyunca kredi kullanan kişi sayısı önceki yıllara kıyasla önemli bir artış göstermiştir. Diğer ülkelerle kıyaslandığında Türkiye’nin salgın sürecinde iktisadi önemlerinin kredi, varlık ve garantiler gibi bütçe dışı fonlar açısından birçok ülkeden daha yüksek bir destek sağlarken, diğer kalemlerde ortalamanın çok altında kaldığı görülmektedir. Tercih edilen bu bütçe dışı fonlar ilk planda mali yüke yansımasa da uzun vadede bütçe üzerine yük getireceği öngörülebilir. 

Bireysel Kredi Miktarı ve İlk Defa İhtiyaç Kredisi Kullanan Kişi Sayısı (2014- 2021)

Öte yandan 2019 yılında benimsenen düşük faiz politikası ile salgınla beraber çıkan düşük faizli kredi imkanları bireysel kredi kullanımını ve miktarını arttırmıştır. Fakat düşük faiz oranı ciddi kur artışını ve yoğun kredi kullanımını beraberinde getirmiştir. Nitekim kur artışı üretici maliyetlerini arttırarak satış fiyatlarını yükseltmiş ve enflasyonu tetiklemiştir. Benzer şekilde kredi alıp verme eğilimlerinin artması da piyasadaki para miktarını arttırarak enflasyonu tetikleyen ikinci bir etken olmuştur. Dolayısıyla öncelikle dağıtılan bütçe dışı fonların uzun vadede bütçeyi etkilememesi için sıkı maliye politikalarına duyulan ihtiyaç artmaktadır. algının sebep olduğu küresel enflasyona ek olarak düşük faiz politikası neticesinde ciddi oranda artan enflasyona karşı rasyonel tedbirlerin de aciliyeti ön plana çıkmaktadır.

 

COVID-19 Pandemisiyle Mücadelede Ülkelere ait Mali Önlemler (2020)
  Nakdi destek Nakdi destek
 Ek harcamalar ve
vazgeçilen gelir
Hızlandırılmış harcamalar ve ertelenmiş gelirlerAlt toplamBütçe dışı fonlar dahil olmak üzere öz sermaye
takviyesi, varlık alımı, krediler, borç üstlenimi
Koşullu
yükümlülükler
Ek harcamalar ve
vazgeçilen gelir
Hızlandırılmış harcamalar ve ertelenmiş gelirlerAlt toplamBütçe dışı fonlar dahil olmak üzere öz sermaye
takviyesi, varlık alımı, krediler, borç üstlenimi
Koşullu
yükümlülükler
Alt toplamSağlık SektörüSağlık dışıGarantilerYarı-mali nitelikteki işlemlerAlt toplamSağlık SektörüSağlık dışıGarantilerYarı-mali nitelikteki işlemler
G20: Gelişmekte olan pazarlar
Arjantin151140883,90,43,50,02,02,0    
Brezilya12617109398815738,81,27,62,76,21,15,1  
Çin71121689232193581354,80,14,71,61,30,40,9  
Hindistan901080191389117123,30,43,00,75,10,34,30,5
Endonezya4819299274,51,82,70,90,20,6    
Meksika75241310120,70,40,20,41,20,10,01,1
Rusya6311536228774,30,73,60,41,50,50,50,5
Suudi Arabistan1513315662,21,80,42,10,80,8    
Güney Afrika182153121205,90,85,10,94,14,00,1  
Türkiye142111067346181,90,31,51,49,40,46,42,6

Kaynakça

IMF. (2021). Fiscal monitor: A fair short. Washington. 25 Nisan 2021 tarihinde https://blogs.imf.org/?s=Fiscal+Monitoryüzde 3A+A+Fair+Short.+Washington. Adresinden erişilmiştir

IMF. (2022). Fiscal monitor database of country fiscal measures in response to the COVID-19 pandemic. 1 Eylül 2021 tarihinde https://www.imf.org/en/Topics/imf-and-covid19/Fiscal-Policies-Database-in-Response-to-COVID-19 adresinden erişilmiştir. 

TBB. (2022). Türkiye Bankalar Birliği (TBB) risk merkezi, aylık bülten. 1 Eylül 2022 tarihinde https://www.riskmerkezi.org/Content/Upload/istatistikiraporlar/ekler/3314/Risk_Merkezi_Aylik_Bulten_Ozeti_Nisan_2022.pdf adresinden erişilmiştir. 

T.C. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı. (2021). Bakan Selçuk: “Sosyal Koruma Kalkanı kapsamında yaptığımız yardımların tutarı 45,5 milyar liraya yaklaştı”. 31 Ağustos 2021 tarihinde https://www.aile.gov.tr/mersin/haberler/bakan-selcuk-sosyal-koruma-kalkani-kapsaminda-yaptigimiz-yardimlarin-tutari-45-5-milyar-liraya-yaklasti/ adresinden erişilmiştir. 

TCMB. (2022). Para Politikası Kurulu kararları. 1 Eylül 2022 tarihinde https://www.tcmb.gov.tr/wps/wcm/connect/tr/tcmb+tr/main+menu/temel+faaliyetler/para+politikasi/ppk adresinden erişilmiştir. 


Not: Bu analiz yazısı İLKE Vakfı’nın İktisat İzleme 2020 raporunda Taha Eğri’nin yazdığı bölümden hareketle kaleme alınmıştır. 

Bu analizi paylaş